maximilian carl emil weber

entry44 galeri0
    44.
  1. modern devlette liderliği bir azınlığın ayrıcalığı olarak tanımlayan sosyolog. bununla ilintili olarak, demokrasi ve parlamenter rejime karşı olmaması bir yana, çağdaş toplumlarda klasik anlamda bir demokratik anlayışın egemen olamayacağına, nefes alamayacağına inanır.
    0 ...
  2. 43.
  3. sosyolojiyi, toplumsal eylemi inceleyen bilim dalı olarak tanımlar.

    (bkz: toplumsal eylem)
    0 ...
  4. 42.
  5. Weber'e göre, siyaset yapmanın iki yolu vardır. Ya siyaset için yaşanır ya da siyasetin sırtından yaşanır. Siyaset için yaşayan kişi onu terimin en geniş anlamında yaşamanın amacı durumuna getirir; çünkü hem iktidarı elde bulundurmakta bir doyum yolu bulur hem de bu etkinlik ona ruhsal dinginliğini bulmak ve hayatına anlam kazandıran bir ülküye hizmet ederek kişisel değerini ortaya koymak imkânı sağlar. Bir ülkü için yaşayan her ciddî insan bu derin anlamdan ötürü bir bakıma bu ülkü sayesinde yaşamaktadır.

    Siyasetin sırtından yaşayan meslekten siyaset adamı tam anlamıyla bir arpalıkçıdan ya da ödenekli memurdan başka bir şey olamaz.
    1 ...
  6. 41.
  7. --spoiler--
    Weber, Kapitalizm ve Protestan ahlakı arasındaki münasebetleri araştırırken, Protestanlığın ve
    Kalvinizmin bir alt dalı olan Püritenizm’deki ilahi takdir öğretisiyle karşılaşmıştır. Bu öğretiye göre bir Hıristiyan kulun cennette gidip gitmeyeceği daha dünyada iken ilahi olarak takdir edilmiştir. Bu takdir, açıkça bilinemez fakat bunun bazı göstergeleri ya da karineleri vardır. Bunlara dikkatle bakılırsa bir Hıristiyan kendisinin affedilip edilmediğini rahatça anlayabilir. Bu karinelerden en önemlisi bir Hıristiyan kul zengin ise ve bu zenginliğini sefahete harcamıyorsa, zenginliğiyle diğer din kardeşlerine iş imkanı sunuyorsa, kimsesiz fakirlere yardım ediyorsa, kısacası zenginliğini aynı zamanda hayır işlerinde de kullanıyorsa o Hıristiyan ilahi takdir gereği Tanrı tarafından affedilmiştir, o cennete gidecektir.
    --spoiler--
    0 ...
  8. 40.
  9. türkiye'de şerif mardin'in çalışmalarına da ilham vermiş, center-periphery (merkez-çevre) konusunda iyi çalışmalar yapmasını sağlamış sosyal bilimci. bu konuda şüphesiz işin içine bürokrasi, rasyonalizasyon ve iktidar gibi kavramlar işine girer tabi. ama esas olarak rasyonalizasyon konusu center-periphery ilişkisinin belirlenmesinde önem sahibidir
    0 ...
  10. 39.
  11. 38.
  12. işletme yönetiminde klasik yönetim akımı içerisinde bürokrasi yaklaşımının babasıdır. yasal yetki üzerinde durmuştur. çalışanlar arasındaki informal ilişkileri göz ardı etmiştir.
    (bkz: bürokrasi yaklaşımı)
    1 ...
  13. 37.
  14. sosyolojinin toplumsal yapılardan değil, insan eylemlerinden yola çıkması gerektiğine inanmış ve yöntem konusunda sosyologların çalışmalarına objektiflik ilkesini getirmiştir. Almanya doğumludur. ve birinci dünya savaşını sonlandıran versialles antlaşmasın'da almanyanın temsilcisi olarak bulunmuştur.
    0 ...
  15. 36.
  16. toplumların gelişimlerini din ve ekonomi bağlantısıyla açıklamış olan klasik sosyologlardandır. en önemli eseri "protestan ahlakı ve kapitalizmin ruhu" dur. hiç bir dine inanmayan weber yeryüzündeki tüm dinleri araştırmaya çalışmış ve kapitalizm ile ilgili açıklamalarda bulunmuştur. karl marx ne kadar antikapitalist bir niteliğe sahipse weber de o kadar kapitalisttir demek yanlıştır. ayrıca toplumları gelişimleri açısından sınıflandırmıştır. bu sınıflama klan-boy-özler-derebeylik-imparatorluklar-ulus şeklindedir. otorite ilişkilerini de ele alıp açıklamalarda bulunmuştur. geleneksel otorite-yasal otorite-karizmatik otorite şeklindedir. geleneksel otorite daha çok krallıklar da, aşiretlerde ve imparatorluklarda karşımıza çıkar. bilmem kim ağa. ii. luis vs örneklerdir. yasal yada modern otorite ise demokratik toplumlarda belirli bir özelliğe bağlı olarak iktidarı ele geçire kişilerdir. karizmatik otorite ise sıkıntılı ya da sancılı dönemlerde ortaya çıkan hiçbir meşru yanı olmayan ve halk tarafından destek gören kişilerin statüsüdür.
    0 ...
  17. 35.
  18. statü kavramına önem vererek politik osyolojinin gelişimine katkı sağlayan heidelberg li filozof.
    0 ...
  19. 34.
  20. sınıf, statü ve parti kavramlarını marxist teoriden çıkarak daha da bir aydınlatan alman sosyolog. nitekim marx'a göre, bir kişinin 'sınıfı' onun üretimde nerede yer aldığıyla ilgili iken (üretim araçlarını ellerinde bulunduranlar/bulundurmayanlar - bir diğer manada burjuvalar-proleterler) , weber'e göre bireyin toplumda hangi sınıfa ait olduğu aynı zamanda statüsüyle de (babanızın profesör olması, babasının işçi olduğu bir arkadaşınızla farklı statüde olduğunuzu gösterir- sosyal bağlamda sınıftan ayrılır.) ve ayrıca parti kavramıyla da (bir bireyin toplum içerisinde hukuki haklarını bilebilirliği onun sınıfını belirler, babanız işçi olabilir ancak alman sosyalist işçi partisi'nin başındadır.) bu şekilde tabakalaşma modellerine açıklık getirir. karışıktır, uzun uzadıya karşılaştırılması sayfalar sürebilir..
    0 ...
  21. 33.
  22. kesinlikle günümüz türkçesi ile değil osmanlı türkçesi ile okunmalıdır. çünkü çevirilerdeki uzun cümleler konsantrasyonu dağıtıyor ve verimi düşürüyor. uzun cümlelerden kastım kelimelerin tam karşılığının bulunmaması sebebiyle yapılan açıklamalar.
    0 ...
  23. 32.
  24. Alman düşünür, sosyolog ve ekonomi politik uzmanı. Modern antipozitivistik sosyoloji incelemesinin babası olduğu düşünülür. Sosyolojiyi metodolojik olgunluğa ulaştırmıştır.

