yavas, yavas dede lakabini hak etmeye baslayan sanatci. sanatci diyorum cünkü, yaptigi müzikleri nerde ne zaman dinlenilirse dinlenilsin insanin icini hüzünlü bir huzur ile doldurur.
italyan ve ispanyol arkadaşlarımın tanıdığı, severek dinlediği yegane türk müzisyen. pop ya da rock müzik yaparak avrupa'da ünlü olmaya çalışmanın ne kadar boşa bir çaba olduğunun kanıtı. tereciye tere satmamak lazım.
istanbul 2010 kültür başkenti etkinlikleri çerçevesinde sultanahmet meydanında sahne almış güzel insan.üflediği " (bkz: nefes)"le soğuk havaya rağmen içimizi ısıtmıştır.
dünyaca ünlü neyzen. kanada McGill üniversitesinde öğretim üyesi. ve kanada montreal da yaşamakda. ney üflemeye küçük yaşda başlamıştır. ilk neyini bi su borusuna açtığı deliklerle kendisi oluşturmuştur. daha sonraları bayazidde bendir ve profesyonel ney dersleri almıştır. para ve imanın kimde olacağı belli olmaz sözünün iman kısmının ona tam olarak uyduğu aşikardır*. çeşitli sanatçılarla çalışmaları vardır hugh marchfazıl say ceza bunlardan bir kaçıdır. candan erçetinin "chante hier pour aujourd'hui (dünden bugüne şarkılar)" albümnde bir çok şarkıyı düzenlemiştir. en son 4 temmuz 2009 da fransa türk mevsimi'nin açılışında konser vermiştir.
edit: dikkati için ritmik uyuza teşekkürlerimi borç bilirim. eyvallah.
insanı darlandıran notalara sahiptir müziği. o seslerin beynin kıvrumlarını tek tek dolaşmasıyla, hayat ölüm, allah arasında mekik dokurken bulursun kendini. sıkıldığını sanırsın bazen parçaları dinlerken halbuki seni sıkan parçalar değil düşündürdükleridir.
şimdi insanlar, insanları ilk gördüğü şekliyle anımsar ya da ilk entry siyle değerlendirmeye kalkar ve bu sebeple halt ederlermiş. bir küçük fotoğraf bir saç insanı ifadeye etmeye ne kadar yardımcı olabilir ki? onu saçlarıyla değerlendirip, tipiyle alay etmek ne kadar doğru olur düşünüyorum. demek ki neymiş işler aslında öyle değilmiş.
hepimiz mercan dede gibi yapıyor olsaydık saçlarımızı o zaman ne diyecektik? düz tarayan adamı yaftalayacaktık. ahh beyin ahh! sana öğretilen ilk yoldan başkasını nasıl olur da düşünemezsin? ee tabi düşünemezsin, beyninin % 3 lük kadarını kullanabilen sen üstelik kullanıp depoladığın bilgilerin gereklilik kısmı tartışılırken eleştirmeyi kendine bir hak bilirsin değil mi. üretim yok tüketim hat safhada! bu da böyle bir entry işte.
uludağ üniversitesi bahar şenliklerindeki performansı ile hayran bırakmıştır. sahneyi beraber paylaştığı tüm müzisyenler de mükemmeldi. hele sema motifli dramatize dans gösterisi ağzımı bir karış açık bırakmıştır o derece etkileyiciydi.* dansçı abi kimdi bilmiyorum ama önünde saygıyla eğilmek boynumun borcudur.
800 adlı albümü dinlemeye değer olan müthiş müzisyen. mevlana'nın doğumunun 800. yılı olması nedeniyle (2007) bu albümü mevlana anısına yaptığını söylemişti bir reportajında.