yaşının 39 olmasına rağmen hala boyle işler yaptıgından dolayı sevmedigim insan.Müzik ve sozlerinin müthiş olmasına ragmen kişiligini sevmedigimden dolayı 2 arada bir derede kalmama sebep olan grup.
bakın şimdi canlar, adam bir jeff buckley, bir jim morrison, bir david gilmour değil elbette, zaten böyle bir amacı da yok. nasıl jeff dido's lament'i yorumlarken kendini aşıp queen elizabeth hall'da bulunanları kendinden geçirdiyse, nasıl kate winslet oynadığı her filmde insanları kendine aşık ediyorsa, bu adam da yorumladığı her şarkının içine sıçıyor, çıktığı her konserde milletin kendisinden tiksinmesi için elinden gelenin en iyisini yapıyor, ve başarıyor. korkunç bir adam. fazla zeki. fazla bilmiş. vücudun yalnızca tanrıdan otopsi için alınan bir su/et parçası olduğunu çok iyi biliyor; diğması kuvvetli, açık ve seçici.
kötüyü temsil ediyor brian. vücudundan sıyrılmış, ruhu önünde reverans yapan bir evil tiplemesi. en güzek şarkıları, bilerek en kötü şekilde yorumlayan, böğüren bir adam. çünkü biliyor lanet olasıca. biliyor şarkı söylemek için doğmadığını. onun yaratılışı var oluşla değil, yok oluşla ilgili çünkü. bundan mütevellit de idol değil, lakin harbici bir ikon'dur bu adam. ikon olmasının sebebi de, vücutlarınızı hemen çöpe atın minvalindeki amiyane tavrıdır; hayranlık uyandırır.
gelelim sahne adının altında yatan psikolojik açılımlara. insanı hayretlere gark eyliyor dikkatli bakınca.
charles manson ile başlayalım. bilindiği gibi şu tarihin gördüğü en zeki seri katillerden biri. spontane olarak gelişmiyor onun cinayetleri. iq'su biraz fazla; biraz fazla uçuk, morosophe belki. charles'ın mahkeme salonunda söylediği o ünlü laflarını irdeleyecek olursak, -ki o laflar şöyledir: '' bana tepeden bakarsanız, bir aptal görürsünüz. bana aşağıdan bakarsanız, tanrınızı görürsünüz. bana tam karşımdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz- içimizdeki seri katili uyandırmış oluruz ki, bunu da hiç istemem. yoksa öldürülecek çok fazla ebleh var dışarıda. brian'ın charles'tan aldığı manson'ı anladınız sanıyorum; brian'ın da ne kadar zeki olduğunu da anlamışsınızdır bunu anladıysanız.
holivud'un gelmiş geçmiş en güzel kadınlarından, en güzel idol'lerinden biri. bu kadından aldığı monroe ile oluşumunu tamamlamıştır brian. bir yanda tapılacak derecede güzel bir kadın, bir yanda toplumun korktuğu, çekindiği, ürktüğü ve nefret ettiği fazla zeki bir seri katil. kaldı ki toplum charles'ın zeki olduğunu asla kabul etmez, edemez, yemez.
özetleyecek olursak, bir yanda tapılan bir kadın, bir yanda nefret edilen bir erkek. bu iki farklı tiplemeden alınan iki adı kendine uygun bulmuş, kendi ruhuyla beraber sentezlemiş, ortaya karışık kedi salatası yapmış bir adamdır brian.
yek vücutta 3 ruh sentezlemek kolay iş değil ha, biline.
manson bu işi yaparken nü metal diye uyduruk bir şey yoktu. ben sevmem dinlemem ama saygı duyarım kendisine, yaptığı işe (müzikal anlamda). çok da güzel sesi vardır ayrıca. insanlar sağda solda anlatılan efsanelerle tanırlar genelde kendisini. oysaki rock tarihinde çok önemli bir yeri vardır.
marilyn manson'un kaburgasini aldirmasi efsane degil, gercektir. yalnizca sebebi yanlis biliniyor. cok fakir olan manson, yavrularina kemik suyu corba yapabilmek icin yapmistir bunu. allah kimseyi aclikla terbiye etmesin. bizler de fitremizi, zekatimizi aksatmayalim.
basına gösterilenin aksine, günlük hayatını yaşarken mülayim bir tablo çizen, yeni piyasa olurken kendisine gothic metal etiketi yapıştırılmış olsa bile şarkılarıyla kendi tarzını belirlemiş bir metalcidir.
12-14 yaş arasındaki kişilik bunalımı yaşayan gençler sayesinde prim yapan, müziği beş para etmez bir herif. sikip attığı güzelim şarkılar mı diyeyim, black metal kliplerinden esinlenilme absürd klipler mi? nu-metal'den adam çıkmadığının en güçlü kanıtı bu elemandır.
çirkinlik, Allahsızlık, edepsizlik, ahlaksızlık .... daha bir çok olumsuzluk eki alabilecek pis bir insan. ama parçaları güzel keşke daha düzgün bir adam yapsaydı da dinleseydik