kendisi büyük üstad makamında ''büyük israil ve dul kadının çocukları'' vaadi için ant içmiş, israil büyük locası tarafından türkiye nin kontrolü ve düzeni amacı ile görevlendirilmiş bir mason evladıdır.
1 seneden fazla bir süreden beri içeri tıkılamaması bu sebeptendir. neredeyse ülkedeki tüm bürokrat, politikacı ve asker kendisinin içeri tıkılamaması için çaba sarfetmiş lakin adaletten kaçamamıştır.
bütün dünya dergisinin temmuz 2011 sayısının kapağında yer alan cümlesiyle gözlerimin dolmasına, kalbimin ezim ezim ezilişini hissetmeme sebebiyet vermiş bilim adamı:
milletvekili olmasına karşın hapisten çıkmasına izin verilmeyen ergenekon zanlısıdır bir sıfatı da bugünlerde.
şimdi doğru mu yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum. ama içimde kalmasın söyleyeceğim. bana kalırsa, sabahat tuncel vakasından sonra mehmet haberal ve mustafa balbayın hapisten çıkarılmaması çok doğru. çünkü sabahat tuncel vakası zaten insanlarda adalete karşı çok büyük bir yara açmıştı. tuncel, bildiğiniz üzre terör örgütü faaliyetlerine karıştığı için hapisteydi. hapiste iken bir şekilde millet vekilliği için başvurdu. bu bile zaten çok büyük bir otorite boşluğu bence. nasıl olur da bir insan hapiste iken milletvekili olmak için başvurabilir? vekil olmak bu kadar mı ayağa düştü? ya da 70 küsür milyonluk vatanda sabahat tuncel e kadar insan kalmamış mıydı? ama yine de tebrik etmek lazım. böylesi büyük bir otorite boşluğunu yakaladı kadın, çıktı hapisten. bu bence keskin bir zeka işi. neyse konu bu değil. şimdi onu övdüğüm de sanılmasın.
dediğim gibi tuncel olayı zaten insanların içinde adalete karşı büyük bir yara açmıştı ve halkın susturulan veya duymazlıktan gelinen büyük bir kesimi bu olaya çok tepki göstermişti. chp ve mhp gibi partiler de bu dönem aynı otorite boşluğunu kullanmaya çalıştılar. ama bu sefer olmadı. bir önceki seçim döneminde serbest bırakan adalet, şimdi " otur aşşaaa " dedi vekillere bir nevi. belki bir önceki dönem bu şekilde hapisten kurtulan tuncel düşünüldüğünde haberal ve balbay` a haksızlık yapıldı. ama karar yerinde benim için. bu saçmalık bir kere daha tekrarlansaydı, ne benim ne de benim gibi düşünen (ki onlardan çok var eminim ) insanların, adalete güveni kalmayacaktı. şimdi en azından içimizden " adaletin değirmeni yavaş döner ama en iyi sonucu verir " diyoruz.
Hapiste olduğu halde, nasıl olsa kurtarırız seçilirse diyerek seçim listesine alınmış, seçildikten çıkamamış ve ülkeyi karıştırma planlarını başarıyla yürütmüşlerdir.
Genel Başkanları seçimden önce hukukunun üstünlüğüne inandığını beyan etmiş, seçimden sonra kimseyi şaşırtmayarak yine çark etmiştir. Ergenekon terör örgütüne üye olmaktan tutukludur, hakkında bir hüküm verilmemiştir.
son 20 yillik mecarasini , hayatini bilemem, kendisine istinat edilen suclar icin dogru yada yanlandir da diyemem, ama adam gibi doktordur.cok zor ve hayati tehlike iceren bir ameliyatla kardesimin dogumu saglamistir, hemserilerine her zaman elinden gelen yardimi yapan biriydi , benim orda yasadigim donemde zonguldaklilar arasinda sevilir ve itibar edilirdi.
babasını ve annesini son kez göremeden toğrağa vermiş doktor milletvekili.
ulan adam hitler olsa anasını son kez görmeye hakkı var. bunu niye bu adama reva gördünüz. yazık değil mi..
hele ki sen başbakan...
daha 1 sene öncesinde valideni kaybettiğinde gözlerinden yaşlar akmadı mı. sen annenin son döneminde sarıldın ona hiç olmazsa, ama bu zavallı adam annesine sarılmayı bırak göremedi bile.
bir insana kin duyabilirsiniz ama siz de bir insansanız saygı duymayıp acısına kardeş olabilirsiniz.
ana ulan bu ana...
keşke bütün bunları daha önceden düşünseydi, sanki adam buluşş yaptıgı için ortaçag mahkemesinde sanık, adam bildigin darbecilikten sanık, rejimi yıkmaya çalışmaktan, başbakan ecevit i öldürmeye çalışmaktan sanık, bu kadar insan hakkı istegide gözlerimizi yaşartıyor!!!
darbecilerden sadece biri.
ulan insan sırf kesesi dolmuyor , kendi istediği parti seçilmiyor diye darbe yapmaya , kumpas kurmaya çalışır mı? binlerce kişinin hayatıyla oynar mı? yazık değil mi? o na göre değil.
hangi doktor veya doktorların kendisi hakkında "kıpırdarsa ölür" diye rapor verdiğini çok merak ettiğim komedyen. adam, anasının cenazesinde kıpırdamaktan değil kıkırdamaktan ölüyordu...
gülme krizine girmesi sinirlerinin bozuk olmasıyla savunuluyor. valla umrumda değil, ister güler, ister ağlar kendi bileceği iş. lakin, kemal kılıçdaroğlu ve deniz baykalın da mı sinirleri bozuk acaba? o kahkaha krizi sinirden gülmek şeklinde görülmüyor pek??? baya baya liseli muhabbeti gibi, biri anan zaaaa mı dedi acaba?