usa sınırındaki tali yollarda her türlü şebekliğin döndüğü de memlekettir. yolu bilmiyorsanız yanlışlıkla kendinizi meksikada bulup pasaportta yanınızda yoksa bir de türkseniz macera başlangıcı olabilir.
ülke içerisinde gerçekten harika sahilleri olan kasaba ve köyler mevcuttur. yerleşip iş yapma isteği buradaki kalıp başına iş açanların anlatımları ile ötelenebilir. dikkatli olmakta yarar vardır bence.
uyuşturu ticareti yapan mafya terör örgütlerinin sokak ortasında yaptığı toplu katliam olaylarıyla, ilginç şapkasıyla, tekilasıyla, pembe dizileriyle, acı soslu, bol baharatlı tavuklu yemekleriyle meşhur latin amerika ülkesi. bu ülkeyi yaşanılmaz hale getiren uyuşturucu kartellerinin bu kadar etkin hale gelmesinin en büyük nedenlerinden biri yüksek doğum oranları ile gelir dağılımındaki adaletsizliktir. meksika halkının bir kısmı bolluk içinde yaşarken bir kısmı sefalet içinde yaşamaktadır; ortası yok denecek kadar az neredeyse. başkent mexico cityde lüks gökdelenlerle gecekonduların dip dibe olması da meksikadaki gelir dağılımı adaletsizliğinin sonuçlarından biridir. en son ülkenin en azılı uyuşturucu mafya babasının yakalanıp tekrar cezavine gönderildiği söyleniyor. herifin ufak tefek olması ayrı bir olay. http://www.bbc.com/turkce...1/160108_guzman_yakalandi
Meksika'da eski devlet başkanlarından Felipe Calderon'un uyuşturucu kartellerine savaş açtığı 2006 yılından sonra ülkede giderek artan şiddet sarmalında şimdiye kadar 300 binden fazla kişi öldü.
Yolsuzluklar hırsızlıklar olmasa çok büyük ülke oluruz diyoruz amaa...
uyuşturucu baronlarının cirit attığı, her bir polisin ayrı rüşvet aldığı, insanların sokaklardaki ölüm oranının denizlerdeki balıkların ölüm oranına yakın olduğu, turistlere gitmeyin diye uyarılar yapılan bu ülke nasıl oluyor da dünyanın en büyük 14. ekonomisi (Türkiye'nin üstünde) oluyor? Petrol var ama aman aman çok fazla değil. Üstelik ticaret olanağı neredeyse %100 ABD ve kıytırık orta amerika ülkeleriyle kısıtlı.
Bu ekonomi denen şey ne ipe sapa gelmez bi şey böyle.
edit: sıçmışım, dünyanın en büyük 20 petrol üreticisi ülkesi arasındaymış; şimdi anlaşıldı...
En çok gitmek istediğim fakat ulkede kol gezen uyuşturucu kartelleri yuzunden gitmeye tırstığım ulke. O ulkenin insanlari nasil yaşiyor lan o insanlık dışı vahşi piskopatlarla?
sene 2010. galatasaray lisesinin önünden geçiyoruz. baktık şenliklerinde mor ve ötesi var. 4-5 arkadaşız. kalk girelim lan gibisinden bir hareketlenme oldu. aman abi bizim liseliden ne farkımız var diyerek girdik içeri. süslü kapılardan gizli bahçeye çıktık. masumiyetin ziyan olmaz albümünü atmışım hafızaya, önüme çıktı, söyledim. bir an geldi ve Meksika başladı. milleti iteleyerek az öne ilerledim. solist Harun Tekin ile göz göze geldiğimiz anda "inancın hep tam mıdır?" kısmını söylüyordu. o günden beri bir teselliye kanmıyoruz. tanım: Dünyanın en güzel Meksika'sıdır.
en sevmediğim ispanyolca aksanına sahip ülke. böyle bi garip, bi tuhaf konuşuyorlar. "que bueno" olan cümleyi uzatır da uzatırlar don lastiği gibi ve onu "queeee buenooooo" şeklinde telaffuz ederler.
ama insanları için aynı şeyi söyleyemem aynı zamanda. çok, çok cana yakın, sevimli, konuşkan ve dertest olmayan insanlar. hep dans etsinler, gülsünler, tekila içsinler, piñata oynasınlar.
