devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini yerine getiren, görevlendirilen kişiler memurdur. ancak; memurluk meslektir ama bir ünvan değildir...
müfettiş, öğretmen, polis, doktor, hemşire, mühendis avukat ve bir çok ünvan kamu görevlisi olması dahilinde memurdur. dolayısıyla mesleksiz değildir.
doğru önermedir. zira hepimizin devlet dairelerine yolu düşmüş ve bu duruma şahit olmuşuzdur. spesifik bir iş yapmıyorsa ki çoğu yapmıyor bir yetenekten veya uzmanlıktan bahsetmek imkansızdır. ama kafalar rahat, keşke bende memur olaydım ya la.
baba mesleği öğrenin de altın bileziğiniz olsun muhabbetini hep ederler.
ama memur çocukları?
kapeseseye girip kazanmamız gerekir öğrenmek için.
orada da biliyor musun diye bakmazlar biz alalım da öğretiriz modu var
sonra niye sorular çalınıyor sınavda.
yok efendim kopya çekiliyor
bok çekiliyor.
oraya gelen herkes kafayı eğip çözmeye uğraşıyor
bir tane bile deneyen yok kopyayı.
lise sırası sanki de yanındakinin kağıdından bakacaksın.
adamın bildiği ne malum? onla uğraşana kadar 3 soru çözersin
sonra yok efendim parmakiziyle girilecek kopya var
kopyanın büyüğü parmakizli tarama cihazları üreten bi firma açan akraban olmasın?
ya da ithal eden?
neyse sinirlenmeye değmez oynayın bu dünyayla istediğiniz gibi.
bu dünyayı siz alırsınız
ötekisi bize kalır.
meseleye biraz yakından bakınca, kimi vasıfsız memurun bile meslek sahibi olduğunu, kimi meslek sahiplerinin de vasıfsız memurdan daha mesleksiz olduğunu görebilirsiniz.
öyle ki, her gün önüne gelen evraka aynı kaşeyi basan adamla, her gün önüne gelen hastaya aynı ilacı yazan doktor arasında zamanla fark kalmaz.
yine de temelde sorun fakülteler veya yapısıyla ilgili değil. meslek dediğiniz şey üniversitede kazanılmaz zaten. o sorun lisede.
doktor, öğretmen, uzman yardımcısı, müfettiş yardımcısı gibi unvanlara sahip olanlar için geçersiz bir durumdur. Çünkü onlar beyin gücüyle çalışıyorlar, fizik güçleriyle değil.