    Weber, siyaset sosyolojisi ve eğitim sosyolojisi alanında yaptığı araştırmalarıyla da tanınır. Marx'ın sınıf temelli çözümlemelerinin yerine statü kavramını getirmiştir. Bürokrasi üzerine çalışmalarıyla tanınır.
    0 ...
  25. 31.
  26. liberalizmin babasıdır.karl marx ile altyapı üstyapı polemiğine girmiştir.Onun üzerinden prim yapmıştır aynı zamanda saint simonu da gözüne kestirmiştir ama aziz simon çok da fifi demiştir kendisine
    0 ...
  27. 30.
  28. emperyalizmim dolaylı kurucusudur. romantik milliyetçilerin ülkelerine iyi para kazandırmasının yolunu bulmuştur.
    0 ...
  29. 29.
  30. heidelberg de uzun süre kayın pederinin verdiği villada yaşamış. önemli eserlerini burada kalame almış ve öldükten sonra evini heidelberg üniversitesine bahşetmiş politolog.
    0 ...
  31. 28.
  32. 56 yaşında zattürreden ölmüş alman sosyolog.
    0 ...
  33. 27.
  34. karl marx gibi, max weber de büyük bir alman sosyologudur.marx in dediği gibi ekonominin dini belirlemesinin aksine, dinin bazı hallerde ekonomik yapının oluşumunda büyük rol oynadığı söylemistir. bazı batı avrupa ülkelerinde kapitalizm oluşmasında, protestanlığın ve özellikle kalvinizm in büyük etkisi olmuştur. yani karl marx in aksine,weber ekonomiyi din oluşturur veya oluşturabilir, demiş oluyor. böylece marx ın iddiası tersine dönmüş gibidir. bugün bu konular hala incelenmekte ve weber de çeşitli şekillerde tenkid edilmekte ise de, ilim aleminde yarattığı hayranlık o kadar büyüktür ki, kılı kırk yaran alman titizliği ve yüksek ilmi dehası ile yazdığı eserlerin daha uzun süre etkilerini koruyacağı anlaşılmaktadır.

