masumiyet

entry537 galeri55 video8
    285.
  1. 286.
  2. 287.
  3. genellikle yabancı uyruklu filmleri daha başarılı bulan beni, tabiri caizse, tokat manyağı yapan yerli film. ilk izleyişte olaylar yavaş gelişiyor sanırsınız ama işte şeytan o ayrıntıdadır zaten. bu filmin güzelliğini aktarabilmek için spoiler kullanmak gerekiyor, onu da ben yapmak istemiyorum. siz izleyin, ne demek istediğimi anlarsınız.

    edit: bunu izledikten sonra bu filme flashback yapan kader filmini izleyebilirsiniz. o da güzeldir ama masumiyetle aynı tadı vermez.
    0 ...
  4. 288.
  5. aşkın bir insanı nasıl varedebileceğini ve nasıl yokedebileceğini en başarılı şekilde göstermiş türk filmidir.ayrıca türk sinema tarihinde asiye nasıl kurtuldu'dan sonra yazılmış en iyi senaryodur.
    1 ...
  6. 289.
  7. hassas ruhlu insanların izlememesi gereken zeki demirkubuz filmi, cevaplamaya cesaret edemeyeceği sorular sordurur insanın kendisine.
    0 ...
  8. 290.
  9. haluk bilginer'in devleştiği bir sahne var. şurda;



    konuşma biter, haluk kafanın içinde konuşmaya devam eder. ahh ulan bekir ahh...
    2 ...
  10. 291.
  11. çocukluktur gerisi fasa fisodur.
    0 ...
  12. 292.
  13. sextir.
    insanın en masum olduğu en saf en temiz olduğu andır benim gözümde.
    0 ...
  14. 293.
  15. bedenle bağdaştırılmayacak ruhla alakalı kavram.
    1 ...
  16. 294.
  17. mahkeme salonunda sıgaradan sonra en çok ihtiyaç duyulan şey.
    0 ...
  18. 295.
  19. bana göre en önemli şey bu bir kadında. güzellik falan değil masumiyet önemli. bir kadın masum değilse güzelliği falan kalmaz gözümde. he tabii masum kadın yoktur orası ayrı. yani bir üstteki entry doğrudur, illüzyondur.
    0 ...
  20. 296.
  21. 297.
  22. 298.
  23. bir kere kaybedersen bir daha asla sahip olmayacağın şey.

    evet masum değiliz hiç birimiz ama "battı balık yan gider" felsefesi ile hareket edip, etmeyeceğimiz de insanlığımızı belirler.
    0 ...
  24. 299.
  25. kime göre neye göre masumiyet? herkes masumiyetini yitirdiğini düşünüyorsa vardır bir bildiği elbette. ancak, bu kadar değerli bir şeyse nazarında, sahip çık kaybolmasın.

    iyiliktir masumiyet. iyi insan olmaktır. çok da zor bir şey değil yani.
    1 ...
  26. 300.
  27. gece gece gene efkarlanınca bninci kez açıp izliyceğim filmdir. 'bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. Mevlanakapıda...'

    1 ...
  28. 301.
  29. Çoğu kötü nitelikli olayın çıkış noktası.
    0 ...
  30. 302.
  31. bir zeki demirkubuz başyapıtıdır. oldukça sağlamdır. ölmeden önce izlenmelidir.


    --spoiler--
    -sevdim abla. ne kötülük var bunda?
    -ne sevmesi ulan, ne sevmesi? bırak bu film ağızlarını pezevenk.
    -böyle konuşma abla napayım, suç mu?
    -suç tabi suç, ne sanıyodun? bekir niye kıydı lan canına, he? 20 senedir bok kokulu otel odalarında, adını bile bilmediğim şehirlerin s**tirici yollarında ne arıyorum lan ben? karılarını bile düzemeyen ibnelerin altında ne işim var lan benim? parmak kadar çocuk neyin çilesini çekiyo lan? ceza derler olum buna ceza.. hakim kime kalem kırar düşündün mü hiç? kimi falakaya yıkarlar? kimi orospu yapıp, kimi aç öldürürler? kim gözünü kırpmadan beynine sıkar kurşunu? koyun gibi kesilmeyi bekleyen şerefsizler mi? beş paralık düzenleri için hayatlarını peşkeş çeken pezevenkler mi? söyle lan kim?
    --spoiler--

