yeni gittiği nba'de daha adını duyuramadan oyuncular sendikasının grev kararı neticesinde avrupa'ya dönmüştür. fenerbahçe'nin "efsane" kadrosunda nba patentli iki oyuncudan biri olmuştur. sonrasında da nba'de tutunamayarak kariyerini avrupa'da sürdürmüştür.
neredeyse aynı durum o kadrodaki zan tabak için de geçerlidir.
mahmoud abdul rauf'un durumu ise çok da saçmadır. bu salak daha nba'de adam gibi iş yapmadan ne oldum delisi olmuştur. kariyerinin en başarılı mevsiminde (95-96) çıktığı maçlarda bir kere bile ulusal marşlar okunurken ayağa kalkmamak bunun yediği halttır. doğal olarak yetenekli metenekli denmemiş kapının önüne konmuştur. zaten fenerbahçe'den sonra iyice dibe vurmuştur. hem oyunda hem politikada bozuk olunca kimse barındırmıyor tabiî. halil üner'in camilerden toplayarak antrenmana çıkarttığı fenerbahçe'den de ibo'yla kavga ederek ayrılmıştır. son duyumlar japonya'nın Kyoto Hannaryz takımında oynadığı yönündedir.