5000 kişilik kadro için 55.000 kişinin başvurup stadyumda sınava girip, araya adam sokarak işe giren, 15 gün sonra memuruz açız diye pankart açıp iş yavaşlatan devlet çalışanıdır.
bazen kafayı yememek için kendini zor tutan, çoğunlukla yan gelip yatan kamu çalışanı. öyle insanlarla karşılaşırlar ki, böyle insanlar da varmıymış yahu derler, o kadar zaman yatarlar ki, biri bir iş verse de çalışsak lan derler. hasılı kelam, memuru fazla sıkmamak, fazla da kendi haline bırakmamak lazım. ama bu sistemde böyle bir mekanizma bulunamadı.
ay sonunu getirmekte zorluk çeken hele evliyse ve 2 çocuk babasıysa... bu adama tabiri caizse iki yakası bir araya gelmeyen evin direği deniyor. gecesi gündüzüne karışmış evine ekmek götürme çabası içine olan bir vatandaş... bu adam benim polis babam .
Söz konusu çalışmak olduğu zaman aslandan kaçan geyik gibidirler lakin zam istedikleri zaman grevlerdeki beyanlarına baktığımızda;sanki Türkiye Cumhuriyeti onların üstüne kurulmuş gibidir.
oturduğu yerden para kazanmaya alışmış, devlete sırtını dayamış, yaptığı işleri devletten aldığı parayla zaten yapmakta olduğunu unutmuş kravatlı, gönlekli insan kişisi.
"benim memurum işini bilir" sözü ile türkiye'de içinden çıkılamaz bir platforma taşınan devlet çalışanlarına verilen isimdir.(genelleme yapılmamaktadır)
(bkz: turgut özal)
memmunken hayatımdan
enayimiyim emekli olayım,
masa başı bütün gün
uzun uzun oturayım
rica ederiz rahatsz etmeyiniz..
(edit: başbakanda şiir okuyor ona niye eksi vermiyorsunuz)
çeşit çeşit olan insandır. tıpkı herkes gibi, iyisi de kötüsü de, rüşvetçisi de dürüstü de vardır. "memur" kelimesi bir insanı başlı başına tanımlamaya hiçbir şekilde yetmeyen bir kavramdır. bir insan sadece memur olduğu için diğer insani sıfatları otomatik olarak almaz. sığ düşünmek yerine bu basit gerçeği kavramak lazım. genellemelerle yaşamak yersiz bir davranıştır.