Mehmet AKiF PAŞA, (1787 Yozgat 1845 iskenderiye)divan şairi. Doğduğu kentte özel öğrenim gördükten sonra bir süre Çapanoğlu Süleyman Beyin divanında kâtiplik yaptı. Divan-ı Hümayun kâtipliğinde bulundu. Önemli memuriyetlerde çalıştı. Vezir rütbesiyle Hariciye ve Mülkiye nazırlıklarına getirildi (1835-1837). Tanzimat Fermanındaki ilkelere benzer hükümler ilân etmek isteyen II. Mahmutu, padişahlık hukukunun sınırlanacağı gerekçesiyle önlediği söylenir. Abdülbaki Gölpınarlı ve Prof. Ali Nihat Tarlan, yenilikçi edebiyat akımından yana olduğu savına karşıdırlar. Namık Kemal de Baharı Danış önyazısında dilimizde bir çığır açmak istediğini, ama en özen gösterdiği yapıtında bile Acem geleneklerinin arkasından gittiğini belirtir. Adem Kasidesi ve torununun ölümü
üzerine hece ölçüsüyle yazdığı Mersiye en bilinen şiirleri arasındadır. Yapıtları: Münşeat-ü Eşar-ı Akif Paşa (1843, istanbul), Tabsıra (1882, Un Diplomate Ottoman adı ile Fransızcaya çevrildi, 1892).