mazk şiirleri

entry67 galeri2 ses2
    26.
  1. Onun Annesi…

    Yine ve yeniden
    Defaten,
    Gözler önünde,
    Mucize gerçekleşir.
    Bir âlemden bu âleme
    Minicik bir bebek gelir.
    Ahh fakat ne çare!
    Misafir birazcık eksiktir.
    Adımını eksik atar,
    Eksik düşünür
    Eksik söyler, eksik bakar…
    Kurtlar sofrasında
    Bu yavru, böyle nasıl yapar?

    Ama sonra, birden,
    Yanı başında bir melek belirir.
    Büyük takas!
    Gerçekleşir.
    Anne ömründen vazgeçer
    Kalan günlerini,
    Minik avuçlara atar.
    Artık çocuğu için yaşar
    işte işte o zaman, insan
    Neden anne yaratılır
    Daha iyi anlar.
    3 ...
  2. 27.
  3. Bahar Gelecek

    Takılma sen oyunbazların alıkoymasına
    Hiç duyar mı gafil şafağın çağıran sesini!
    Bırak küçümsesinler attığın o adımları
    Görmez körler tohumun toprakta yürümesini.
    Bigâneler yorgun halini beyhude zannetsin.
    Onlar ne bilir gayeye koşmanın neşesini!
    Yalnızlık, gurbet… Söyle gönüle dert mi bunlar?
    Milyonlarca kardeşin bekliyorsa nefesini.
    Hesapda bırak onları, çıkarıp toplasınlar
    Kaybetsen de ne olur? Allah görüyorsa seni
    Baharlar geliyor baharlar! Doğudan, batıdan
    Güller laleler dolduracak bak bütün zemini.
    Ve sonra, sımsıcak mevsimler duyacak masumlar
    Bir dünya olacak ki tertemiz ve yepyeni.
    Biz ilkbaharları bekleyip görmesek ne çıkar?
    Mezarlarımız gül kokacaksa değer vallahi!
    3 ...
  4. 28.
  5. Öğretmenim

    Öğretmenim!
    Modelim, rehberim.
    Ellerinizden, minnetle,
    Şükranla öperim!
    Çok müteşekkirim
    Ben şimdi sizin gibi
    Eğitim neferi öğretmenim!
    Teşekkür ederim, benim öğretmenim!
    2 ...
  6. 29.
  7. Teselli

    Mazlumu güldüren biliyorum ben değildim
    Yere düşen bayrak ellerimde yükselmedi
    Sert rüzgârlar oldu ki zaman zaman eğildim
    Geldiğim yerlerden bahar ne acı gelmedi

    Farkındayım bed düzeni değiştiremedim
    Nesiller gözyaşını mendilimle silmedi
    Bilmem ki kaç defa, Ya Allah, bismillah dedim
    Ah iradem tökezledi, sonu hiç gelmedi

    Fakat ümitsiz değilim, var bir tesellim
    Zalim ki hiçbir zaman bana dostum demedi
    Tamam, gayretlerim öksüz hedeflerim yetim
    Ama ezilen adımı ezenlerle bir demedi
    3 ...
  8. 30.
  9. Kilis

    Bu gün içim pır pır
    Gökyüzü de inadına sanki masmavi
    Ve hava gelen bahar kadar sıcak
    Resül Otman beni çağırır,
    Şeyh Muhammet’teki tepe
    Tepedeki zeytin gölgesi
    Şimdi seyretmek güzeldir Kilis’i

    Çocuklar oynuyor Çamlık’ta
    Yüreğim sanki onlardan biri
    Kırlangıçlar da gelmiş bak üstelik.
    Ya şu iğde kokusuna ne demeli…
    Söğütlü dere beni çağırır
    Zeytinlerin bitmeyen yeşilli
    Akpınar’daki çınar gölgesi
    Şimdi gezmek güzeldir Kilis’i
    1 ...
  10. 31.
  11. Bu gün