    Weber, din sosyolojisinde her zaman iki sorunun cevabını birden araştırmistir. bunlardan birincisi: bir milletin ekonomik sosyol bünyesi hangi ölçüde kendi dini üzerinde etkili olmaktadır? ikinci soru: tek tek dinler, bu arada özellikle evrensel, büyük dinler, ekonominin ve toplumun şekil almasında ne gibi etkiler yapmışlardır? her din, weber in deyimi ile bir iktisadi, sosyal ve ahlaki görüşü, zihniyeti geliştirmektedir. bu zihniyet ve ahlak daima ilgili din tarafından tayin edilmektedir. mesela bir hindu dini, hıristiyanlık ve islamiyetten tamamen farklı olarak insanları etkilemektedir. dini saikler insanların hareket tarzına etkili olan en üstün kudretlerdir. dinlerde saklı bulunan sosyal ve iktisadi ahlak, insanların sosyal hareketlerini kuvvetle tesir altında bırakacak ve bu yoldan toplum düzeninin objektif bünyesinin esaslarını da tayin edecektir. fakat weber, sosyal bünyenin, yapının ve bu arada ekonomik düzenin, dini hayatın şekillendirilmesinde oldukça önemli etkide bulunabilmelerinide kabul ediyor. onun din sosyolojisine dair yazılarında çok sayıda bu çeşit bağlılıklari sıralayarak göstermiştir. ona göre bütün faktörler fonksiyon bakımından birbirine bağlıdır. demek ki bu meselede ekonomik, sosyal ilişkilerin din üzerinde etkili olduğu gibi, dinin de bunlar üzerinde etkisi olduğu kabul edilmelidir. fenomenin bütünü iki yönde de araştırılmalıdır.hangi faktörün daha etkili oldugu bu sayede aciga cikar.
    0 ...
  35. 26.
  36. marx a alternatif ve cephe savı olarak kullanılan adam. kendisi toplumun öznel ve genellendirilemez bir yapıya sahip olduğunu savunmuştur. sosyoloji içinde önemlidir fakat başka alanlarda fazla bir şanı yoktur. o kadar sosyoloji sınırlarında çalışmıştır ki herhangi bir alanda sav olarak kullanılacak fikirlerini duyamazsınız. aynı durkheim gibi. (bkz: ideal bilimadamı)
    1 ...
  37. 25.
  38. Alman sosyolog. Siyaset Biliminin babası da sayılır. Kardeşi Alfred Weber daha çok iktisadi konularda uzmanlaşmıştır.
    Protetan ahlakı ve kapitalizmin ruhu en önemli ve bilindirk eseridir.
    1 ...
  39. 24.
  40. 'siyaset yapmanin iki yolu vardir: ya siyaset icin yasanir yada siyasetin sirtindan yasanir.' sozunun sahibi guzel insan.

    ayrica weber'in 'rasyonel insan kavrami'ni da herkesin iki kere dusunmesi gerekir.
    0 ...
  41. 23.
  42. sosyoloji literatürünün en önemli sosyoloğu. herkes karl marx der ama o iktisatçıdır. bu adam sosyologtur bildiğin.
    kaç yıl geçti okumuyorum onu. unutuyorum diye çok hayıflanıyorum ama bu ara böyle olsun istiyorum. sosyoloji çok yordu beni. çok zenginleştirdi ama bir o kadar da yalnızlaştırdı. bunda en büyük paylardan biri de onundu.
    ben hiçbir zaman sosyalizmi savunan biri olmadım. eşitliği de savunmadım hiç. bu sebeple hiç marx'ı sevmedim. onun yaptığının bir sosyoloji olduğunu da düşünemdim hiç. weber'di benim adamım. tabi ilk büyük sosyologları baz alarak söylüyorum. yoksa asıl adamım: jean baudrillard.
    neyse...bu adam beni kendine niye mi çekti. bürokrasinin demir kafesi deyişi ile. insanlar modern dünyanın içinde işte bu kafestelerdi. araçsal akıl falan ne büyük yalandı.
    adam başka şeyler derdi mesela. daha ele avuca gelen şeyler. kafayı üretim-para-eşitsizlikle bozmamıştı. ona göre de en büyük para idi. ama eşitsizliğin tek nedeni bu değildi. tek bir neden olamazdı. birçok sosyal olgu da etkendi buna. ve bence o haklıydı. kültür ve tarih yok sayılamazdı. haklıydı.
    şimdi okusam ne düşünürüm bilmem. her sene başkalaşıyoruz. *
    1 ...
  43. 22.
  44. marksist sınıf algılayışına statü kavramını eklemiştir.
    0 ...
  45. 21.
  46. 1864-1920 yılları arasında yaşamış, kapitalizmin gelişimini "Protestan ahlakı"na bağlayan tezi ve bürokrasi üzerine görüşleriyle tanınmış Alman iktisatçı ve toplumbilimci.
    1 ...
  47. 20.
  48. devleti belli bir toprak parçası üzerindeki şiddet tekelini elinde bulunduran aygıt olarak tanımlayan ünlü alman sosyolog. ideal tipler, protestan ahlakı, sosyal statü ve daha birçok kavramıyla aydınlatan insan.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük