ilk the jackal filmiyle tanistigim superpredators tan sonra bi 10 sene ara verdigim ardindan cosarcasina yeniden dinlemeye basladigim artik hemen hemen her gun bir sarkilarini ki muhtemelen mezzanine den olur bu dinledigim hayatimi portishead le birlikte grubu. melankolik takildigimda beth'e donerim, cosup kafa bulcaktan del naja'ya gecerim. bir ay sonra iki kez canli gorme serefine ulasip, artik rahatca olebilecem. portishead'le birlikte ortak turne yapsalar, yer gok yikilir..
ismini duyduğum, yalnız ablam sayesinde tanıdığım grup. hatta yapmış olduğum deneysel kısa filmimin de müziğini, bu şaheserlerden çıkan bir parçayı yaptım. ve bu yıl istanbula geleceklerini öğrendiğim anda beni bir hayli mutlu eden şahsiyetler.
trip hop yapan bir gruptur. şu ışığa gelen böcek karışımı kelebeklerden bir tane öldürmenin ardından butterfly caught klibini izlemek biraz tırstırabilir.
insanı bir pamuk prensesin koynundan alıp, pinokyonun taşaklarına bırakan oradan da tutup peter pan'in cebine sokabilen şarkıların mucidi güzel insanlar. öyle ki semtten bir abi gibi severim adeta. o kadar şizofrenik şeyler çağrıştırır şarkıları.
dün gece evet iyi ki gitmişim dediğim konser güzel bir performans sergilediler güzel başladı güzel bitti ... verdikleri toplumsal mesajlarla da bir çok kişinin hayata bakışını değiştire bildiklerine inanıyorum. cem yılmaz dahil yahşi batı ekibiyle sahne önünde konser izlemekte ekstra bir keyif kattı.