    Doğduğum yeri,
    teni, aileyi
    Ben seçmedim…
    Irkımı ve dinimi
    Vallahi
    Önceden
    Görmedim.
    Özür dilerim
    Yıllarca
    Çok önemsedim
    Meğer bakarken
    Kapalıymış gözlerim
    Annem Hava
    Babam Âdem
    işte kimliğim.
    Öncellik insan
    Bu gün öğrendim
    Ve elhamdülillah
    Bu gün büyüyüp
    Bu gün yüceldim
    2 ...
  12. 32.
  13. Gidesim var

    Havada uzun yol kokusu
    Benimse alıp başımı
    Gidesim var.
    Bilmediğim yerlerde,
    Tanımadığım insanlarla
    semaverden çay içip
    Laflayadım var.
    garip gelir belki size
    Pınar başında bir ağaca
    Hamak kurup, aylarca
    Kitaplar okuyasım var.
    “Gezmek için yaban yahşi
    Ölmek için memleket” demiş şair
    Vatanımda ölüme razıyım amma
    Şimdilik gurbette
    Biraz kalasım var.
    3 ...
  14. 33.
  15. YARA

    taze kalsın acın!
    bırak kan aksın.
    öldürmesin,
    Ama sakın! sakın!
    kabuk da bağlamasın

    dediğimi dinle
    aklında kalsın.
    soğutursan yaranı, unutursan
    tekrar geldiklerinde anlarsın!
    ki kuralıdır gelir alışan
    emin ol , bu sefer
    ayağa kalkamazsın
    1 ...
  16. 34.
  17. sahip

    yağarken üstümüze
    dertler, belalar.
    atılırken gövdemize,
    nefretle gerilmiş oklar.
    kapatılıyorsa üstümüze
    herkese açık kapılar...
    lutfediliyorsa payımıza
    ayrılıklar,yollar
    ve biz,
    yine de öylece bekliyorsak,
    sakin duruyorsak.
    zannetme ne korkak,
    ne de deliyiz.
    sadece şunu biliriz
    kâbe’nin değil
    develerin sahibiyiz
    1 ...
  18. 35.
  19. Dipten gelenler…

    Kolay değildi ki yaşadıkları
    Aşağılardan diplerden geldiler.
    Başlarında ayak izleri
    Ellerinde günah lekeleri
    Ezildiler, ezdiler
    Ağır ağır yükseldiler
    Boyunlarında muskaları
    Yalancılık, hesapçılık.
    Hatıralarında hep canlı
    Geldikleri yer sert ve karanlık
    Mecburen açık duran
    Pençeleri varsa, bundan.
    Keskin ama kırıksa tırnakları
    Yıllarca çok zorladıklarından
    Güce, paraya
    Sevimli bir fino gibi
    Kuyruk sallar, yaltaklanırlar
    Ona güvenir ondan korkarlar
    Sahibi geçtik haşa
    Allahları sanırlar
    1 ...
  20. 36.
  21. bedbaht

    yine niye gelir ki bahar?
    neden duyulur?
    parkta çocuk, dalda kuş cıvıltıları.
    kim dinler bu şen şarkıları?
    bankta nişanlılar dillerinde gelecek planları
    masalları, hikâyeleri, mutlu sonları…
    allah’ım bir bana mı görünür?
    acılar, sürgünler, gözyaşları.
    bir ben mi duyarım
    ağlayan günahsız çocukları?
    bir beni mi üşütür
    zalimlerin soğuk zindanları?
    bir ben mi tutarım mazlumların yasını?
    ahh! bir ben mi meyusum bu alemde
    bir ben mi bedbahtım?
    yoksa herkes mi yalancı?
    dünyada acıdan başka şey var mı?
    3 ...
  22. 37.
  23. KiM

