Sokaklarını pislik götüren, kıytırık bir belediye parkında gölge edecek tek tük ağaçların olduğu onların da güneş dik vurduğundan dolayı doğru düzgün gölgesi olmayan, yine bu parkın içerisindeki umumi tuvalette tavana sıçabilmiş insanların varlığına şahit olduğum şehir. Uygarlıklar beşiğiymiş fln hikaye dostum uygarlık denen kavram burda yok.
Bugün izlediğim bir programda bahsedilen tarih kokan şehir.
Programı sunan kişi Mardin Midyat' ta küçük bir köyü ziyaret ediyor. Süryanilerin olduğu bir köy. Köyün çoğu yurtdışına göç etmiş malum baskılardan dolayı şuan da sadece elli hane tek var. Bunun yanısıra yirmibeş tane kilise ve öğrenciler için medreseler var. Kiliseleri gezmeye başlıyolar köyün rehberi kiliseyi anlatmaya başlıyor taaa altıyüzlü yıllardan kalmiş bir kilise tabi eski yapısı korunacak şekilde restore edilmiş ama timurlenk zamanında yakıldığından bazı izler şuan bile mevcut ona rağmen dimdik ayakta duruyor. Rehber her sabah güneşin doğmasına yakın kiliseye gelip dua ettiklerini söylüyor sonra oruç zamanlarından bahsediyor hayvansal hiçbir şey tüketmeyip onun dışında herşeyi tüketebildiklerini söylüyor sunan kişi sizin oruçta baya rahatmış diyince yakında ki amca müdahale edip ama pastaneye gidip baklava yiyip yanında çay içmeyiz diye müdahale ediyor hemen. Sonra medreseye geçiyolar öğrenciler dua okuyor hep beraber kilise masaları gibi masalarda eğitim görüyolar. Rehber geçimlerinden bahsediyor tarım ve yurdışından gelenlerle yaz döneminde azda olsa turizmden geçiniyoruz diyor. Kısacası tarihlerini korumaya çalışan ve topraklarını birakmayan güzel mezopotomya insanlarını barındıran topraklar.
içerisinde aşmış deyrulzaferan manastırı'nı da bulunduran, her yerinden tarih fışkıran, mutlak surette görülmesi gereken nice yeri barındıran, son dönem iyiden iyiye turizme yelken açmış, hristiyan süryanilerle anılan tarihi hoşgörü kenti.
bu arada gezmek için gidenler için ekleme yapmak istiyorum. bileklik vs satan tatlı çocuklarla paranız varsa hepsinden alabilecekseniz muhattap olmalısınız. arkamda 15 tane çocukla eski mardin yollarında koştuğum vardır. bildiğin kovaladılar ya. baya baya koştum. böyle aktif şehirdir ayrıca. değişik maceralar yaşattırır.
mardin, kültürüyle yemekleriyle, evleriyle mükemmel şehirdir. bir şehir düşünün dil, din ırk farklılığı olan onca insan barış içinde birlikte yaşıyorlar. tüm o kültürlerin kaynaşıp mardin kültürü oluşturmasını gidip yerinde incelemek gerek. tabi ayrıca yemekleri için de gezilmesi gerekir. kaburga dolması, içli köfte, şırdan, örok, sembusek... baharatları, kahvesi, kavrulmuş badem, mavi badem şekeri, kuru yiyecekleri ya mükemmel ötesidir. mardin ayrı bir dünya, medeniyettir. bunu bir mardinliler, bir de ona gönül verenler bilirler. bir de mardinli birini yakından tanıyan insanlar tahmin edebilirler.