Kaç gün sonra sözlüğe giriyorum ve seviyeye bak. Burda gömülecek onlarca abazan varken, aynı anda 5 sözlük kadınına yürüyen mercimek beyinli erkekler bulunurken şu olana bak.
Kanatlı, sen hiç konuşma istersen. Taa su eva nickindeyken yaptıklarını tüm sözlük biliyor, şimdi melek gibi takılma.
Melisaya yürüyüp eli boş dönenler de başlıkta. Ayıptır ayıp.
sanırım benden bir şey istedi ve ben de buna vermedim. yoksa bu yazdıklarının başka mantıklı bir açıklaması olmalı.
ne istedin de vermedim yavrum? kesin numarasını bana vermiştir bu, beğenmeyince engelliyom genel de ben, onlardan biridir, öyle sanıyorum. tabi bu bir sanrı ama başıma gelmedik şey değil.
Her entrysinde insanı güldüren bir tarzı olan yazar. Hep olumsuz, hep azarlayan, her seyi sacma bulan, bir kulp bulup sevmeyen.
Simdi buna da gelip yani kimse kimseyi sevmek zorunda degil abi, ben seni sevmiyorum mesela, cok gereksiz filan yazar. Bence cok datlı. *
Melisasilem nickli yazarın Nick altina girilmesi gereken bir entry için özel bir başlık açmak hem formata aykırıdır hem de ezikliktir.
Melisasilem gerçekten boş bir yazar olabilir
Fakat sizin bu düşüncenizi açıklamak için üşenmeyip özel bir başlık açmanız ondan daha da boş bir insan olduğunuzu gösterir...
Melisasilem e sempatim yok hatta uyuz oluyorum ama bildiğim doğruları söylemekten asla vazgeçmem!
Ne hikmetse nacizane bilgi'den taniyan ve asiri derecede beni yanlis tanimlayan insan.
Iki seyi merak ediyorum. Nickim bile ayni degilken beni nasil tanidi ve de nasil yanlis tanidi ? Hayret !
Sözlük bildirimlerinde gezinirken eskaza kendisine denk geldiğim silik yazar. Normalde burada kimseyi okumam, entrylerimi oylayanların profilini merak edip tıklama huyum da yoktur. Okunmaya değer bir şey, bir şahsiyet yok zira.
Birkaç yılda bir aklıma gelince buraya girip bir şeyler yazıp çıkıyordum zaten.
Gel gelelim her yazdığım yazıyı (2020-2021-2022) sürekli olarak oyladığını fark ettiğim için profiline tıklama ihtiyacı duydum ve gördüm ki silik.
merak edip hakkındaki yazılanları ve yazdıklarını biraz inceledim. Mert, doğru, cesur, ayaklarının üstünde duran yiğit, o vefalı insanları severim. Hele şu köhne çağda. Biz de bu kültürle yoğrulduk. Bende bu kavramların yeri pekala ayrı.
Hesabını sileli yaklaşık 2 yıl olmuş, silik olmasaydı böyle bir entry de girmezdim.
Ayrılıklar bende pek bir şey ifade etmez ama hiç tanışmadığım, kim olduğunu bilmediğim birinin bir daha burada olmayacağını bilmek bende başka şeyler ifade ediyor elbet.
Kendisinin anısına ithafen, en sona da bir şarkı ekledim:
acı hakikat ardından göklere konduğum kanatlarımı bıraktım. yürümek zorundayım artık. ama o kanatlarım olmadan ben, ben değilim sanki. içimde bir şeyleri kaybettim. şimdi olan ruhun içinde ve her zerresinde sürüklenen, büyüyen alevlere söndürecek suyu bulmamak değil, onu aramamak...
aslında dünyadaki her şeyin dönüp dolaşıp ulaşacağı şeydir ayrılık. insan gün olur bir şehirden ayrılır. bir şehir o insandan ayrılır. çocuk bir gün evinden ayrılır, ev çocuktan ayrılır. bir seven artık onu sevmeyenden ayrılır. sevmeyen seveninden. ayrılmak aslında işteştir. ayrıldıkça ayrışır insan, yabancılaşır. bir bütüne duyduğu bağlılık zorunlu veya zorunsuz olarak moleküllerine ayrılır, atmosferde dağılır, anılara karışır, yokluğa ulaşır.
ayrılmak bazen tren istasyonunda, bazen bir evin kapısında olur. bazen de insanın zihninde... en zor ayrılık kalpte olandır, o acı verir.
herkes ve her şey bir gün ayrılır. en ayrılmayanlar bile ölüm onları ayırana kadar beraberdir. tohumuna bitmek yazılmış her şeyin. böyle geçer gider günler.