derslerinde '' hepiniz kalacaksınız hıhahaha '' bakışlarını sıkça yapan ege üniversitesi bölüm başkanı.
dersleri interaktif geçer. soru-cevap şeklindedir. öğrencilerin derse katılmasını da sağlar lakin sınav zamanı iş değişir yorum sorularıyla öğrenciye puan vermez, acımaz, bırakır. dersinden 150 kişi içerisinde 3-4 kişi geçer. suçlu kim oluyor bu durum da tabi ki öğrenciler.
kimya bölümü'nün azılı öğrenci bırakıcısıdır. gözünün yaşı dahil her türlü acındırma nesnesine karşı son derece dirençlidir. kafaya koymuşsa sınıfta bırakır. kafaya takmışsa ömrü billah geçirmez.
ulu insan, yüce profesör, karakter abidesi, mezuniyet sonrası özlenen nadir hocalardan mehmet yürekli'nin yaş haddinden emekli edilmesi sebebiyle meydana gelen boşluğu, bilgi birikimi, makale altyapısı veya ortaya konan bilimsel çalışmalar sonucu değil, başka alternatif kalmamasından ötürü kendisi doldurmuştur.
şimdi beni de bıraktığı için arkasından konuşuyor zannetmeyin, doğrular bunlar.
fi tarihinde yazılmış saçma sapan 26 kat integralli ve sonunun nereye gittiği anlaşılmayan konularla bezeli, tüm içerikte okunup anlaşılan cümlelerin sadece atom teorileri, siyah cismin ışıması ve harmonik osilatör olduğu bir kitabımsı nesne, tahtalar dolusu karalamaların bu sayfalarda yazanlar ile birebir aynısı olduğu, herhangi bir anlatım ögesi içermeyen, sağlam temellerle kanıtlanamayıp ıvırın zıvırın varsayımlarla ihmal edildiği eften püften bir ders olan kuantum mekaniği hocasıdır kendisi. öyle ki ortak yapılan final sınavında dersi alttan alanlarla birlikte 300'den fazla öğrenci sıraları doldurmuştur. dönem mevcudu ise 90 kişidir. (bkz: ali sami mode on)
yaz okulunda dersi açmaz hocamız. sebebi bilinmez. imza toplayıp dekana götürmeye de kimsenin totosu yemez. çünkü dedim ya takarsa ömrü billah geçirmez.
fakaaaaat... bu dünya sultan süleyman'a bile kalmadı. uzak diyarlardan bir armağan hoca geldi ki... temiz yüzlü, öğrenci dostu, alanında uzman, efendi, hoşsohbetli armağan hoca. allah yolunu da, bahtını da açık etsin. tuttuğunu altın etsin armağan hoca.
armağan hoca bir geldi, kuantum mekaniği'ni bir anlattı ki, einstein görse gözleri yaşarırdı iddia ediyorum lan. her türlü teoremi 250 sayfalık integralle, fi, nü, beta, gama, psi ile değil, adam akıllı makul yollarla ispatlayan pratik bir zihne sahip armağan hoca. aylar boyu bir halt anlamadığımız dersin, kitabını yazacak duruma gelmiştik. eee; hoca var, hoca var. herkes hoca olur ama herkes hoca olamaz. anladın sevgili balcan?
duyduk ki, armağan hoca'nın üstüne gitmiş sonra, "sen sınavda kolay soruyorsun, o yüzden herkes yüksek not alıyor" diyerekten. doğru mu bilmem. doğruysa 300 adamın günahı boynuna balcan'ın. öğrenciyi dersten bırakmayı misyon edinenler, elbet ilahi adaletle bir gün tanışacaktır. bak güzel söz oldu yazın bunu.
son 2 paragraf; bu 1:
mezun olup iş hayatına atılınca gördük ki, fizikokimya sadece termodinamik'in 3 kanunundan ibaret, kimse de açıp bakmıyor bu nedir diye. kuantum mu? kimsenin umursadığı yok. sen uğraş dur psi'lerle integrallerle. harmonik osilatör'ü çöz 3564 varsayımla ihmal ettiğin parametrelerle. hepsi boş. bilim dünyasının en tırtovski dersini veriyorsun.
bu 2:
senin helal edecek hakkın yok da; bende çok var. onca zaman öylesine geldik gittik. para harcadık. zaman harcadık. emek harcadık. yine de bir babalık yapmadın. ısrarla cevabı olmayan sorular sordun, not vermedin, acımadın bıraktın. bak burayı iyi oku; sana hakkımı helal etmiyorum. gün olur da bir gün düşersen önümde, üzerine basa basa biri geçecek ya hani; hah işte o benim.