    ve haluk bilginerin devleştiği şu replik,

    --spoiler--
    bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapı’da. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan. bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı. sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan. nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar. pırlanta anlıyacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma. dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagor’a kesikmiş. zagor da kaftiden içerde o sıra. bi gün süslenmiş püslenmiş, zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı, minibüs otobüs, geldik sağmalcılar’a. benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabii, zagor’u ziyarete gidiyor. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk, kaçmış bunlar. altı ay mı bi sene mi, kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor. biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle. önce öldü dediler zagor’a, sonra komalık. ankara’da oluyor bunlar. bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyo. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornavida yemiş gibi oldum. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat. ama bu sefer başka güzel orospu. orhan'ın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagor’a avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya biz de, “nasıl?” diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bi şey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! işte o gün bi inandım orospuya tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagor’a müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs. o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyor. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım, ben de onun peşinden. önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu tınmıyor hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyor milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagor’a bakarız, yok. kancık köpek gibi izini sürüyor itin. n’aptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbul’a. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde gene peşinde buldum kendimi. bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile. beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, ohh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyor. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyor başka bişey demiyor. sinop’ta oluyor bunlar. ben de döndüm istanbul’a. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyor gene. o halinle kalk git sen diyarbakır’a, üç gün ortadan kaybol. herif kafayı yiyor tabii. dönünce bi dayak buna, eşşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyor. durum hemen anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyor herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakır’a, zagor’un peşine. allahtan herif delikanlı çıkıyor da şikayet etmiyor. ben o ara istanbul’da taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagor’un diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıralar. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım, karlı dağlar geçiyor. bi daha açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, diyarbakır’a geldik diyor. baktım, sahiden diyarbakır’dayım. bi soruşturma. kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiçbir şey demedik. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte.
    --spoiler--
    10 ...
  32. 303.
  33. cuma günü beyaza şova çıkan çocuklar.
    0 ...
  34. 304.
  35. Çocuklara özgü bir durum. En çok istenilen ama bir türlü olunamayan ...
    1 ...
  36. 305.
  37. güneşin altında, çimlerde koşuşturan (tercihen beyaz) çocuklarda bulunan şey.
    0 ...
  38. 306.
  39. 1997 yapımı türk filmi. haluk bilginer , güven kıraç ve derya alabora başroldeler. haluk bilginer yani bekir karakteriyle filmin ortasında öldükten sonra geriye kalan yarım saatlik bölümde inanılmaz bir boşlukta kalıyorsunuz. haluk abi öyle bir ruhunu vermiş ki karaktere böyle bir oyunculuk yok. hala bu filmi izlememiş olanlar çok şey kaybeder.
    1 ...
  40. 307.
  41. Yine açıp izlediğim film. Sanrıları tekrarlayan, tiradları bünyeyi sarsan sağlam başyapıt.
    0 ...
  42. 308.
  43. Beklentilerimin biraz altında çıksa da filmi beğendiğimi söylemeliyim.Film,Yusuf karakterinin hapishaneden çıktıktan sonraki hikayesini anlatıyor; yer yer iç burkan yer yer gülümseten ama genel olarak insanı üzen bir film,zaten filmi izleyipte etkilenmemek elde değil sanırım.Film için baştan sona sürükleyici diyebilirim bir dram filmi olmasına rağmen ve genellikle aynı mekanlarda aynı oyuncularla geçmesine rağmen film sıkmıyor hatta özellikle filmin başları hızlı ilerliyor bile diyebilirim.Oyunculuklar gerçekten enfes başta Güven Kıraç olmak üzere Haluk Bilginer,Derya Alabora,Doğan Turan ve hiç konuşmamasına rağmen küçük kız bile çok doğal ve etkileyici performanslar çıkarmışlar.Film hep aynı mekan,oyuncular ve aynı olay üzerinden yürüdüğü için zaman zaman kısır döngü içine de giriyor,ayrıca ben filmin müziklerini beğenmedim keşke daha etkileyici müzikler kullanılsaymış.Film kesişen hikayeler filmi ve özellikle filmin sonunu ben hem beğendim hem de şaşırdım,gerçekten filmin sonu güzel bağlanmış.Son olarak ben filmi beğendim; etkileyici,ağlatmasada iç burkan ve hüzünlendiren bir film Masumiyet,özellikle dram severlere tavsiye ederim.

    7/10
    0 ...
  44. 309.
  45. klişedir sürekli kullanılır ama şu söz kadar güzel tanımı olmayandır;

    masumiyet bosnalı bir çocuğun annesine küçük çocukları küçük mermilerle öldürürler demi anne diye sormasıdır.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük