bir çok bölüm için meslek liselerinden üniversite sınavına girmeden geçişlerle birlikte öncelikle eski ağırlığını ve eğitim kalitesini kaybetmiştir. önceleri öss sınavı dahilinde ünivertisteye giriş yapamayan öğrencilerin katılımıyla birlikte daha iyi olan sistem şimdilerde lise seviyesine inmiştir.
mühendis ile vasıfsız eleman arasında kalan boşluğu doldurması için kurulmuş ama üniversiteden sayılmayan ve fakat lakin mühendisten önemli adam yetiştiren okul.
mezunları mühendisten kolay iş bulur ama mühendisler tarafından hor görülür.
bir işletmeye 1 mühendis lazımsa 10 tekniker lazımdır ama burnu büyük insanım hep mühendis olayım hayalindedir.
sonra da mühendislik diplomam var ama manavlık yapıyorum diye ortalıkta show yaparlar.
genellikle "sade ve sadece" ikinci öğretim* eğitimi veren ve öğrencileri faiş fiyatlarla kazıklayan, önlisans eğitim veren kurum.
türkiye'de çoğu meslek yüksekokulundaki bölümler "nedense" sadece ikinci öğretim olarak veriliyor, meslek yüksekokulları ise malum olarak bulunduğu şehrin üniversitesine bağlı.
an itibarıyla eskişehir anadolu üniversitesine bağlı porsuk meslek yüksekokulunda bahar dönemi kayıt yenileme parası 349 tl
adalet yanlısı biri olarak sorum şu:
- anadolu üniversitesine ve türkiye'deki çoğu üniversitelere bağlı olan meslek yüksekokullarının bölümlerinin yarısından fazlası neden sadece ikinci öğretim olarak eğitim vermekte, neden normal öğretim verilmiyor ?
-genellikle meslek yüksekokullarında eğitim veren öğretim görevlileri meslek lisesi öğretmenleri. sabah lisede eğitim verdikleri için normal eğitim sağlanamıyor *, bu yüzden akşam eğitimi dediğimiz ikinci öğretimden öğrencilerine ders verebiliyorlar. peki koca üniversite bir kaç branş öğretmeni takviyesi yapıp da ikinci öğretim denen soygunu insaflarını dinleyip engelleyemezler mi ?
- teknik bölümler * neden mühendislik fakültesi ile "sözde bile olsa" birleştirilmiyor, bu bölümlerdeki öğrenciler neden mühendislik fakültesindeki öğretim görevlilerinden ve teorik mühendislik bilgilerinden yararlanamıyor ?
ve neden mühendis ile tekniker ilişkisinin temellerinin üniversitede atılmasını istemiyorlar ?
aslında meslek lisesi mezunlarının sınavsız olarak girmesi için açılan ve ülkedeki teknik eleman sıkıntısını kısa sürede bitirmek için açılan okul.
meslek lisesi motor bölümü mezunu olan bir öğrenci myo'na kayıt olarak motor bölümünün önlisansını okuyabiliyor.
meslek lisesi makine ressamlığı bölümü mezunu olan bir öğrenci makine resim konstrüksiyon bölümüne kayıt olup önlisans okuyabiliyor.
tamam buraya kadar sorun yok, peki neden düz lise mezunları iki yılda hiç bir bilgi edinemeyecekleri bu okula alınıyor ?
neden bu okulda o koskoca iki yılları heba ediliyor ?
meslek lisesi mezunları zaten meslek yüksek okuluna hazırlıklı geliyor ve aşırı zorluk çekmiyorlar.
meslek yüksek okulundaki derslerin süreleri çok kısa ve bu dersler meslek lisesi mezunları için "özet" anlamına geliyor.
ama düz lise mezunları o kısacık ders sürelerinden bir bilgi edinebiliyorlar mı ?
sözel ve sayısal dersleri sular seller gibi olan düz lise öğrencileri mesleki derslerde çark etmiş durumda.
çoğu düz lise mezunu olan öğrencilerin bu okula kayıt olma nedenleri mezun olduktan sonra dgs'ye girip lisans bölümü kazanmak.
peki bunu yapmak kolay mı ?
kazanamadığın takdirde ne yapacaklar ?
işte burası muamma.
eğer ders saatleri uzatılmadığı sürece ve ikinci öğretim sistemi, meslek yüksek okullarından kaldırılmadığı ve normal öğretim sistemine geçilmediği sürece meslek yüksek okullarında okuyan çoğu düz lise mezunu öğrencisinin canı çok yanacak.
ya bu sistem değişsin, ya da meslek yüksek okullarına sadece meslek lisesi mezunları alınsın.
bu okulların bilim üretme amaçları yoktur. Bunların konusu sektöre yetişmiş eleman sağlamaktır. Fakülteyi yüksek okulun büyüğü zannedenler komiktir. yüksek okulu aşağılamaya çalısırken Fakülteye hakaret etmektedir. Birisinde bilim üretilir. Diğerinde iş üretilir.
bide yurdum insanı meslek yüksek okullanırını kısa dönem askerlik yapıyo zannediyolar ona şaşırıyorum. şaşılacak şey dimi? mezunları uzun dönem askerlik yapan okul.
üniversitelerin iki yıllık bölümlerini oluşturan, genellikle meslek lisesi öğrencilerinin tercih ettiği, bitirdikten sonra dikey geçiş sınavı ile 4 yıllık fakültelere geçiş yapma imkanı tanıyan önlisans programları.
meslek yüksekokulu kesinlikle bir öğrencinin, eğitim hayatı boyunca en fazla mutlu olabileceği yerdir. myo da, fakültelerdeki gibi kasıntı tipler, kendini tanrı zanneden hocalar ve küçük dağları ben yarattım zihniyetindeki öğrenciler yoktur. arkadaşlıkların, aşkların en güzeli bir nevi lisenin devamı sayılan, aslında lisedeki deli dolulukla, üniversiteli olmanın getirdiği yeniliklerin harmanlandığı bu çatı altında yaşanır.
myo da fakültelerdeki gibi her koyun kendi bacağından asılır mantığı yoktur. ders seçme gibi bir saçmalık olmadığından iki senenizi aynı insanlarla birlikte geçirirsiniz. kantine indiğinizde herhangi bir masaya çok rahat oturabilirsiniz. kimse kimseye yabancı davranmaz çünkü. ders notları siz istemeden elinize gelir, yoklamaya imza atacak en az 20 arkadaşınız vardır. kopya bile çekebilirsiniz. denilebilir ki meslek yüksekokulu günlerinin en kötü yanı bitmesidir. o iki sene öyle bir geçer ki kendinizi sap gibi kapının önünde bulur, bu mutlulukları bir daha hiçbir zaman yaşamayacak olmanın verdiği hüzün ile hayatın rüzgarında oradan oraya savrulursunuz.
meslek liselerinin sınavsız gecis yapabildigi, islerinin cok onemli olmasına ragmen turkiye'de sebepsiz yere hor gorulmus, bazı bolumlerde is hayatına onceden girmenin avantajını yasayan hede.