rusya 'da 23 ayrı nazi çetesinin oluşmasını sağlayacak kadar etkili bir dille yazılmış, ardından orada yasaklanmış kitap. kitabı okuyan herkes führer'in davasında ne kadar haklı olduğunu anlayacak, kitabın yazıldığı dönemin almanyası ile(nazi öncesi) günümüz türkiye'si arasındaki benzerlikleri fakedecektir.
' adolf hitler - kavgam' orjinal ismi.
almanya' da yasaklanmış bir kitap olması sebebiyle orada yaşayanların türkiye'ye geldiklerinde görüp şaşırdıkları kitaptır. " nasıl ya? " sorusu çıkar iki dudak arasından.
adolf hitler hakkında kulaktan dolma bilgilerle yetişmiş bir insanın okuması gereken bir kitaptır. elbette hitler aşırı derecede ırkçıdır ancak ne kadar ileri görüşlü biri olduğunu anlamak da bu kitabı okumak ile mümkün olabilir. siyasetin ne olduğunu anlatmıştır kendisi ve o dönemdeki yapılamayan siyasetle karşılaştırmıştır. ki anlattıklarının şu yıllardaki hallerden farkı yoktur. gerçekten doğru, saf, bilinçli bir şekilde anlatılmıştır. aşırı alman yanlısı olduğunu hemen hemen her sayfada bastıra bastıra söylemeyi de geçmemiştir. bir insan ırkını bu kadar mı ayırır dersiniz, ayırmıştır. ancak ne kadar ileriyi gördüğü de bir o kadar doğrudur. ileriyi görmek mi denir buna orasını aslında çok bilemem ama o dönemde öyleyse şimdi de hiçbir şey değişmemiştir diye de yorumlanabilir tabii.
ön yargılarla okunmadığı takdirde bir çok değişik düşüncelere gark eder insanı. ama ön yargıların kenara bırakılması, bu güne kadarki siyasi düşüncelerin unutulması, ve o zamanki almanya nın içinde bulunduğu durumun düşünülmesi gerekmektedir. türkiye ile çok benzerlik bulursunuz kitapta anlatılan o zamanki almanya arasında. ayrıcada bir siyasi görüşün nasıl da güzel bir şekilde kitlelere anlatılabileceğini açıklar size.
Hitlerin Kavgam isimli Türkçeye çevrilmiş tamamen Şahsına Ait "Über Deutchland" davasını anlatan eseridir.
Tahminim Nasyonal Sosyalist Alman Gençlerine Okutuluyordu bu kitap.
Düşünüyorum, acaba başarsaydı davasını, Türkiye'ye de girer miydi?
Bildiğim ve taktir ettiğim ise yahudileri sünnetine bakıp toplama kamplarına gönderirken, müslümanız diyenlere askerlerin dokunmadığı. (kelime-i şehadet getirtiyorlarmış yada benzeri bir 2.test)
Şaka bir yana işini tam yapmasını dilerdim. Olmamış nasip işte!
Bi saddama kızarım israile yolladığı füzeler boş çıktı diye
(Kimyasal başlık filan var diyorlardı Hani Iraka ilk müdahale sebebi ya! garibim sadece karadan karaya füze gönderdi)
Bi de Hitlere kızarım Avrupayı boşa kavurdu icraat yok diye...
führer'in davasını anlattığı- ve ben bu davasında onun haklı olduğuna inanıyorum- kitabı.
edebi bir değeri yoktur, hitler de bir edebiyatçı değildir siyaset adamıdır netekim. ayrıca bu kitabı okurken zamanın almanyasının günümüz türkiyesinden farklı olmadığı gerçeğini gözümden kaçırmadım.
adolf hitlerin cezaevindeyken yazdığı günümüz türkiyesine bire bir uyan ve kesinlikle okunması gereken bir başyapıt. seversin sevmessin orası benim için önemli değil ama okumalısın.
emre yayınları tarafından basılanı ve kenan yalıntaş tarafından çevirisi yapılanı mümkünse alınmamalıdır. almancanız varsa almancasını okuyun, ingilizceniz varsa sayfa sayfa google'dan almanca-ingilizce çeviri yaparak okuyun. daha iyi olur.
ulan nüremberg türkçe'de nürnberg olmuyor mu? augsburg da yanılmıyorsam oagsburg gibi acayip bir şekilde çevrilmişti. habsburglara falan girmiyorum. sonracıma neler neler, pehey.
dolf hitler bu kitabını ceza evinde dostu olan (bkz: rudolf hess) yazdırmıştır.
hayatını, siyasi görüşlerinin oluşumundaki etkenleri, yahudiler hakkındaki ilk fikirleri ve bu fikirlerinin hangi yönde, nasıl geliştiğini,neden bu düşüncelerinin oluştuğunu, savaş anıları da dahil olmak üzere kişisel anılar çoğunlukta kaleme alınmıştır.
