2001 yapımı bir oyun olmasına rağmen günümüzde bile hala zevkle oynanabilen, araya giren sayfalar ve hikaye tamamlayıcılarıyla büyük etki yaratmış oyundur.
bir federal polisinin karısı ve çocuğunu katleden büyük ve devlet ile bağlantıları olan bir oluşumdan intikam alması işlenir oyunda.
mouse a sağ tıkladığımızda veya shift tuşuyla oyunu yavaş çekim haline getirmemiz bazı anlarda çok zevkli bir ihtiyaç oluyor.
yaklaşık 3 yıl sonra çıkan 2. max payne ise en az ilki kadar ilgi görmüş beğenilmişti.
şu sıralar etrafta max payne 3 konuşulurken, oyunun yeni yapımcısı rockstar games tarafından yapılan açıklamaya göre 2010 ekim ayında bilgisayarlarımızda görebileceğimiz max payne 3 ün müjdesini vermesi bir nebze olsun oyunun fanatiklerini rahatlattı...
serinin ilk ve en güzel oyunudur. atmosfer çok cezbedicidir. max in içinde bulunduğu ruh halini oynayana hissetirir.
lakin, filmiyle başlayan içine sıçalım hareketi, max payne 3 ile devam edecek gibi göründüğünden, biz max i çok zorlarsan, iki de bıraktık, filmi ve 3 ü hiç olmamış gibi davranıyoruz.
Mark Wahlberg, Olga Kurylenko (yine daş yine daş) gibi isimlerin rol aldığı 2008 amerikan yapımı aksiyon, Suç, Dram, Gerilim türlerindeki filmdir. süresi de 100 dakika.
--spoiler--
kafamın karışık olduğu bir zaman'da izlemeye başladığım filmi genel olarak beğendim. kendine çekti ve kafamı dağıttı. okuduğum kadarıyla oyununu oynayanlar beğenmemiş ama ben oyununu oynamadığımdan film olarak güzel bir aksiyon, gerilim filmi olmuş diyebilirim.
new york'un o karanlık, puslu, ürkütücü atmosferi çok iyi yansıtılmış. çatışma sahneleri de çok güzel olmuş. sayıca çok fazla çatışma sahnesi yoktu belki ama olanlar da fena değildi. ama benim film'De en beğendiğim şey görselliğiydi. ağır çekim sahneler, daha önce söylediğim karanlık şehir atmosferinin iyi yansıtılması gibi şeyler görselliğin olumlu olarak ön plana çıkmasını sağlıyordu.
bazı klişe sahneler mevcuttu belki ama filmin sonunda max'in kalleş amcasını beklemeden vurduğu sahne iyiydi. normalde kötü adam (villain) ya da iyi adam silahını doğrultup hayat hikayesini anlatır. konuşurlar da konuşurlar. sonunda da ölecek dediğimiz (daha doğrusu klişe sebebiyle zaten ölmeyecek dediğimiz) adam kurtulur ve gider. ama bu filmde böyle bir şey olmuyor. tabi bir tane klişeyi kullanmadılar diye hiç klişe yok da diyemeyiz. mesela bb.'nin hain olduğu her halinden belliydi. biraz dedektifli film tecrübesi olan izleyiciler bunu kolaylıkla tahmin edebilir.
film'De oyunculuklarda vasat düzeyde. oyunculuk kakitesi olarak olmasa da daş diye tabir ettiğimiz bazı oyuncular da çok ilgi çekiciydi. mesela çok güzel bulduğum Olga Kurylenko bu film'De boy gösteriyor. hatta boy ile de kalmayıp bacak, baldır ne varsa gösteriyor. tabi bunlar hitman adlı film'in istanbul'daki cami manzaralı sahneler kadar çıplaklık taşımıyor. film'DE olga'nın yani Natasha'nın ablasını oynayan hatun da bayağı güzel.
--spoiler--
sözün özü aksiyon polisiye türünden hoşlanıyorsanız sıkılmadan izleyebileceğiniz bir film.
şahane görselleri ve efektleri ile aklımı başımdan almış ve 2.sini de büyük bir zevkle bitirdiğim bir oyun.
filminin yapıldığını duyduğum da oyunun içindeki görseller, efektler kullanılmazsa ( rüyaya geçiş, çığlıklar, vs...) zevk alamayacağımı düşünmüştüm ama filmi seyrettiğim de yönetmenin oyuna sadık kaldığını ve oradaki ambiyansı filme de taşıdığını gördüm.
süper olmuş hakikaten...
fall of max payne candır. sırf replikleri için dahi oyunu bastan sona tekrar tekrar oynayabilirim . özellikle su cok iyidir : the past is a puzzle, like a broken mirror. as you piece it together, you cut yourself, your image keeps shifting and you change with it.
oyun olarak efsane, film olarak rezil ötesidir. hatta filmi çeken hıyarımsı kişi (john moore oluyor kendileri) oyuna hiç açıp bakmamış olacaktır ki bir max payne theme bile duyamamışızdır filmde.
oyunu güzel,filmi mila kunis'in hatrına eh iştedir.ve oyununu oynadıgım zamanlarda beni depresyona sokmayı başarmış oyundur. zira hiç mi güneşli, aydınlık bir sahnesi olmaz oyunun.
3. seride new york u terk etmiştir.. sao paulo ya taşınıp zengin bir ailenin güvenliğini sağlamaktadır... artık gelse oynasak yeter.. mafia 2 bile çıktı aylar önce.
hele bu oyunda maxin karısının ve kızının seslerini duyduğu bir bölüm vardır ki insanın içini titretir.kandan yapılmış bir yolda maxi bebeğin sesini takip ederek doğru yoldan çıkışa götürmeye çalışıyoruzdur.eğer götüremesseniz max rüyadan uyanamaz ve ölür.
(bkz: ben böyle manyak hikaye duymadım arkadaş)
(bkz: max payne 2)
(bkz: max payne soundtrack)
ilk çıktığı zaman tanıtımı "bu oyunu torunlarınıza anlatacaksınız" benzeri bir sloganla yapılmıştı. çıktığının yazı 2 ay çalışarak kazandığımparayla ekran kartımı yükseltmiştim. gerçekten de torunlarıma anlatabileceğim kalitede bir oyunmuş.
dünyanın en iyi oyunlarından biridir kanımca hele senaryosu müthiş ötesidir. filmi hakkında kötü eleştiriler duydum hep sırf bu yüzden efsane gözümde kötü olmasın diye izlemedim filmi. bence biz filmini boşverelim oyunu efsane kalsın.