metin göktepe

entry91 galeri28 video2
    31.
  1. bende orada olmalıyım, bende gitmeliyim demiş ve gitmiştir.

    duvardan düşüp öldü diyorlar. hangi cop, hangi tekmeler yıkabilir bu koca duvarı?

    biz buradayız.

    sen oradasın.

    seni öldürenler, onlar da burada.

    güzel uyu.
    1 ...
  2. 30.
  3. yarın katledilişinin 16. yılı. Semtimde kıydılar ya sana, ayrı bir koyuyor. Unutturmayacağız Metin Ağabey !

    editti: imla
    1 ...
  4. 29.
  5. polisin neredeyse hiç eleştiril(e)mediği ve sorgulan(a)madığı bir dönemde öldürülen gazeteci. duvardan düşerek öldüğü iddia edilerek ölümü örtbas edilmeye çalışılmıştı.
    2 ...
  6. 28.
  7. "Evde oturmak çözüm değil. Ben eylemlere gitmeseydim, bağırmasaydım, sokağa çıkmasaydım ne olurdu? Ağlardım. Ağla ağla biter mi bela? Mücadele edecek, bağıracaksın. Hem de kararlı olacaksın. Kadınların görevi çok. Bana ne demekle olmaz!"

    Fadime Göktepe (metin göktepe'nin annesi)
    2 ...
  8. 27.
  9. Katledilişinin 15. yıl dönümüdür.

    Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy'e gitmişti. Ancak, "Sarı Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte "ısrarcı" davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.
    1 ...
  10. 26.
  11. katledilişinin 15. yıl dönümünde saygı ve hürmetle anıyoruz kendisini. eyüp'te bir spor salonunda.. onlarca polis tarafından dövülerek öldürülmek.. o polisler 6 yıl ceza aldı sadece.. metin ise ömür boyu men cezası..
    0 ...
  12. 25.
  13. 15 yıl geçmiş, dün gibi ama her yıl birileri daha unutuyor onu...
    güzel gülüşlü, güzel adam..
    0 ...
  14. 24.
  15. 15 yıl geçmiş, dün gibi ama her yıl birileri daha unutuyor onu...
    güzel gülüşlü, güzel adam..
    0 ...
  16. 23.
  17. bugün katledilişinin 15. yıldönümüdür. saygıyla anıyoruz...
    0 ...
  18. 22.
  19. 21.
  20. ölene kadar bir avuç kişice tanınan, öldükten sonra tüm türkiye'nin tanıdığı ve bayrak durumuna gelen muhabir.
    0 ...
  21. 20.
  22. Şimdi bıraktığı emaneti biz devraldık ve evrensel gazetesinde devam ediyoruz ya ölümü daha bir hüzün verici oluyor...
    1 ...
  23. 19.
  24. ben gülümseyerek yaşadım dünyayı
    gülümseyerek ölüyorum her gün sizlerle
    baştan kendime basit bir yüz yakıştırmıştım
    rüzgarıyla haşır neşir çıplak bir tepe
    ve bir gök olsun istedim yüzümde, mavi, bulutsuz
    metin olmaktan başka şansı var mıydı yoksulların
    ben oldum işte, oldum ve öldüm

    sorduğum tek soru vardı kendime
    (öbürleri herkese ilişkindi)
    şimdi gitsem benden ne kalır geriye
    kaldı işte, ahtım kaldı dünyada
    yaralı bir alın
    gülümserken unuttuğum dudaklarım
    ve yurdumu dolaşan kanım kaldı sizlere
    kanım yer yere bulaşıyor
    aşçının kepçesine, marangozun rendesine
    silahın namlusuna, kalemin mürekkebine
    yargıcın cübbesine, aşıkların neşesenie
    çocukların oyununa karışıyor
    dağılıyor, çoğalıyor, yalıyor sokakları

    habere çıkardım, dünyanın yaradılışını görmeye
    alevlerin kurşunların arasından sekerdim
    ağaca bakar yaprak olurdum, köpeğe, göğe, serçelere
    yaprağa bakar yaprak olurdum, tırtıla, kuşa, yaşlı teyzelere
    umutsuzlara bakar iç çekerdim, hallaçlara, sütçülere, çerçilere
    bütün otobüsler giderdi benle, istanbul-hafik, istanbul-refahiye
    ev içlerine bakar ağlardım, buğday demetlerine, duvardaki aliye
    cemlere, kahvelere, meydanlara bakardım
    herkes gibi çopur yüzlüydü hayat
    ama kibirliydi yoksullar, kibirli ve atak
    sözcükler hırçınlaştıkça dilsiz ve bataktılar
    böyle bir dünya dermiştim kendime
    hakikat gizlenmişti buralarda bir yere

    ne ölümler gördüm de yaşamak hırsızlık gibi geldi bana
    bulmalı derim, bulmalı ölümün erken dilini
    o da oldu. gördüm celladımın gözlerini ve gülümsedim
    hepimize benziyordu, şaşırdım ve güldüm
    bir duvar dibiydi sanırım, ıssızdım ve soğuktu gece

    bir şey öğrendim ki söylemeliyim
    hayat hepimizden daha geniş
    ölüm her ömürden daha uzun sürermiş
    dağları düşündüm, sokakları, ev içlerini
    herşey olduğu gibiymiş, basit ve korkunç
    dil susunca kan konuşur, kan konuşurmuş
    kanım yurdumu dolaştıkça öğrendim..

    m. temizyürek
    2 ...
  25. 18.
  26. 12 mart 1995'te gazi mahallesi olaylarında bir genç kız yaralanır. her tarafı kanlar içinde bir çöp bidonunun yanına "atılmış" halde bulunup görüntülenen bu kız için "öldü" diye haber yapılır ilk günler basınımızda.. oysa o genç kızı görüntüleyenler arasında metin goktepe de vardır... olaydan tamamen şans eseri sağ olarak kurtulan bu genç kız, iyileştikten sonra metin göktepe ile röportaj yapar ve bu röportajdan sonra da buluşurlar... ilerleyen günlerde yine öğrenilir ki basından ,evrensel gazetesi muhabiri metin göktepe, özlem'e evlenme teklif etmiştir... sonunu biliyorsunuz bu hazin olayın ancak, metin göktepe eyüp'te bir spor salonunda polislerce dövülerek öldürüldüğünde özlem'in kafasındaki yanıtı henüz öğrenememişti...
    5 ...
  27. 17.
  28. insanlık dışı ölümünün ardından yobazlar tarafından "kaşınmasaydı ölmezdi " şeklinde yorum yapılan gazeteci, genç ve en önemlisi de insandır. Demokrasi, şeffaf yönetim, eşit hak isteyen insanların ezbere terörist sayıldığı bugünlerde taşlaşmış kalpleri biraz yumuşatmak adına sol frame'de bir kaç saniye de olsa isminin görüntülenmesini istediğim merhum kişidir.
    3 ...
  29. 16.
  30. önce banktan düşüp ölmüştür, sonra yarım metrelik duvardan atlayıp tekrar ölmüştür. daha fazla yalan uydurmaya götü yemeyen devlet yetkilileri, metin göktepe'nin polisler tarafından işkenceyle öldürüldüğünü kabul etmiştir. gazeteci nasıl olmalıdır sorusana verilecek en güzel cevaptır.
    2 ...
  31. 15.
  32. Evrensel gazetesi muhabiridir. Ölmemiştir, polisler tarafından katledilmiştir.
    2 ...
  33. 14.
  34. bir sevdalı yürekti o
    kalemine kan damladı
    ölüm özgürlük yolunda
    metin göktepeyi buldu

    nedendir hep matem günü
    nasıl unuturum dünü
    yeter artık susturalım
    anaların çığlığını

    selam yiğit gazeteci
    her yerimi sardı sancı
    göktepe'yi de götürdü
    ölüm denen kahpe acı

    koşun metinin sesine
    haber verin anasına
    alıcı kuşlar toplanmış
    güvercinler sofrasına

    haber idi tek silahı
    umutları zulmu boğar
    batan her güneş ardından
    binlerce göktepe doğar

    selam yiğit gazeteci
    her yerimi sardı sancı
    göktepe'yi de götürdü
    ölüm denen kahpe acı

    (ali ekber eren - bu yürek susmayacak.)
    1 ...
  35. 14.
  36. işkencede ölmüş tükenmez kalem.
    4 ...
  37. 13.
  38. 12.
  39. 13 yıl önce katledilen gazeteci. Hâlâ o gün gibi ağlıyor Fadime Göktepe oğlunun ölüsü üzerine yatarak.
    2 ...
  40. 11.
  41. ölümü şüpheli felan değildir.bütün tanıkların ifadesine göre işkenceyle öldürülmüştür. hatta polisler "bu gazetecei buna özel muamele" demiştir. ve basın hükümeti desteklemiştir. bu olaya fazla önem vermemiş, daha çok sabancı center la ilgilenmişlerdir.
    (bkz: evrensel)
    6 ...
  42. 10.
  43. "halkın polisi kimseyi dövmez" yalanını 12 sene önce hayatıyla hepimize ispatlayan gazeteci.
    3 ...
  44. 9.
  45. Aynı gazetenin kadrosunu tercih etmeme en büyük neden olan kimse, arkadaş.
    1 ...
  46. 8.
  47. 12 yıl önce öldürülmüş ya da bir başka deyişle katledilmiş gazeteci. yalnızca bir kez daha anılmıştır, fazlası yoktur.
    6 ...
© 2025 uludağ sözlük