şebnem ferahın 10 numara şarkılarından biridir... ayrılık acısının, birine gözü kapalı inanmanın ve kör kütük aşık olmanın doğuracağı olumsuz sonuçları en güzel anlatan alternatif rock parçasıdır.
şarkının Şebnenim duygularından doğduğu gerçeğini hatırlarsak suha yavuz'a hem küfredip hem teşekkür etmemiz gereken şarkılardan biridir (diğerleri için "kelimeler yetse..." albümünü dinleyiniz...)
türkiye kentlerinde pek sık görülen bir kaldırım çeşidi ve bu kaldırımda oynanan arcade türü oyun.
bu muthis zevkli oyun yagmurlu havalarda veya karlarin erimeye basladigi vakitlerde sokakta oynanir. eger kaldirim taslari da uygunsa, hangi tasi secerek yolunuza devam edeceginize karar vermeniz gerekmektedir. tas seciminde temel unsur, taşlarin etrafindaki boşluklarin dolu olup olmadigini kestirmek veya taşın , alti su dolmuş bir tarafinin diger tarafindan yukarida olup olmadigini gözlemlemektir.
ilk başlarda kolay gibi gözüken bu oyun, eger yorgunluk verici bir günün ardından oynanmak zorunda kalınırsa, hatta vakit tam is çıkışı saatine denk gelmiş ve sokaklar çok kalabaliksa, gayet zor, sinir bozucu ve mayinlara yakalanma olasılığı yuksek bir oyun haline dönüşür. mayına yakalanırsanız, taşın altında bırakmış sulu çamur parçalarının pantolonunuzda bırakacağı ilginç bir desen ödülünüz olacaktir.
sebnem ferah ın mükemmel şarkılarından sadece biri. bir kadının ağzından dram öyküsü dinler gibi dinlersiniz şarkıyı adeta. hem gücün hem acizliğin karışımıdır bu şarkı. konserde dinlerseniz daha bi vurur, içinize işler, o an yaşadığınız duyguları unutamazsınız.
yine aynı, yine aynı şebnem ferah şarkısı. bir şarkısında da kendini bulsun, bir şarkısında da büyümüş, olgunlaşmış bir kadın olsun. en azından öyle gözükmeyi becerebilsin. ama yok olmuyor. -16 bunu istiyor. çünkü turkish teenage böyle sever. şarkılardan nasihat almayı sever, sil baştan başlamak gerektiğini şarkılarda fark eder. kendi beyni bu kararları üretemez çünkü. ama olsun, onlar için her zaman bir şebnem ferah vardır. kırk yaşına geldiğinde de -16 için şarkılar yazmaya devam edecektir. bu kitlenin asi odalarının duvarlarını posterleriyle süslemekten ileriye de gidemeyecektir.
"ulan!" diye başlayıp kinimi kusmak istiyorum ama sevenleri çok. üzülüyorum sonra.
msn de rakip tanımadığım oyun.
ayrıca listemdeki bi arkadaşımla henüz 1 kere bile oynamayadığım oyundur. 2 tarafa da "arkadaşınızdan yanıt bekleniyor" diyor ve öyle bekliyor. biri yardım etsin delirecem.
mayın tarlasında bir adam sevmişim aşk sanıp da
soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmışım
aşk filmlerinde olur ya işte öyle sevmişim
sonunda bedenim sağlam bulunmuş yüreğim paramparça...
oldukça eski ve sade görünümlü bir oyun. Karelere bölünmüş ekranda amaç saklı mayınlara denk gelmemek. Eğer tıklanan kutuda 1 rakamı çıkarsa o kutuyla komşu bir kutuda mayın olduğu anlamına geliyor. Eğer rakam 2 ise o zaman yakınlarda 2 mayın var demek oluyor. Eğer mayının olduğu kutuya tıklanırsa oyun sona eriyor.
Bu oyunun en güzel tarafı her bilgisayarda kendiliğinden yüklü olması. Oyuncu eğer bir kutuda mayın olduğundan eminse mouse'un sağ tuşunu kullanarak o kutuyu bir bayrakla işaretleyebiliyor ve tüm mayınları işaretlediğinde de oyunu kazanıyor.
windows wista versiyonuyla hayal kırıklığı yaratmış yıllardır vazgeçemediğim oyun. daha parla ve gözalıcı olmuş oyun, birsürü gereksiz animasyon katmışlar. oyun hızlılık ve bağımlılık kavramını yitirmiş artık oturup mayın tarlası gelmiyor insanın. yılların eskitemediği bir oyun için yazık diyoruz insanın tekrar windows xp kurası geliyor.