6-7 yıl aradan sonra tekrar Uludağ sözlük'te yazmaya başlamıştır.
Siyasi polemiklere girmeyecektir. Kendisini vaktiyle ahlaksızca etiketleyenlere karşı gereken cevabı vermiştir.
Tahriklere gelmeyecektir. Kimsenin sataşarak prim yapmasına gerek yoktur.
Düşünceleri ve fikirleri ile bile tartışmak isteyenlere kapısı kapalıdır.
Tek amacı bilgiyi paylaşmak ve mutlu anları çoğaltmaktır. Bu kadar.
kendisinin nick altına yorum yapabilmek için yazar oldum; o denli 'greatest words'e sahip bir yazardır kendileri.
Hani adamın dibi tabirini size kırk farklı cümleyle kanıksattırabilecek bir çeşit "brain maker" demekten kendimi alamıyorum. Beyin salatası filan da yapıyoruz kendisiyle.
Adalar'da piknik gibi güzide ve mütevazi bir organizasyon yapacağımız travel insanı. Frederick barbarossa'nın yeğeni, denizler altında yirmi bin fersah'ın senaristi, piri reis'in kaptanıdır kendisi..
azgın köpekler gibi dişlerini çıkarıp ona buna saldıran ve doymak bilmeyen, insanlıktan nasibini alamamış sünger beyinli asker yalakası modern yiğidoların 5 vakit yazılarını takip edip "bugün nasıl saldırsak da prim yapsak" diyerek salyalarını akıtarak özel'den tonla küfür yağdırdığı, özellikle annelerinden izin almadan tuvalete bile gidemeyen kemalist küçük burjuva çocuklarının da duyduğu tereddütlerle utanmadan milliyetçilere yaklaşıp şovenist ulusalcı kesilmeleriyle, "sevmeyeni" iki katına çıkan,
"bu ülkeyi daha iyi yerlere götürmek için çok çalışmak" için değil sadece karnımı doyurmak, sevişmek ve hayatta kalmak gibi basit ihtiyaçlarımı karşılamak için çalışıyorum."
gibi akademik bir cümle etmiş olmasına rağmen bu cümlenin muhteviyatını anlamak yerine kendisini solcu zannedenlerin kendisiyle "oportünist" diye sözüm ona öğrendikleri birkaç kelimeyi günlük yaşamda kullanma fırsatı bulduğu, cahil hırkasıyla ortalıkta dolaşan ceberrutların ise 2. cümlesinden sonra nörolojik kitlenmeyle oidipal kodlarının karıştığı kendi halinde yazardır. güzel ve entelektüel kadınlar ise sabahlara kadar kendisiyle sohbet etmeye ve şarap içmeye doyamamaktadır.
sosyoloji ve siyaset bilimine aşine biraz mürekkeb yalamış her kişi bilir ki, insan evvela karnını doyurmalıdır!
hayatta kalmaya çalışırken başkalarının hayatına kastetmek ise hayvanlıktır!
"liberal" düşünceleri olmasına rağmen "özel mülkiyet" kavramına bakışında marksist düşüncelerden ve hippilik kurumundan "ne yazık ki!" kurtulamamış, "bir hırka bir lokma" desturu ile yürür hala. bu düşüncesi bile tek başına aç gözlü köpeklerden kendisini ayırmaktadır!
ayrıca bu devirde ne ata-put'u, ne solu ne sağı malatyalım?
türk toplumun en büyük 3 ihtiyacını saptamış bilim insanı...
türk insanı sadece karnını doyurmak, sevişmek ve hayatta kalmak gibi basit ihtiyaçlarını karşılamak için yaşar...
insanların nerdeyse hepsinin işinden memnun olmadığı, istediğini alıp yiyemediği, sokakta, okulda, işte gördüğü mini etekli hatunu/yakışıklı erkeği evine atamadığı bir toplumda huzurdan bahsetmek mümkün değildir...
not: sıkılmak kelimesini çok kullanan ya s.kmiyordur ya da s.kilmiyordur. *
(#6378617) cumhuriyet bayramını kutlamayı chp li olmaya kanıt gösteren akıllı(!) yazar. beyninde şekil bulan yarılma çok ciddi. allah acil şifalar versin.
yanlış bahçelerde koşan çocuklara ayrı bir bağlılığı vardır,
çünkü onların emeklemelerini,
yürümelerini
ve doğru bahçede kendi özgürlüklerine doğru heyecanlı koşularını izlemekten daha büyük bir keyif ve haz aldığı başka bir görüntü yoktur şu kıçıkırık dünyada.