küllerini sözlüğe savurup yeniden canlanmasını beklediğimiz harbi yazar.
başlığına girdiğim entrylerden bir araba dolusu eksi yedim ama canı sağolsun.
keşke burda olsaydı da yine eksi yeseydim.
iyi bir yazardı. sözlükte farklı görüşe en iyi emsaldi. üzüldüğümü belirtmek isterim. başka bir nick ile görüşlerini tekrar bizimle paylaşması temennimdir.
ne çok sevmeyeni varmış diye düşündüğüm yazar.
ulan 10 gün önce bir entry girdik hala eksi alıyor. hani aklıma başka şeyler geliyor dicem ama yok yok değildir heralde.
tüm seri eksici ibnelere sesleniyorum. bu adam kaliteli yazıyor kardeşim.
eksilemezsen o inşaata kaçan topuna ameleler sıçsın.
derdi laik sistemdir. hemen hemen her gün yazıdıklarının içinde birkaç kez laik, laikcan, laikçi kelimelerini mutlaka kullanır, bu kelimeleri yazılarına katmadan edemez.
hayır, kendisi laik sistem karşıtı da olabilir, ama bu kadar da kafasına takmaması lazım, en azından sözlükte. ayırca arkadaş, bu kelimeleri o kadar çok kullanıyor ki hem de çoğu zaman gereksizce... bu seferde insanın aklına başka başak şeyler geliyor, bu sık sık yinelen mesnetsiz laflarının altında bir şey arıyor ve : "ulan acaba bu çocuğa küçükken laikcanlar diye adlandırılan kişiler bir şey mi yaptı da o'da şimdi sanal alemde geçmişin acısını çıkartıyor?" diye sormadan edemiyor?
kanımca, s.ktir etsin, kafaya takmasın, gezsin dolansın. hayatın tadını çıkartmaya baksın. siyasetin ve angaje edilmiş düşüncelerin insan hayatını ve ruhunu b.k edeceğini unutmasın!
ha bir de bıraksın artık bu laikçi, laikcan vs. sözlerini diyeceğim ama sanırım o devam edecek. neyse, geçmişinin acısını çıkartıp tatmin olana kadar sizlerde biraz sabrediverin kendisine.
yazılarını ilgiyle okuduğum -ilgi ile yazı okumak diye bi' şey olması- kendisi için hamur açıp mantı kapattığım, verdiği birbirinden senkronize ayarlarla -i dodint de do vallahi- gönlümde taht kurmuş, ayrıyetten bana kalbi kadar temiz bu beyaz sayfayı ayırdığı için gözümde bir damla yaşla öpücükler yollayıp börekler açtığım cancişim. aksdjaklsjdasd
şurdaki 3-5 kütüğü birbirine vurduğu zaman ses çıkacağını bilen, ama senkronizasyonu tutturamayacağını bilmeyen tüm yalakalar ve yalaka dostları adına geliyor;
bi' gidin bakın bakayım fethullah ele geçirmiş mi ülkeyi? ehe mehe!
kocaeli zirvesin de tanıdığım ve kişiliğine, yazarlık sevdasına, uludağ sözlüğe olan bağlılığına hayran kaldığım kaliteli insan.
sözlüğe ufakta olsa bir kırgınlığı bulunmakta.
umarım bu husumet sona erer de mdk kardeşimiz 47 numaralı formasıyla sözlükteki yerini en kısa zamanda alır.
yazılarını ilgi ile okuduğum, ayar verdiği kişilerin anlamsız böğürmelerine kulak asmamasını tavsiye ettiğim başarılı yazar-iyi yazar-hoş yazar. güzel yazılarının devamı dileğiyle.
google dan araştırılırsa sanırım ipuclarını alabileceğimiz bir seciye. (seciye kız ismi değil)
ne yazıyor google'da mdk için; mühendislik dekanları konseyi( şaka gibi değil mi?), başka, meşhur diyarbakır kadayıfları vs. ilginç. *
tabi insanın aklına olasılıklar getiriyor. mesela abuzer kadayıf vardı. o da doğu aksanıyla konuşuyordu. acaba güzide yazarımız burda bir mesaj mı veriyor? gerçi o filmde sibel turnagöl abuzer için; "ay şimdi bunun kesin ayağı kokuyordur" demişti. bakın nerelere kadar gidiyor. neyse sen de bunun farkına varmış olacaksın ki ne olur olmaz diye bir kütük sıra no da vermişsin nickine(47). çak o zaman çak çak çak. ***
uludağ sözlük'ün genel manada nasıl bi' sürecin içine girdiğinin en rasyonel kanıtlarından kendisi. ne diyeceğimi şaşırdım açıkçası. hayatı çok fazla uçlarda yaşayacağının sinyallerini verse de, ileride, "büyüdüğü" zaman aklını başına devşireceğini tahmin ediyorum. yoksa bugün yazdığı entrylerinden birinde gördüğüm; "oğlumun geneleve gittiğini öğrenirsem 3. sayfa manşeti olurum" lafının sağlıklı devinimlerini sergileyen bi' zekanın ürünü olduğuna inanmak çok güç. ahlak, örf hakkında sabahtan beri salık verdiği öğütlerini kendine saklayıp "nasıl insan olurum"a yönelmesi hem kendisi için, hem de hayatına karıştığı insanlar için daha mantıklı olacak.
haydi git şimdi başkalarının hayatına karış, haydi küçük mdk47!
cesaretine ve azmine hayranim. caylakligini firsat bilip arkasindan sevinc naralari atanlari gorunce ben sinirlenmeme ragmen kendisi gayet sukunet sahibi duruyor. belli gorusleri destekliyor diye birilerinin bundan rahatsizlik duymasi ne istir onu anlamak guc. kimilerine ozgurluk kimilerine prangalar. ne guzel istanbul be!