salih babanın bile senaryonun gidişatından memnun olmadığı için beni öldürün deyip çıktığı muhtemel dizi bozuntusudur.
benim anlamadığım her b.ku aşk, aşk için, aşk bir anda gibi modlara bağlamıyorlar mı işte o beni öldürüyor.
nerde evli ama eski manitaya dönme sahnesi ya da nerde kanka ayağı g.t ayağı durumu hemen;
aaaaaaaaaşk bir rüya.
özgür'le barış'ı birbirine yakıştıramadığım dizi. kavak yelleri'ne benzemesi gayet normal çünkü ikiside tims yapımın.. bakmadım ama senaristlerde bir değişiklik oldu zannımca. ayrıca esin'le erkan'ın ilişkisi de temel fıkralarına döndü. sıkıcı bir bölümdü, salih baba öldükten sonrada iyice zevki kaçtı.
hani bu ipek süt kuzusuydu hani kimsenin elini tutmaz, öpüşmezdi? hani annesi onu hep korur ve hiç bir şeye izin vermezdi? noluyo lan! dedirtiyor bu dizi günden güne. ipek kızımız günden güne açılıp saçılıyor. ee istanbul tabi. özgür de mubarek.. sozde kankaydı. once esin sonra ozgur.**
bir çok üniversiteli kızın üniversite hayalini yok eden dizi. Dizide ki sözde öğrenciler okumak dışında her haltı yiyor. ne bir sınav için sabaha kadar çalışmak var dizide ne de öğrencilerin yaşadığı geçim derdi. bunların dışında her şey mevcut, birbirlerinin sevgililerine göz diken gençler, hamile kalanlar, her gece bardan çıkmayanlar sanki öğrencilere devlet maaş bağlıyprmuş gibi.
Bunu gören bir çok aile de ne yazık ki gerçek sanarak özellikle kız çocuklarının üniversiteye göndermeye karşı oluyor.
annelerin, babaların izlerken, şöyle yandan yandan gözünün içine içine bakıp, cık cık cık bak gönderiyoruz üniversiteye ne yapıyorlar... gibi saçma hayallere kapılmalarına neden olan diziler kervanının başına geçmeye aday dizidir.
fragmanlardan dolayı takip etmek zorunda kaldıgım dizi. ikinci kavak yelleri olmus lan bu. gencler yanlıs etkileniyor. insan en yakın arkadasının eski sevgilisine yazar mı lan. deja vu'dan oha sizler icin geliyor.
gayet güzel ilerlerken neden kavak yelleri moduna dönmeye başladığını anlayamadığım dizidir. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim bu güzelim diziyi de harcamayın.
ayrıca salih baba ölürken gözyaşları sel olmuştur.
ipek'in öpüşmeyi bilmediğine kanaat getirdiğim dizi. ayrıca esin, erkanla barış da kurtulalım artık . ne o öyle tavırlar, kaprisler...
eylül'e hiç geçmiyorum bile. bir an önce ölmesini temenni ediyorum.
ipek denen kızın fotoğraf çekiminden sonra saçının fotoğraf çektirmeden önceki halini alması ve aradan bilmem kaç saat geçtikten sonra sevgili adayıyla dışarı çıkarken saçının tekrar fotoğraf çektirirkenki halini alması ile ilginç bir dizidir.
Esin in durumuna her bölümde oturup ağladığım dizidir. Kimbilir yaşanılan olaylar tanıdık geliyodur belki de... Basit durumlar olsa da herkesin hayatından bir şeyler bulabileceği bir dizi. En vurucu repliği ise:
"Kurduğumuz hayaller camdan, cam kadar şeffaf. içini dışını görüyorsunuz. Güneşe tuttuğunuzda, gökyüzünün yedi rengi doluyor içine. Tüm ihtimallerini biliyorsunuz. Öyle olası ki... ve cam kadar kırılgan hayallerimiz. Bir anda, hem de hiç beklemediğiniz bir anda darmadağın oluyor...''