Rotasız Seyyah'ın 5 aylık gezi sonrasında meksika hakkındaki tek nefeslik görüşü;
her daim bir yolu kapatıp, protesto yapıyor olabilirler. bira, müzik ve tacos onlar için vazgeçilmez üçlüdür. bunların yanına bir de futbol eklersen onlardan mutlusu yoktur. amerikalıları sevmez, seni gördüğünde amerikalı mısın diye sorar, turco lafını duyunca hemen şekil değiştirip sıcak yüzünü gösterir. sanata aşırı değer verir. güvenli yerdir. eğer illegal işlerle ilgilenmiyorsan uyuşturucu kartellerinin olduğu yerler bile güvenlidir. efsane yemekleri, efsane sosları vardır. ucuzdur. meyveleri bile acı soslayıp yer. hatta gazoza bile envai çeşit sos katıp öyle içer. ilk başta saçma gelse de acıyı seviyorsan tadı güzeldir. eyalet değiştirdiğinde kültür, müzik, yemek, insanlar her şey değişir. sanki başka ülkeye gitmiş gibisindir. tek ülke içinde sanki 10 ülke vardır. otobüsle giderken yanındaki kadın bir şeyler yiyorsa sanada uzatır, al bir tane der. sınır şehirlerinde gece yolculuğu yapmak pek mantıklı değildir. cenoteleri, dünyanın en derin kuyuları, kanyonları, pasifik okyanusu, karayip denizi ve madenleriyle coğrafi olarak fantastik yerlere sahiptir. kızların güzelliği bölgeden bölgeye değişir, 1 ile 10 arasında gidip, gelir. müzikleri kötüdür. son ses müzik dinlemeyi sever. evlerinde buzdolabı büyüklüğünde hoparlörler vardır. cuma ve cumartesi gecesi yan komşu sabaha kadar parti veriyor olabilir. bundan kimse rahatsız olmaz, bu tip şeyler normalidir. tembel, her daim yaparız modundadır. özel sektörde çalışma saatleri çok ağır, tatilleri yok denecek kadar azdır. restoranda bir çorba söylediğinde başka kimse yoksa bile 20 dakika beklemen olasıdır. az maaşı vardır ama mutludur. penceresi, kapısı olmayan evde yaşar yine mutludur. belediyecilik diye bir şey yoktur. ana yollar temizken arka sokakları çöp götürüyor olabilir. yağmur yağdığında mexico city’de bile en işlek caddede ufak göller oluşabilir. geneli çevreci değildir, sağa sola çöp atar ama bunlara ters olarak her yerde park, bahçe vardır. hayatında hiç görmediğin kadar polis görürsün. polisler pick-up arabaların üstünde ellerinde ağır silahlarla gezer. uyuşturucu kartelleri polisle kanka, askerle düşmandır. uyuşturucunun döndüğü köylerde en kalitelisinden 1 kilo marijuanayı 50 usd ye alabilirsin. aldıktan sonra da hayatını riske atarsın. otostop yapan yabancıyı arabaya almayı sever. ispanyolca bilmesen bile senle konuşur, anlatır da anlatır. şifreli futbol maçlarını internetten kırıp izler. yeni doğan çocuk hem anne hem babanın soyismini alır. yabancıya yardımı sever, türkleri sever. bir yerinde kar yağarken diğer yerinde hava 40 derece olabilir. çoğu yerde şehirler arası ulaşım olması gerektiğinden pahalıdır. internet her yerde vardır. iletişim sektörü pahalıdır. hizmet sektörü berbattır. ülkede bankamatik eksiği vardır. her daim bankamatiklerde kuyruk görürsün. çoğu hükümeti sevmez ama siyasetle de ilgilenmez. siyaset ve eğitime varana kadar bir çok şeyin amerika’nın kontrolünde olduğuna inanır. ham petrolü amerikaya gönderip onlardan