şehir kırosu avlama şirketi. bunlar genelde şehirde yaşayan ama hiç bir şey bilmeyen sik kafalı kişileri kandırmak ya da üniversiteye gittiği halde cümle kuramayan sikik bölümlerde okuyanları avlamak ve kandırmak içindir.
bu şirkette çalışanları ya da size bunun için gelenleri yapmanız gereken, tam çenesinin altında gıdığının arkasında bir boşluk olur ya, heh işte tam oraya aparkat koymanızdır. bir süre sersemler. o sırada kafasından aşağı çamaşır suyu dökün.
garip bir saadet zinciri. bir hafta önce (çaylağım o zamanlar) liseden arkadaşım sefa aradı. sefa aynı zamanda da askerlik arkadaşımdı. birkaç senedir görüşmüyorduk. aradı "gel çok özel bir şey konuşacağız" dedi. "tamam dertleşiriz, eski günleri yad ederiz hem" dedim. sefa da benim gibi 76 doğumlu, bilgili, genel kültürü tavan yapmış bir insan. gittik bir cafe bulduk, oturduk kahve söyledik, nargile söyledik. sonra "napıyon, ne ediyon" ile başladık. 15-20 dakika konuşup güldükten sonra cafeye giyimleri düzgün iki tane top sakallı lavuk geldi. yaşları bizden daha ufak. 25-30 yaş arası dallamalar. "sefa abi merhaba falan" bana da selam verdiler. sonra konuyu açtılar. dediler ki "böyle böyle size internet sitesi satalım". "internet sitesi işin görünen kısmı" falan. "çevreniz geniş mi?" tarzında sorular da sordular. biri sorular sorup beni ikna etmeye çalışırken diğeri laptopu çıkarttı ve slayt gösterisinden bir takım şeyler izletti. sonra maddi durumuma girdiler arkadaşım sefa da beni ikna etmeye çalışıyor. "tamam ulan ne kadar?" dedim. zarf atıyoum halbuki. 600 dolar dediler. param yoksa bankadan kredi falan da çekebilirmişim. sonra kendime geldim hemen. dedim bunlar beni dolandıracaklar. iyi ki bir tamam dedik ya vazgeçtikten sonra bir ısrar bir ısrar anlatamam. ben sinirlenince cafenin içinde sefaya da adamlara da bağırınca "tamam tamam sakin olun sessiz olun falan" dediler. çektim geldim eve. aptallar.
lan sakın bu dolandırıcılara kanmayın. uyanık olun.
Sayesinde 1 koyup 100 aldığım süper firma. Herkese tavsiye ediyorum şu anda audi 'ye biniyorum, takım elbiseyle geziyorum, kuluplerden fotoğraflar atıyorum her gece ve face biomda mega holdings'te çalışıyor yazıyor. itibar ve imtiyaz sahibi oldugumu söylememe gerek yok sanırım. Yani arkadaslar paranız varsa borsaya dolara altına yatırmak yerine buraya yatırın. Gerçekten çok memnun kalacaksınız.
Bir arkadasim 3 sene once bu ise girerken benide cagirmisti. Ben yapmam deyip cekilmistim. O arkadasim suan residance dairede tek kaliyor ve altinda arabasi var. Ben bile sasiriyorum. Yapan yapiyor.
üstte (dünün entrylerinde) görüldüğü üzere belirli periyotlarla hep aynı hesaplardan övülen yalan dolan dolu dolandırıcılık ağı.
belirli aralıklarla bazı tasmaların sökülüp "hadi arkadaşlar sosyal medya çalışması yapıcaz. herkese audiye biniyorum dicez. sonuçta bir şeyi çok söylersek olur. evrene mesaj bık bık" denildiğine inanıyorum.
hakkında gerekli uyarılar bu başlıkta onlarca kez yapılmış oluşum.
satış yani insanları kandırma becerisi üst düzey olan herkesin para kazanabileceği holdings ancak bu beceri her 10 kişiden 1'inde ancak oluyo bu yüzden mega holdingse girenlerin %%90'ı hüsran yaşıyo.
genelde ağzı iyi laf yapan tipler gelir size, saçma sapan bir site kakalamaya çalışırlar. bunu da öyle organize bir şekilde yaparlar ki, inanırsınız. genel ortamları üniversitelerdir.
üye olsanız kazanır mısınız? eğer ikna yeteneğiniz güçlüyse, çevreniz genişse, ağzını iyi laf yapıyorsa kazanırsınız. ama o saadet zincirine dahil ettiğiniz herkesi de kandırıp, dolandırdığınızı unutmayın.
Bu şeyi açan (site diyemiyorum) mega holdings'i savunmak için uzun uzun yazılar yazan bir kardeşimiz.
Ve Dr. Şeref Menteşe beyefendi,
Biz bir ürünü beğenerek kullanan kişinin başkalarına tavsiye etmesi ile ürün satışı yapıyoruz yanında da site kurulum eğitimi veriyoruz diyor...
Aynı soruyu tekrar soruyorum,
Eğitim verdiğiniz binlerce insan var, bu insanların siteleri nerede?
Arsızlığın, utanmazlığın bu kadarını pek göremezsiniz. insan zihni üzerine çok ilgi çekici bir örnektir mega holdings.
ilk kez, bu tür işlerle ( web sitesi, teknoloji vs. ) hiç uğraşmayan hatta pek bilgisi de olmayan kuzenimden duymuştum.
-Ya kozmik böyle böyle bişi varmış. Geçen bi arkadaş dedi. Çok para kazanıyoz falan dedi. Nasıl bişey o sen biliyosundur.
+Abi şimdi ilk kez duydum da bu dediğin bildiğin saadet zinciri. Bulaşma deyim ben sana. Olayı tam anlamadım ama hiç bulaşma.
Sonrasında bulaşmadı bizim kuzen de.
Geçtiğimiz yıllarda yarım dönem beraber okuma fırsatı bulduğum bir arkadaşımın da facebook'unda uzunca bir süredir aşağıdaki gibi yazılar paylaştığını gördüm.
Dedim ki "vaayy helal olsun bak, biz diyoduk bi şirket kurmak lazım falan diye adam heralde buna girişti. Konferanslar seminerlere falan katılıyo. Start up olcak heralde"
Neyse bu olay bu şekil devam etti. işte aynı etiketler altında farklı elemanlarla falan fotoğraflar. Hayır şimdi tipleri de görüyorum. Yani tamam start up'ın yaşı yoktur ama türkiye'de 30 küsürlerde yapılır genelde. Ulan elemanın yanındakiler 18-19 yaşında tüy bıyıklı tipler. Allah allah dedim nasıl bi iş yapıcaklar falan.
Sürekli böyle takım elbise giyinmeler falan. ( Askerden geldiğimden beri giyiyorum o nalet şeyi. ) Google'a "güzel kişisel gelişim sözleri" yazılarak bulunmuş söz paylaşmalar falan.
Sonra lan dedim bu işte bi sıkıntı var. Çocukla üniden sonra da hiç konuşmamışım falan. Açtım facebook'unu bakıyorum neler paylaşmış kimler beğenmiş falan. Krallll , Adaammmm etiketleri ile beraber bi elemanı etiketlediğini gördüm. Sonra baktım bu elemanın profiline Mega Holding'de bilmem neymiş adam. Neymiş la bu mega dedim. baktım zamanında kuzenimin bahsettiği tırıvırı.
Hay dedim sizin beyin damarlarınızı eşşekler yalasın.
Olum manyak mısınız böyle şeylere para kaptırıyonuz. Kafanız mı güzel ya. Sizi büyütürken ananız babanız süt yerine sıvı sabun mu içirdi size ?!
