kadın işgücünün sömürülmesini temel almıştır. örneğin kadının ev işlerinin bir üretim olduğunu ve kadınların evdeki köleliklerinin azaltılmasını savunur. sanayi devrimi ile birlikte kadın ve çocuk işgücünün ucuz olarak görülmesi, erkeğin ailenin direği olduğu anlayışı ve ataerkil toplum yapısını reddeder.
özel hayat politiktir nevinden bir motto ile kadını kadın olmaktan çıkarmak adına elden geleni ardına komayan tırt ideolojilerden birisi. ne liberali ne marksisti ne radikali.. halk eğitimlerde boya, nakış kursları bile daha çok hitab etti kadına. kadın pipisi olmayan erkek değildir. kadın makine de değildir. önce bu anlaşılsa belki o zaman feminizm terakki eder. ruh yerine madde koyan, kökü materyal olan hiçbir fikir, hiçbir ideoloji insana hitab edemedi edemeyecek. edebilir gibi görünenlerde mutlaka ya dinleşti ya da dine benzer bir sisteme büründü.
kadın makine değildir deyip ona makine gibi sadece belli uğraşları reva gören muhafazakar zihniyetin tekerine çomak sokmuş ancak kadın-erkek ilişkisini komünist toplumun kurulması ile çözümlenebilecek bir sorun olarak kodlayan bir bakışla da malul bir kesimi vardır.
Marksist Feminizm, marksizm ve feminizmin bileşimi olan bir feminist harekettir.
Marksist feminizmde kadınlar sosyal haklar konusunda diğer konulara oranla daha kararlı çalışmalar yürütmüşlerdir. Burada asıl amaç kapitalist sistemin üstesinden gelebilmektir. Bu görüşü benimseyenlerin çoğu işçi sınıfındandır. Marksist feminizmin geleneksel Komünist Partisi ya da Sosyal Demokratların sol kanadına olan yakınlığı da bilinir.
Marksist feminizmin bakış açısına göre kadın temel üretici fakat ikincil tüketicidir. Kadının özgürleşmesi için çocukların yetiştirilmesinden ve ev işlerinden kurtulması gerektiğini savunurlar. Bunun yolu ise, ev işlerinin sosyalleştirilmesinden geçmektedir. Ev-içi üretimin üretici bir faaliyet olmadığı görüşüne karşı çıkarlar. Bu görüşe göre, kadının üreticiliği, erkeğin üreticiliğinin temelidir. Sermaye birikiminin de temelinde kadının ev-içi üretiminin yattığını savunurlar. Kadının ücretli işçi haline getirilmesi projesi ile sınıfsız topluma geçiş için işçi sınıfına katılmak hedeflenmektedir. Ataerkil sisteme pek önem atfetmezler.
Engels kapitalist düzende kadınların özel alanda ev işleriyle sınırlı tutuldukları ve üretici çalışmadan dışlandıkları sürece toplumsal bağlamda erkeklerle eşit olmalarının mümkün olmadığını söylemektedir. Ona göre: "Kadınların kurtuluşu ancak kadınlar üretime, geniş toplumsal ölçekte katıldıkları ve ev içindeki görevleri yalnızca iyice önemsiz hâle geldiği zaman mümkün olur."
yani amiyane tabirle kendi parasını kazanıp, herifine bağımlılığını azaltıp söz sahibi ve özgür olmak gibi bir şeydir.