ayar kelimesini çok kullanan sunucu... şüphesiz -kabul eder mi bilmiyorum- programın tarzı antipolatmetin uca'dan tanıdık fakat sevgili arkadaşım mesut daha sevilesi daha şirin..
bu emir kipli isimli arkadaşın babası bozcaada'da polenteyi işletirdi, anlamadığım hüseyin orayı ihya etti de yar ailesi nasıl bıraktı.
batma sebebi ortada yokmuş yani bir sağlık sorunu yaşanmış ve devredilmiş, öğrenmiş olduk böylece ve ufak çaplı bi ayar yemiş durumdayım , anılara saygımız var niyetimiz bi şeylere sıçmak değil sıvamaktır.
hey yarabbim ben diyorum ankara uludağ sözlük yazarları diyor kaba etlerim kara diye çemkirmemin başrol oyuncusu.
yahu ben demiyorum ki bu adam iyi, bu adam kötü, tanımıyorum etmiyorum. okan bayülgeni de tanımıyorum, ahmet çakarı tanıyorum, o iyi bir adam.
benim dediğim eğer ki bu adam uludağ sözlüğe yakın gözükmeseydi bu kadar hörmet görmeyecek, böyle acayip süper payeler biçilmeyecekti. aman ya koymuşum anlatmak istediğime, ne geçecekse elime, ne anlamak istiyorsanız onu anlayın.
uyan türkiye diye saçma sapan bir programın sunucusu. bilerek yapılan bir dil sürçmesinde gülme efekti veren programdır aynı zamanda. mesut yar o kadar kabadır ve o kadar cebelleşir ki programı sunarken, oraya atlayıp öldürmek istersiniz.. haklı olarak kötü insanlara bile küfretse, sen bir sunucusun, seni seyreden onca insana karşı lütfen biraz (bkz: saygı)!
gerçekte tanımadığı insanlar hakkında en ağır ve aşağılık yorumları yapabilen bir komünite içerisindesiniz. bunun en bariz örnek olarak kendisi hakkında ekşi sözlükte beyan etmediği bir lafın onun ağzından çıkmış gibi gösterilmesini verebiliriz. aynı şey bu sözlük için de geçerli. yüzlerce yazar tanımadığı insanlar hakkında onun tüm ayrıntılarını biliyormuş gibi acımasız eleştiriler yapabiliyorlar. ve bunların içinde medyatik veya sözlük ünlüleri de var.
bahsettiğim bu kadar acımasız her şeyin en iyisini bilirmiş gibi yorum yapabilen yazarlar yine de içlerinden dizginlenemez bir ilgi açlığı var ve bu tip kişileri sevmiyormuş gibi gözükseler de aslında onlara o kadar gıpta ediyorlar ki onlar tarafından önemsenmek onlar için eşsiz bir lütuf oluyor. aynı şey ekşi sözlükte ahmet çakar'da, okan bayülgende görülmüş, burda da mesut yar'da gözükmektedir. çünkü sözlük insanı ilgi bekler, alaka bekler, "kralım sen puştsun" derken aslında kralın ona elini uzatmasını bekler.
not: şimdi tanım yapmazsam silerler kesin. ay çok sevdiğimiz sözlükçe bayıldığımız bıcı bıcı abimiz.
kişilerin yavşayarak yalanarak bir şey elde etmesinin neredeyse imkansız olduğu bir kişi. o yavşayan kişiler arasında belki televizyona çıkma umudu olan falan vardır da öyle bir moda girmişlerdir kimbilir. * ama kesinlikle zirveye gelmese buralardan ve buralardaki insanlardan bahsetmese vs. kendisi hakkında söylenen pozitif sözlerin onda biri bile söyelnemeyecekti. bunun nedeni ise kişilerin bir medya kişisine yavşamasındna ziyade o medya kişisinin genel klişelerin dışında buradaki diğer kişilerin arasında herhangi biri olarak yer almayı kabul etmesinden, onlarla bir paylaşım içine girmesinden, kendisinin nasıl bir kişilik olduğunu birebir göstermesinden ileri gelir. doğrudan temas halinde olmadığım için tanımıyor olduğum bir adamın kişiliği hakkında olumlu ne söyleyebilirim ki bu kişi hakkında söyleyeyim? elbette ki onun hakkında söyleyeceğim olumlu ya da olumsuz sözler onu tanıdıktan o benim olduğum yere teşrif edip benle zaman geçirdikten sonra ortaya çıkacaktır. medya kişisini geçiniz, kişiler bile birbirleri haklarındaki en kanlı-canlı entrylerini burada zirve sonrasında girmektedir. ne yani herkes birbirine mi yavşamaktadır? ya da ben yavşağın önde gideniyimdir o da olabilir tabii; böyle bir durumda karakter abidesi olanların karşısında diz çöküp onların ellerini öpmek gerekecektir...
edit: adam hakkında yazmaya başlayıp adamı tanımlamayı unutmuşum: aynı ortamda bulunduğu kişiler arasından adam seçip iki-üç kişi hariç kimseye yüz vermeyen, bu yüzden de diğer kişileri kendisi hakkında yalakalık kokan entry'ler girmeye mahkum kılan medya kişisi. *
uludağ sözlük profilinin ne kadar yavşak olduğunu bize ispatlamış celebrity. ben mesut yar'ın uludağ sözlüğün ismini tv'de zikretmemiş olsaydı, veya zirvelere gelmemiş olsaydı bu kadar "şirin, sempatik hihihi" diye sevilecek olduğuna inanmıyorum.
sözlüklerin hepsinde olan ünlüleri eleştiririz, biz onlardan daha iyiyiyiz ama bir ünlü de bizden bahsederse ölümüne köpeği oluruz lağyn ortak kompleksinin burda da var olduğunu en iyi kendisinden görüyoruz. şimdi ajdar anık çıksa bir tv'de uludağ sözlüğü çok seviyorum dese ona da yavşanır, o da yalanır, o da zirveye gelirse o da el üstünde tutulur. çünkü sanal alem kimlikleri komplekslerin dışa vurduğu kimliklerdir bence. buyrun afiyet olsun.
kendisi herkesin sözlüğü var ekşisi,tatlısı....benimkli uludağ demiştir. nedeni ise ekşi ile mahkemelik olmasıymış ve bizim genç bir sözlük olmamızmış. ekşideki bir entryde yapmadığı şeyi yaptı diye göstermesinden dolayıymış mahkeme olayı. sözde bir yazısında gülse birsel'i sözde yazısında birse gürsel olarak yazmasıymış. fakat bu entry'i yazan arkadaş mesut ysr'ın yazısını haber sitelerinden birinden almış yani doğrudan sabah'ın kaynağından değil tabii o sitelerde haberi alırken imla hataları yapabilirmiş..
ben bunları nerden mi biliyorum çünkü geçen gün kendileri okulumuza söyleşiye gelmiştir.
silinmemesi için en terbiyelisinden yazacağım üstüne kurgulayacağınız hayal gücü makbulumdür. program formatını değiştirip "sabahların belası" gibi çalgılı türkülü bir formata geçmesini temenni ettiğim -hafif- kiloluca insan.
edit: mecliste 550 armut var haberiyle, sabah gazetesi'ni okurken "memleketin en önemli meselesini başlık yapmışlar" demesiyle, hükümete yine ve tekrardan giydirip bindirebilmesiyle gönülçelmiştir. ayrıca çok da kilolu değildir, boyu kilosunu kurtarmaktadır. *
yazarın böylesine dönmesinde mesaj atmasının, kırmamasının, incitmemesinin, hor görmemesinin etkisi büyüktür. **
simit sarayının önünde gördüğüm, "ne işi var bunun burda " dedikten sonra, 5 dakka sonra masamın önünde beliren gözlüklü.
ayrıca oğluna olan düşkünlüğünü sezip, aferin dediğim baba.*
abi dedim "geçen sefer sen benim masaya yiyecek bir şeyler gönderttin güya iki saatte geldi onun içinden de bi şey çıkmadı" dedim. "hmm" dedi "senin için rahat olsun" dedi "çekerim kulaklarını". * ama bunu söylerken gözlerine baktım. gözleri dudaklarıyla hiç uyum halinde deildi sanki. böyle "kim lan bu manyak? iki dakka selam verecek olduk kime çattık yahu? bu bizim sözlük de ne kozmopolit yer böyle her türlü abidik karaktere bile yer var içinde. neyse bir dahaki sefere ben şu tipe bir daha gözükmeyeyim aman" gibisinden sözler okunuyordu sanki...*
televizyonda değil de bir gazete sayfasında ekran sever olarak nacizane tv yorumlarını okumayı tercih ettiğim haber spikeri. star tv de gece sunduğu programdan beri ısınamıyorum bir türlü kendisine. geçen sabah tv de sabah programına bakayım dedim ama yine olmadı bu adam ister haber sunsun ister yarışma zannımca hiçbirini başarıyla icra edemiyor.
uludağ sözlükte kendisi namına var olmasını tercih ederdim yazarı. ha bir programla içeri teşrif etmek, bizim buyur etmemiz, bir şekilde bel bağlanması karşılıklı, yapıyor muyuz arkadaşlar diye başkalarına fikir sundurmak sözlük hakkında, bir de laboratuar deneyiymişiz gibi oylanmak, haha size olumsuz oy kullanmıştım deme cürretinde bulunan kişinin gözünün üstünde aynı bende olduğu gibi kaşı olması... umarım anlaşılıyordur..
iyi biridir zannımca kendisiyle yüz yüze görüşemedik henüz * ama yine de mesajlaşma yoluyla diyalog kurmuşuzdur. * ama iyi biridir herhalde bi yamuğunu görmedim ...*
canlı yayında sunduğu bir programda rap'ci fuat'la başka bir elemanın tekme tokat birbirine girdiği, mesut yar'ın da o an itibariyle kameraların görüş açısından uzaklaştığı tespit edilmiştir.