Bakayım ne zaman bu saçmalıkları bırakıp adam akıllı bir iş arayışına giricek. O zaman geri gelicem bu başlık altına sözlük !
iki tane arkadaşımla birkaç yıl önce başımdan geçen bir olayı aktarayım,
bu iki arkadaşımdan birisi rus ve bu arkadaş üni öğrencisiydi, diğeri moldovalı ve lise mezunuydu. bir gün moldovalı olan beni aradı, dedi böyle böyle bir iş var gel biraz konuşalım. oturduk bir cafede sohbet ediyoruz. rus olan arkadaş laptopundan seminer fotoğrafları vs gösteriyor, bmw mercedes gibi araçları olan adamların fotoğraflarını gösteriyor güya bu adamlar benim arkadaşların bir seviye üstündekiymiş.
moldovalı arkadaşım diyor "bak şimdi burada çay kahve içiyoruz ama aynı zamanda çalışıyoruz böyle rahat bir iş" neyse bir ton anlattılar vs. en son dediler 750$ verip bir web sitesi alarak başlayabileceğimi ve her bulduğum kişi için komisyon falan alacağımı söylediler. şimdi ben programcılığa dair pek bir bilgi sahibi değilim bu yüzden bu arkadaşlara site için soracağım çok soru yoktu. ama işin ehli olan birisi çok teknik sorular sorup benim bu arkadaşları piç edebilirdi.
velhasıl kelam, her ne kadar bu işin saadet zinciri olduğunu anlatsam da, boş bir iş olduğunu, sadece para kaybedeceklerini anlatsamda bu slav arkadaşları oltaya getirmişlerdi.
çok uzun zamandır hiç görüşmedik sonuç ne oldu bilemiyorum ama yanıldığımı zannetmiyorum.
2-3 gün önce bir arkadaşım telefon açtı.
Çokta samimi olduğum biri değildir, yani özellikle buluşmuşluğumuz yoktur da ortam gereği bazen denk geliriz.
Kendinden emin ve heyecanlı bir ses ile;
- Efendim
- Naber nasılsın
- iyilik sen ne yapıyon.
- iyi ya bizde işte koşturuyoz.
(Kısa bir sessizlik)
- Ya bak sana ne diyecem? Ben çok güzel, çok karlı bir iş yapıyorum şu an ve senin de bu işin içinde olmanı istiyorum. Tam senlik bir iş!
- Allah Allah hayırdır ne işi?
- Akşam bahçelide şu mekana gelir misin? Detaylı konuşalım.
- Gelmesine gelirimde merak ettim ne işi, biraz bahsetsene?
- Geldiğinde konuşuruz, tam senlik bir iş ya, hiç kafanı takma çok para kazanacağız çok eğleneceğiz. Akşam ben ordayım sen gel mutlaka.
- Tamam gelirim görüşürüz.
Aşağı yukarı böyle bir konuşmadan sonra, akşam olunca biraz merak, biraz şaşkınlık içinde düştüm yola. “Benlik iş ve çok para” “Ben”, “para”, “çok para benlik iş”, “para çok iş benlik”, “iş benlik para çok” diye sayıkladım yol boyu.
Sonra kendime daha keskin sorular sormaya başladım.
- O arkadaşı ne kadar tanıyordum?
- Çok az.
- Bana niye böyle bir iyilik yapsın?
- Niye yapmasın, belli mi olur.
- Parayı buldum mu acaba?
- inşallah.
- Araba olarak ne alırım?
- BMW 320
- iş?
- Bırakırım
- Ankara?
- Terk ederim
- Sevdiklerin, arkadaşların?
- Tanımıyorum
- Yazlık?
- Hayır
- Dünya turu?
- Evet
Az buçuk heyecanda yok değildi, en kötü ihtimal bir şey yazma işi veya senaryo işidir falan dedim.
Ve nihayet sabahları havuzun kenarında muhteşem hazırlanmış kahvaltı sofrasından sadece bir tane zeytin alıp “acelem var çıkmam lazım” dedirtecek kafeden içeri girdim.
Hemen gözlerimle arkadaşımı aradım.
“Heyy” diye bi ses geldi bir masadan. Çevirdim kafamı o tarafa. işte orda.
