zeki demirkubuz'un 1997 yapimi filmi.
--spoiler--
filmin uc ana karakteri olan bekir,ugur ve yusuf'un icice gecen hikayesidir bu film.
ugur muebbet hapse mahkum sevgilisi zagor icin o sehir senin bu sehir benim suruklenmektedir. gecinmek icin hic tanimadigi adamlara bedenini satar.ruhu ise her zaman zagora sadik kalmistir.belki de zagordan baska kimseye deger vermemistir.bekire bile...
bekir ise ugurun pesinde tum hayatini, ailesini, cocuklarini bir kenara atmis ugurun onu bir gun bile sevmedigini bile bile pes etmemis. yirtilmaya baslamis bir poset gibi uguru takip ettikce icindeki her seyi bosaltmis 3 kisilik hayatlarinda yapayalniz kalmistir. ugurun zagor'a olan hastalikli askini ugura karsi yasatmis. 20 yil boyle her an yaninda ama icsel olarak hep uzaginda kalmis. sonunda o da pes etmis. ugur'u cezalandirmak icin, gecirdigi sinir krizinden sonra kendini vurmustur.
yusuf bize ogretilen masum tanimina en uygun karakter gibi gorunse de evli olan ablasinin sevgilisi oldugunu ogrenince sevgilisini vurmustur.on yillik hapsin sonunda arada bir para gonderen enistesi ve yillar once kaldigi hapisaneden arkadasi orhan disinda kimsesi olmayan biridir.
bekir ve ugurun hayatina bir otelde girer.ugur ve bekir'le arkadas olur. bekir kendini o gun yusuf'u kiskandigi icin vurur.bekir olur ama sanki yusuf'un hayatinda yeniden can bulur.yusuf ugur'a asik olmustur.ona askini itiraf ettigi sahnede;
"sevdim abla ne kotuluk var bunda" der. yusuf masum mudur bilinmez ama baskasini seven bir "abla"yi sevmek, her sevmek kadar masumdur.
filmin sonunda goruruz ki zagor yusuf'un hayatta ailesi disinda bildigi kendine cikis yolu gordugu tek arkadadi orhandir.
harika bir film. elbette sinemadan beklentisi karanlıktan istifade etmek ve "celal ile ceren" seviyesinde eğlenmekten öteye gidemeyenler sıkıcı bulacaktır. haluk bilginer muhteşem bir oyunculuk sergilemiş. o harika tiradı da paylaşalım, bizzat yaşasa ancak bu kadar güzel anlatabilirdi:
doğa yırtıcıdır kendinden az veren çevresinden çok alana masum derler(bkz geniş zaman),
ancak güç istenci daha çok olanın karşısında duramayan değil düştükten sonra tekrar kalkabilendir masum deniz soguk diye girmeyen değil elalemi denize ittirendir masum ha bide benim gibi erkek orospuları vardır masum masum amına koyayım bu masum beni annesi sandı diyen türdedirler.
izlenilmesi gereken filmlerden, bazen yutkunamıyorsunuz izlerken bazen de ağız dolusu küfürler savurmak istiyorsunuz. o kadar gerçekçi, o kadar içten bir film ki hep bir parça hayat var içinde.
hala zaman zaman oturup haluk bilginer'in o sigarayı yakıp başından geçenleri anlatmasını hayranlıkla izlerim. arka fonda ki müzik haluk abimizin sesi ve hikayenin sürükleyici gerçekliği. mükemmeldir.
birazcık ayıp ettiğim yazardır. çaylaklığıma verin ama daha bugün yazar oldum kimin ne olduğunu bilemem kiii o yüzden tepkili davrandım, diyerek kırdığım kalbininin üzerine bir öpücük konduruyorum.