Bir çanta dolusu elbise ve çamaşırla Viyana'nın yolunu tuttum, içimde sarsılmaz bir irade vardı. Babam elli yıl önce kaderini zorlamayı başarmıştı. Babam gibi yapacaktım. Ama ben "adam" olacaktım, memur değil. (Kavgam, Bölüm. 1)
Babama saygı ile bağlanmıştım, annemi ise sevmiştim. (Kavgam, Bölüm. 1)
Nihayet on dört on beş yaşıma geldiğimde siyasetten bahsedildiği sıralarda Yahudi kelimesini duymaya başladım. Bu sözler ben de az da olsa bir itiraz etme duygusu uyandırıyordu. Mezhepler dolayısıyla çıkan kavga ve çekişmeleri gördüğüm vakit içimde nahoş hisler kabarıyordu.
Almanla Yahudi arasındaki farkın sadece dinler arasında olduğunu zannediyordum. Hatta sürekli zulümlere hedef olmalarını, din (arkına veriyor ve bu yüzden de kendilerine antipati beslemiyordum.
işte kafam bu düşüncelerle dolu olarak Viyana'ya geldim. O günlerde Viyana'da iki milyon kişi yaşıyordu ve bu nüfusun iki yüz bini Yahudi idi. işte ben bunun farkında değildim. ilk günlerde gözlemlerim ve düşüncelerim, yeni değer ve fikirlerin giriştikleri hücuma pek o kadar karşı koyacak kuvvette değildi. Nihayet içimde ağır ağır sükûnet ortaya çıkmaya başladığı ve bu hummalı hayaller açıklığa kavuştuğu sıralarda, Yahudi meselesi ile burun buruna geldiğim an ki, etrafımı çepeçevre saran dünyaya çok daha dikkatli bakmaya başladım.
Yahudi meselesi ile karşılaşmamdaki şekil bana pek hoş gelmedi. Ben o sıralarda Yahudi'yi sadece başka bir dine mensup bir kimse olarak kabul ediyordum. Dini çekişmelerden ve dini inanışlardan çıkan her türlü düşmanlığı, hoşgörü ve insaniyet adına daima kınamaktan da kendimi alamıyordum. Bu arada Viyana'nın Yahudi aleyhtarı basının tutumu da bana medeni bir milletin örf ve geleneklerine yakışmaz gibi geliyordu. (Kavgam, Bölüm 1)
1912 yılının baharında Münih'e gittim, Sanki yıllarca orada .oturmuşum gibi şehir bana hiç yabancı gelmedi, incelemelerim beni defalarca bu Alman sanatının merkezine götürmüştü. Münih bilinmezse Almanya görülmüş sayılamayacağı gibi, Münih tanınmadıkça Alman sanatı hakkında da bir fikre sahip olunamaz. (Kavgam, Bölüm 4)
Siyasi sebeplerden dolayı önce Avusturya'yı terk ettim. Habsbourglar Devleti için mücadele etmek istemiyordum. Fakat milletim ve imparatorluk için her an ölmeye hazırdım. 3 Ağustosta Kral Üçüncü Louis'ye bir dilekçe sundum ve Bavyera alayına girmek lütfunun benden esirgenmemesini talep ettim. Hiç şüphe yok ki o günlerde özel kalem daireleri pek meşguldü, işte bundan dolayı, hemen ertesi günü, isteğimin kabul edildiği haberini ve bir Bavyera alayına müracaat emrini alınca pek çok sevindim. Birkaç gün zarfın da ancak altı yıl sonra sırtımdan çıkaracağım üniformamı giydim işte benim ve her Alman için şu ölümlü hayatın en unutulmaz ve en yüce zamanı bu suretle başladı. (Kavgam, Bölüm. 4)
tamamen hitler'i psikopat gibi gösterip, sözde yahudi soykırımını sanki varmış gibi ortaya çıkartmak amacı ile yazılmış ve o günden beridir tüm dünyada israil güdümlü basında reklamı yapılmış kağıt parçası.
adolf hitler in çocukluğundan, eğitim gördüğü yıllara, münih e gelişinden siyasi olaylara katılışına, savaş döneminde yaptıklarına ve arkadaşlarıyla beraber kurdukları partinin gün geçtikçe nasıl da dikkat çekip, 7, 13 ,120 derken salon almayan bir kitle tarafından takip edilmeye başlandığını anlatır. kitap kalın sayılabileceği için en az bir haftanızı ayırıp okumanıza değmez, derim.