3 kişi oturmuşlar. Benimkinin ve yanında oturan kişinin önlerinde kâğıtlar var, bazı broşürler var. Karşılarında ise yorgunluktan bitap düştü düşecek bir kızcağız.
Gittim oturdum yanlarına, kısa bir selamlaşmadan sonra şöyle cümleler duymaya başladım.
“Bak tam senlik bir iş”, “bence kaçırma bu fırsatı”, “biz sana yardımcı olacağız”, “düşünecek bir şey yok”, “biz bir aile gibiyiz”….
Kızda;
“Ya ben yapamam, bilmiyorum” falan diye reddetmeye çabalıyordu. Bu sırada gözüm önlerinde ki kağıtların üzerinde ki bazı şekillere takıldı.
Böyle üçgenler, bazı sıralamalar, üçgenin başında bir isim yazıyor, altlarında başka isimler...
Birden gözlerim fal taşı gibi açıldı “yoksa” dedim, “yoksa…. illuminati!!!”…
Tek gözler, çizgi filmlerin içlerinde ki gizli “Sex” yazıları, Rockefeller başkan, Layd Gaga, Katy Perry başkan yardımcısı, yuvarlak masalar, maskeli toplantılar…
Falan diye düşünürken, ibre* döndü bana!
Hoş beş kısa bir sohbetten sonra, kız müsaade isteyip kalktı.
Kızın arkasından “vizyonsuz” dediler.
Ben vizyonluyum! Cumartesi Pazar demem karanlık taraf için her şeyi yaparım. Sübliminal mesajlar veririm, duvarlara üçgenler çizerim, sürekli bir gözümü kapatarak gezerim. V.b.
Ama…
Ama her şey buraya kadarmış. Gerçekleri duyunca yıkıldım
Başladılar anlatmaya; “1000 dolar + KDV’ e yakın para vereceksin (hainler hala dolar diyorlar), sonra gideceksin, insanlar bulacaksın onları da sisteme girmeye ikna edeceksin, onlar sisteme girdikçe sen para kazanacaksın???
- Ama o arkadaşı ne kadar tanıyordum?
- Hiç.
- Bana niye böyle bir iyilik yapsın?
- Ya bu devirde kim kime iyilik yapar.
- Parayı buldum mu acaba?
- Allah sağlık versin gerisi boş
- Araba olarak ne alırım?
- Şimdikinin neyi var, ayağımı yerden kessin yeter.
- iş?
- işsizlik olmuş %11 saçmalama
- Ankara?
- Sokakları denize çıkmasa da seviyoruz seni Ankara
- Sevdiklerin, arkadaşların?
- Onlar benim canlarım
- Yazlık?
- inşallah
- Dünya turu?
- Gez dünyayı gör Konya’yı demişler….
biz üniversitede iken bunlarla çok eğlenirdik. alay ederdik goygoy yapardık. facebook kapak fotolarına böyle sikim sikim slogan fotoları koyarlar, 5 yıldızlı otellerde 300 kişi toplanıp kahvaltı yapıp sonrasında havuz başında M pozu verirlerdi. geçen bir arkadaşım sordu çevremizdeki tüm bu megacılar kaybolmuş beyler. tamam devam edenler az buçuk belli ama o fotolar, level atlayanlara yazılan tebrik mesajları, mega mega mega yazıları yok. network bilgilerini de silmişler.
hayırdır bunlar neden geri çekildi. devam edenler de dahil buna. bilgisi olan varsa yeşillendirsin.
en yakın arkadaşlarımdan biri bu batağa düştü.
ne dediysek dinletemedik, dolandırıcılar dedik, boka batarsın dedik dinletemedik..
gitti kayıt için 750 dolar verdi bankadan kredi çekip, parasıyla birkaç tatile, eğlenceye gitti.
bunlara kademe kademe atlayacaklarını ve ayda 25 bin lira aylık alacaklarını falan söylemişler...
ve yahut bizimki bize ne kadar terslensede en sonunda bu işi bırakıp bitirdiğini söyledi.