işlenmiş olarak geri satın alır. evde yemek yapmaktansa genelde sokaktan yemeyi tercih eder. tacosun 20 çeşidini yapar. et yemeyi sever. evlerinde içi gerekli, gereksiz porselen ve kadehlerle dolu vitrinler görebilirsin. apartman hayatını değil, müstakil evde yaşamayı sever. evcil hayvan dostudur. muhtemelen bir köpeği vardır ya da daha önce olmuştur. metro, otobüs, dolmuş, sokak, cafe nerede olursa olsun öpüşen bir çift görebilirsin, sevişkendir. erkekler maço gibi görünse de evde kadının sözü geçer. kadınlar çok çalışır. ülke genelinde dilenci yok denecek kadar azdır. serenat yapmak halen yaygındır ve kızlar buna bayılır. gece hayatı çok hareketlidir. ev partisini sever. sigarayı zararlı bulup marijuanayı tercih eder. meksika’da her şey mümkündür. hayır diye bir şey yoktur. evet vardır bir de hımmmmm…. evet, olabilir vardır. onlara göre zaman kavramı değişiktir. kimine göre gideceğin yer yürüme 5 dakikayken kimine göre aynı yer yarım saattir. o sebeple meksika zamanı mı normal zaman mı lafını çok duyarsın. her şeyi yarın yapmayı severler. her şey yarın yapılır. eve ayakkabıyla girer. yaşam alanları titiz birisi için kesinlikle temiz değildir. inşaatı tam bitmemiş, ev, restoran, yol görebilirsin ama herşey bitmiş gibi devam eder. yarım yamalak iş yapmayı sever. bölgeden bölgeye değişiklik gösterse de çok fazla gay barı vardır. taksi fiyatları bir şehirde aşırı ucuzken başka bir şehirde aşırı pahalıdır. çoğu katoliktir. metro ve otobüs seyyar satıcılarla doludur. halen sırrı çözülememiş piramitleri vardır. her köşe başında bir eczane vardır. parası olan eczane açabilir. ilaca düşkündür. bayrağa aşıktır. milliyetçidir. dünyadaki kötü imajını hollywood ve televizyona bağlar. korsan ürün satışında çığır açmıştır. korsan piyasa pazarının uyuşturucu ve petrolden daha fazla olduğu söylenir. her türlü reklamda yarı çıplak kadın unsurunu kullanır. su deposu satan mağazanın bile dışında bikinili kadın fotoğrafı görürsün. kahveyi sever, çay kültürü yoktur. onun yerine tekila ve mezcal vardır. ülke çin mallarıyla doludur. zengin kesimin alt tabakayla hiç işi yoktur, yan yana bile göremezsin. genci, yaşlısı seninle tanıştığında önce küfür biliyor musun diye sorar, bilmiyorsan da ilk başta onu öğretmeye çalışır.
O kadar korkulacak bir şeyin olmadığı ülke. Antreman kampı için gittiğimiz ülkeye insanların aşırı sıcak kanlı olmalarına tanık olduk nasıl mı ? Adres sormak isterken birden kendimizi kaktüsten yapılmış tekila ve esrar içerken bulduk.
''Benim garip ülkem amerikaya yakın, tanrıya uzak''. Ata sözü ile meşhur, acıyı seven teqila ile meşhur insanları sıcak kanlı olan ve basında ya da filmlerde bahsedildiği gibi çete olayları kol gezmeyen ülke. Kartel savaşları genelde kendi aralarındadır. ilginçtir ki bu suç örgütlerinin istedikleri anda hükümeti devirme güçlerine sahiplerdir. En güzeli bir zamanlar sevgilim olan dünyalar güzeli meleğim mexico ctiy de yaşaması. Kızları bizim türk kızları gibi değildir. Trip atmazlar oldukça problemi çözme odaklıdırlar. Zerafetli ve bakımlıdırlar ayrıca.