şehir içinde tıkanan trafikte kornaya deliler gibi hep beraber basıp durunca trafiğin açılamayacağının idrakinde olabilmektir.
yarım saattir abartmıyorum durmayan korna sesleri dinliyorum. şehir içindesiniz embesiller, evlerinde uyuyan çocuklar, hastalar, yaşlılar var, haftasonu dinlenen insanlar var.
Sanıldığı gibi teknoloji falan değildir. Davranış olgunluğudur. Adam teknolojik gücünü kullanarak bomba yapıp benim üstüme yağdırsa bunda medeniyetten söz edilir mi? Edilmez.
bizim insanımıza çok uzakta olan bir kavram. medeniyetten uzak kalmamızın bahanesi olarak da hep siyasetçiler, bürokratlar gösterilir ama biz birey olarak medeniyete adapte olabiliyormuyuz da üst tabaka o medeniyeti bize verebilsin.
bir yanda "medeniyetin insan tutkularının kontrol altına alınması" olduğunu savunanlar. öte yanda "uygarlığın tutkuları olabildiğince özgür yaşanması" olduğunu savunanlar. (can dündar-yarim haziran)
medeniyet tv karşısına geçip acunun programları ve bilimum akşam evde ne yiyeceğini bilemeden haftaya şu dizinin yeni bölümünde ne olacak ki diye bekleyip uyutulan insanların açlık sınırı altında adına asgari ücret denen bir fiyata çalıştırılması ve buna şükredin dene dene kanıksatıldığı, zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olmaya yüz tuttuğu, sözde insan haklarının olduğu ama hiç uygulanmadığı, parası olanın medeni, parası olmayanın medeni olamadığı bir kavram, anlayacağınız tek dişi kalmış canavar, insanların modern olacağım, medeni olacağım diye, başkalarını hakkını gözünü kırpmadan yediği bir sistem. medeni olmaya çalışırken, medeniyet kavramından uzaklaşa uzaklaşa, adına medeniyet denen şeyin anlamı olumludan olumsuza kaydı diyebilecek bir şey yok, medeniyetse herkes için olmalı sadece birileri için olmamalı.
hristiyanlığı evrenselleştirmek için ortaya atılan kavram. din yasa demektir. hristiyan avrupa, pavlus ile hristiyanlığı yasadan ayırmaya başladı. hristiyanlığı yaymanın sadece ideolojileştirme ile olacağını düşündüler. onu bir ritüeller zincirine dönüştürdüler, zina işleyen günahkâr olacaktı ama ona bir ceza verilmeyecek, para karşılığında cennetten mal satılacaktı. böyle bir dine de herkes girecek, tüm dünya hristiyan olacaktı. bu da batılı literatürde 'religion' mefhumu ile ifade edilir. religion, inançtır; arapça ed-din ise yasa. bu religion kavramını haçlı seferlerinde kullanıp başarılı olamayan avrupa, islam dünyasının gösterdiği direnç karşısında taktiğini yenilemeye gitti. bu kavramın yerini 'medeniyet' lafzı aldı. medeniyet, hristiyan dünyasını birleştirecek ve dünyanın geri kalanını etkileyecek bir yaşam - düşünce tarzı olarak tasarlandı. medeniyet, bir ideolojidir esasında. hristiyanlar baktılar ki religion kavramını kullanarak ilim ile ameli birleştiremeyecekler, medeniyet tasavvurunu ortaya attılar. hristiyan avrupa az evvel zikrettiğim mefhum tedavülde iken ''inandıkları gibi yaşamıyorlardı'' ama medeniyet tasavvurunun ardından insanlar sekülerleşecek ve böylece ''yaşadıkları gibi inanmak'' zorunda kalacaklardı.
kıssadan hisse: medeniyet, batının seküler dinidir. bizim kavramımız değildir.
bedri gencer'in şu makalesini okumanızı salık veririm:
medeniyet kisvesi asıl ilgilerimiz saklamak dışında bir işe yaramıyor. her ihtiyacımız olduğunda rafa kaldırılıyor. medeniyet dediğimiz bir yanılsamadan ibaret., bizler halen ilkel dürtüleriyle hareket eden hayvanlarız.bu ülkede öteki olmak patolojik bir hastalık mı? ilaçlar ve rakı geçmişi unutturabilir mi? yeri gelince hepimiz en vahşi suçları işleyebiliriz. hala evrilmiş olduğumuzu okuyor ve biliyor olmamız değişime olan inancımızı ne zamana kadar sürdürebilir?
insanın giyinmesi ile başlar ve asla bitmez. insana ait bir kavramdır. hayvanlar medeni değildir. onlar neyse odur. insan medenileşerek doğadan kopmuş ve doğasından kopmuştur. birtakım problemleri çözmüş ama her çözümü daha büyük bir problem ortaya çıkarmıştır. medeniyet problemleri çözmek amacını güden, fakat her çözümü yeni ve daha büyük problemler ortaya çıkaran bir kısırdöngüdür.
medeniyet; insanlıktır insana insan gibi davranılmasıdır, bir insanın diğer insanı aşağılaması, dışlaması değildir .medeniyet; giyim, kuşam, açıklık, kapalılık meselesi de değildir. medeniyet; insan olabilmektir çağın gerektirdiğince.