    hıncahınç kalabalıklardan
    sinsi adımlarıyla
    gelip de yanında duran,
    herhangi bir insan...
    kim?
    yalnız kaldığını zannettiğin
    Issız tenhalarda
    zehirli gülüşü ve hoşmedileri yalan olan...
    seni karşılayan
    kim?
    bir cenin gibi doğup korkularından
    efsunlu nefesiyle gelip kulağına
    her dilden şarkılar fısıldayan,
    cüzzamlı yüz, tuhaf gülüş
    vaadi lüks ve makam olan
    kim?
    şuh bir dilberin dudağından
    yol bulup seni saran
    kibir tohumlarını kalbine atan
    ve alkışlarda adını çağıran yılan
    kim?
    gündüz gölgende yer bulan
    gece siyah elleriyle düşlerini saran
    kim?
    ateşe dönmüşse ensen odur orda dolaşan
    artmışsa kalbinin ritmi odur tempoyu tutan
    “ben, ben” diye davullar çalan
    öfkelendiğinde aklını yerinden alan
    kim?

    oysa apaçık düşmanken
    aldandı mı ona insan?
    eyvah!
    yoksa yine mi kazandı
    şeytan?
    1 ...
  24. 38.
  25. mazk reis cumhuriyetini kurmuş burada.kolay gelsin.
    2 ...
  26. 39.
  27. Duygulandiran siirlerdir.

    Vay amk adam sozlukte ozerk bolge ilan etmis, basligi tekeline almis, insaat icin alan parsellemis. Ben de diyorum bu mazk nedir.
    3 ...
  28. 40.
  29. Hata yaptiran siirlerdir.

    Basliga kendi siirimi ekliyim dedim 3 moderator, 11 yetkili agzimi burnumu kirdi. Neymis burda sadece mazk siirleri olurmus, benim okumam yazmam yok muymus, gidip sozluk yazarlarinin siirleri benzeri 44 basliga neden yazmiyormusum.

    Tamam kardesim kizmayin. Yazmiyorum tamam, sakin.
    3 ...
  30. 41.
  31. Zaman

    Önce,
    Mutlu etmek için birini
    Mutlu olmak gerektiğini
    Bildiğini bilirim.

    Sonra
    Gözlerimde hüznü sorup
    Sebep olduğunu unutup
    Şaşırmana şaşarım
    2 ...
  32. 42.
  33. Öyle mi?

    Şaşarım bu hayatta olup da
    Bela, kaza, acı ile
    Sınanmak istemeyene.
    Cihanın ummanına dalıp
    Islanmadan çıkacaksın öyle mi?
    Şaşarım bu dünyada yaşayıp da
    Sıkıntı ya da refah saatini
    Hiç durmayacak sananlara.
    Bulduğun bu mekânı, bir gün her şeyiyle,
    Bırakıp gitmeyeceksin öyle mi?
    Âdem’in oğluysan ve hala yaşıyorsan
    Önce şunu bileceksin
    Bu gün dert, yarın neşe badesi senin için.
    Gecenin saçlarını, gündüzün bakışlarını
    Ebedi yakalayacaksın öyle mi?
    1 ...
  34. 43.
  35. Hudud

    Hududun ve huduttakilerin ezelden kaderidir bu...
    ilk sen hissedersin belayı.
    ilk sen duyarsın gelen tehlikenin ayak seslerini.
    ilk senin kapını çalar acılar, ölümler, ayrılıklar...
    ilk sen bakarsın düşmanın gözlerine…
    Sınırda çocuk bulamazsın.
    Erken büyür, çocuk kalmaz çünkü serhaddin çocukları...
    Bayrağın bez parçası, vatanın kuru toprak olmadığı ninnilerde söylenir kulağına…
    Tam emniyetin ne olduğunu asla öğrenemezsin.
    Bir gün gelir illa Muhacir olursun.
    Anılarını, insanlarını ve geleceğini bilinmezlik çıkınına sarar yola çıkarsın…
    En önemlilerini seçip alabilirsin yanına ancak.
    Bir şeylerden hep vazgeçer hep geride bırakırsın
    Bu yüzden hudut boylarındakiler hep yarım insanlardır.
    Gittiğin her yerde yabancı her zaman farklı...
    Ve kaderin garip tecellisi.
    Asla sınırdan çok uzaklaşamazsın.
    Hududun ve huduttakilerin ezelden kaderidir bu...
    ilk sen hissedersin belayı.
    ilk sen duyarsın gelen tehlikenin ayak seslerini.
    ilk senin kapını çalar acılar, ölümler, ayrılıklar...
    ilk sen bakarsın düşmanın gözlerine…
    2 ...
  36. 44.
  37. devran

