mekanı sahiplenme

entry1 galeri0
    1.
  1. son bir aydır içimdeki sahiplenme duygusunu nasıl tarif etsem ki şimdi. her genç iç mimarın başına gelir mi acaba.*
    yaptığım evi o kadar sahiplendim ki anahtarı sahibine vermiyorum. adam benden habersiz eve gittiği zaman ona sinirleniyorum. içten içe orasının benim olduğuna inandırmışım kendimi.
    proje ve şantiye esnasında her detayıyla ben ilgilendiğim için çok emeğim var orada çok. oyle diğer mimarlar gibi şantiyeye 15 dk uğrayıp gitmedim. sabah demedim gece demedim çalıştım.
    kimse bilmiyor gece 2 de paspas çektim ben oraya. kırılan avizenin parçalarını sardım bir gece. yere doğal taş döşedik olmadı söktürdüm. gündüz çalışmaları etkilemesin diye ustaya
    gece 11 de taş döşettim ben de başında. tek tek milimetrik taş döşedik biz. aklımdam zorum var evet. klozetini mi ben takmadım, ustalara yemek mi yapmadım. ulan yaptım da yaptım.
    sonra müşteri çat gidiyor. bana da haber vermiyor. geçen beni arıyor yatak ölçüsü neymiş de hizmetçilere nevresim aldıracakmış. oraya taşınıyor demek bu. nasıl yapar bunu. benim evime.
    gözüm gibi koruduğum canım evime. benim değil ama emeklerim hatıralarım orada. ya şimdi bu çok mu duygusal oldu.
    olaya şöyle mi bakmak lazım. işi yaptım paramı aldım, deneyimimi yaptım, network lerimi kurdum. önümüzdeki projelere bakmak lazım.
    olmuyor işte. biri ottomare dediğinde yüreğim kalkıyor benim. anahtarı da vermedim. adam da kibar gönder diye aramıyor.
    parayı istemek için bile aramıyorum. alacaklılar beni arıyor ben sallıyorum. evin sahibi beni arıyor paranızı ne zaman alacaksınız diye. arada ben rahat boşverin ya alacağımız para olsun
    triplerinde. işin özü buydu işte evi sahiplendiğim için onunla bağımın kopmasını istemedim. adam parayı gönderdi, ustalara dağıttık. iş bitti sadece geriye benim anahtarı vermem kaldı.
    onu da güneşli bir günde ....
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük