sadece 'belki kanserim' dedi, amerikan basını 'kanserli' diye manşet attı. bu kadar sağlıklı bir adam kanser olamaz diyenler reklam yapıyor diye düşündü. sonra anlaşıldı ki bu bir şüpheydi ve kanser değildi. açıklamayı babasıyla yapmak zorunda kaldı, dünyayı ikna etmeye çalıştı. ne kadar başarılı oldu tartışılır.
gerektiğince tedbir almıştır fakat takdir-i ilahi'nin yansımasıdır ki kanser olduğunu düşünmektedir..tabi bunu duyan bazı vatandaşlar 'Mehmet Öz bile kanser oldu o halde sigaraya devam' diyecek kadar mutlulukla karşılamışlardır..
kanser olabileceği açıklandıktan sonra milletin bir garip hallere büründüğü adam. lan sanki kanser denen illeti adam buldu, şunları şunları yapmazsanız yakalanırsınız ehihi dedi, şimdi adamda kanser riski bulununca "doktor bey nabeeer?" diyen adamlarla doldu ortalık. o değil biri kanser olunca geçmiş olsun falan denir, bu garibime diyen de yok. herkes "beyler, ne yediğinizle alakası yokmuş, yumulun yemeklere!" şeklinde geziyor ortalıkta. çok ilginç bir yere doğru gidiyor insanlık.. 13 ağustos 2010 gecesi kıyamet kopacak..
neyse, acil şifalar kendisine.
gönül rahatlığıyla sigara içmeme devam ettirdiği için teşekkürü bir borç bildiğim adam. artık ölsem de gam yemem. bir de burdan kendisine acil şifalar diliyoruz.
sen en sağlıklı yaşayan dünyanın en ünlü doktorlarından ol ama kanser gibi illet bir hastalığa yakalan.
kader!
çok geçmiş olsun üstada,allah acil şifalar versin.
(bkz: rakı içen öldüde su içen ölmedi mi?) **
bağırsağında rastlanan kitlenin ardından kanser şüphesi üzerine 'her şeyi doğru yaptım. nasıl böyle olur anlamıyorum' gibi bir açıklama ile beni şok eden doktor. hayat o kadar adil değil doktor bey, maalesef arzuladığımız şekilde tecelli etmiyor.
öncelikle geçmiş olsun. bir bakıma şaşırmadığım bir durum oldu başına gelen. çevreme baktığım zaman nerde sağlığını ciddiye alıp yediği içtiğine dikkat den biri görsem onda bir rahatsızlık çıkıyor. ama düzensiz yaşayan insanlara bakıyorum.
bir şeyleri yok( olması için söylemiyorum kimseye olmasın,nazar değmesin).
doktor değilim haddim değil ama sanki düzenli yaşam uğruna kendini kontrol altına alma insanları psikolojik yönden huzursuzluğa itiyor. bu huzursuzluk da bir yerden sonra fiziksel bir rahatsızlığı beraberinde getiriyor.galiba takmamak gerrekiyor her şeyi.
şimdi insanlar kansere yakalanmasın, kilo almasın, bilmem ne olmasın diye yaptığı onca program ve yazdığı onlarca kitaptan kazandığı parayla iyi bi tedavi görebilir. geçmiş olsun.
şimdi çoğu kişinin aklında aynı şey var : "bu adam bile kansere yakalandıysa, dedikleri şeyler demek ki işe yaramıyor."
kanser denen kontrolsüz hücre bölünmesi bir sürü etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor. mehmet öz, insanların kansere yakalanmaması ve kanser etkenlerinin en bilinenlerine önlem almaları için kitaplar yazdı, televizyon programları yaptı. kendisinin de bilmediği bir sürü etken var ve onun kansere yakalanmış olması onu kanserle savaş konusunda haksız hale getirmez.
kontrolsüz ve cahil bir şekilde eleştiri yapmak hoş bir şey değil. biraz nesnel olmak gerekiyor.
doc oz show'un bitip bitmediğini düşündüren bir şekilde siyaset meydanına konuk olmuştur, konuk olması ile ali kırca'nın syn öz'ün bütün yaz türkiye'de olduğunu da duyurmuştur. yoksa sezon arasında mıdır doc oz show?