    çıkar yükseğe gökdelenler
    ve inadına toprağa yakın kalır kulübeler.

    çiçeklerle gelen bahar,
    kara kış ve sarı sıcak ve yaz ve kurak.
    bir gün ansızın kapın çalınacak.
    bazen de bekle ha bekle!
    gelmez o rahmet
    bu kadar mı uzak?
    say bak istersen, üstümüzden kaç kere
    yıldızlar, bulutlar geçti, geçecek!
    bebekler gelecek üst katta ikişer, üçer.
    doğurgan anneler alınlarından öpülecek.
    alt katta hüzün, baba gelmeyecek, ocaklar sönecek.
    evler içinde ev, yalanlar içinde yalan söyleyenler
    yar kâkülüne harap gönül dizenler.
    ah bir yerde gencecik hayatlar bitecek.
    üşüyenlere inat yananlar,
    ağlayanlar, ağladığına yananlar.
    dünyadan kaçanlar, dünyaya kananlar.
    burası bir cümbüş, burası garip panayır,
    rengârenk insanlar içlerinde acayip âlemler.
    hepsi ve daha neler neler…
    uyan dostum uyan,
    bunlar var ya bunlar,
    biz varken de oluyor, biz olmasak da olacak
    bu kadar önemseme bak kendini!
    tek gerçek var, tek gerçek!
    bizle ya da bizsiz,
    bu devran böyle geldi
    böyle gidecek.
    1 ...
  38. 45.
  39. HAN
    kapıdan girip şöyle sırayla
    büyük handan içeri baktılar
    hepsi kendi garip dillerinde
    yalan şarkılar mırıldandılar
    ........
    günleri bitirdiler ard arda
    sorsan yine de çok durmadılar
    burası han burası bir pazar
    ya aldattı ya da aldandılar
    akşam, gurbet ve nihayet gece
    yolcular uykulara daldılar
    2 ...
  40. 46.
  41. Semender

    Ateşler kar etmez onlara
    Hepsi bir semender olmuşlar
    Atiden söz edip yorulma
    Zamanı çoktan unutmuşlar
    Şöhrete, paraya, makama
    Ezelden oruca durmuşlar
    Akıl, mantık bilirler ama
    Ta kalplerinden vurulmuşlar
    ...............................
    Çoktan bengisuyu kanmışlar
    0 ...
  42. 47.
  43. Dünyada adalet yok diyorsun
    Bence ölümü unutuyorsun.
    4 ...
  44. 48.
  45. Ölüm var ölüm, unuttum mu?
    Bak durmuş saatim kurdum mu?
    Küheylan çatlarsa koşmazmış
    Ölmedim yoksa yoruldum mu?
    0 ...
  46. 49.
  47. Önde korkunç denizler olsa
    Peşimizde zalim bir ordu
    Eğer rehberimizse Musa
    Buluruz elbet yolumuzu.
    0 ...
  48. 50.
  49. Günahlarım dağlar misali aşılmıyor.
    Geçitlerim çığla kapalı açılmıyor.
    Dertli yakarışlar kurtarır ancak beni
    Fakat dil utançla kilitli açılmıyor
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük