bir dönem yüzlerce hatta binlerce kişiyi ağlatmayı başarmış bir kitap. peki nedir bunun sırrı? hayat dolu bir kızın hayattan uzaklaşmasıdır en basitinden. mavi saçlarının beyaz çarşafa düşüşüdür son anlarında bile. mavi ne kadar da "blue" değil mi? belki de bunu bilerek seçmişti o rengi...
ablamının kısa sürede okumayı bitirdiği için, resimlerine bakmayı tamamlayamadığım güzel kitap. sonunda kız ölüyor, çok yazık. (bkz: sıcaktan bulananlar)
" sabahları hasta uyanmanı istiyorum. Hastaysan eğer yaşıyorsun demektir". bu cümleyi ilk okuduğumda yerin dibine girmiştim sanki. muhteşem bir kitaptı. okuduktan birkaç yıl sonra ben tanıştım kanserle. ve kuzenimden duydum bu cümleyi. " sabahları hasta uyanmanı istiyorum. hastaysan eğer yaşıyorsun demektir" o mücadele, yendiğini zannetmen, tekrar başına bela olması ve alıp götürmesi. muhteşemdi. muhteşemdin mavi saçlı kız.
herkesi ağlatan, hayata bakış açısını değiştiren vs. bir kitap olmasına rağmen ben okuduğumu bile unutmuşum. günlüğümü karıştırırken gördüm, okumuşum ben de meğersem bu kitabı yıllar önce, fakat ne kitaba içim ısınmış, ne de hüngür hüngür ağlamışım.
kimisi için ahım şahım olan, burçakta kendinden bir parça bulabilen insanların olduğu kitap.
kimisiyse benim gibi, ne kendinden bir parça bulur burçakta, ne de okuduğunu hatırlar.
Her üniversitede en az 2-3 tane bulunan marji kızlardır. Bazılarının sırf farklı gözükmek veya moda olduğu için yapmasına rağmen, bazıları da gerçekten maviye ve mavi saça tutkunluklarından yapmaktadır. (bkz: ben)
Ne olurdu ben de onlardan biri olsam. Ne olurdu yüzüm bembeyaz olsa. Neyse anatomiye çağre yok. O zaman meraba mavi saç uçlaarıığ!
bencil olan ebeveynlerin baş ucu eseri olması gereken kitap. bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti derecesinde hemde.
sadece etraf bizim için neder derdiyle kendi için yaşayan, evladına dünyayı zehir edenler dönüp dönüp okumalı/okutulmalı...
kişisel edit: ben bazı kitapları çok içime sindiriririm, okurken bütünleşirim konuyla, kahramanla ve diğer kitaplarında benim üzerimde aynı etkiyi bırakmasını ieterim..
o nedenle moda diye, herkes okuyor diye her kitabı okumam.
işte; mavi saçlı kız da işte öyle, çok özel kitaplardan..
burçak çerezcioğlu'na ait bir günlüktür. kanser hastası olan sevgilimin önerisi üzerine okuduğum kitaptır. okuduğum her satırda yaşama sevincini gördüm bu kitapta. hiçbir zaman öleceğine inanmıyordu oysa...
ergenlik çağında adı burçak olan bir kızın günlüğüdür. lösemi teşhisi konuşu, onun hastalığını öğrenmesi... ve tam iyileşti derken ölümü. gerçekten insanı fazla üzüyor. burçak çerezcioğlu, çok güzel ve çok akıllı bir kızmışsın. seni çok sevdim.
Burçak çerezcioğlu nun günlüğüdür . Ölümünden sonra kitap haline getirilmiştir. Bir genç kızın hayalleri, ümitleri,hayal kırıklıkları gibi duygularını barındırdığı gibi okuyucuyu ölümü sorgulamaya iter ve gencecik suçsuz bir kızın nasıl ölüme meydan okuduğunu anlatır. Herkes okumalı her kütüphanede yer almalıdır .
Ayrıca kitabın tüm geliri kanserli çocuklar için kullanılmıştır.
GenÇ kitlenin twitterda paylaşıp bende istiyoraaaaaaam! Diye postladıktan sonra annelerinden papatya suyu icin izin almalarını gerektiren durumdur (bkz: hayırlısı be gülüm)
burçak çerezcioğlu ve ailesinin lösemi ile mücadelesini anlatan kitaptır. Yıllar geçmesine rağmen aklımda kalan satırlar, sabahları hasta uyanmanı istiyorum, hastaysan eğer yaşıyorsun demektir ve gecenin bir saatinde bir ben uyanığım, bir o. ben seni bekliyorum o benim uyumamıdır.