yanılmıyorsam türkiye'de 3 ya da 4 tane bulunan bu tür hastanelerden manisa'da bulunanı.. ruh ve sinir hastalarının bolca ziyaret ettiği, en son meşhur çivici katil'i de transfer eden hastane..
bir gece dayımla gezerken gösterdiği bina bir parkın yanındaydı sanırsam ki orda parmağıyla göstermişti.hemen kaçıp beyticide soluğu aldım.karanlıkta daha bir korkutucu görünür.birisi bu sırada sol omuzununa dokunduğunda kalpten de gidebilirsiniz o anda.
kesinlik çok faydalı bir kurumdur. her türlü sosyal aktivitenin olduğu , kültürel ve entellektüel konular da bilgi alışverişinin sınırsız olduğu, beyin fırtınalarının hiç dinmediği, ve her gün yeni bir teorinin, yeni bir önermenin, yeni bir oluşumun eksik olmadığı çok kıymetli insanların bulunduğu bir kurumdur. Kişisel menkıbenizin hat safha da olmasını sağlayabilen , hayat dağarcığınıza yeni anlamlar yükleyebilen ve mutluluğun sırlarını hayatın anlamını bulabileceğiniz çok güzel bir ortamı vardır.
her kesin görmesi ve mümkünse ikamet etmesi geren bir yerdir. Gelip bu müstesna yeri ziyaret etmek isteyen ve hatta konaklamak isteyen arkadaşlar için
müracat adresi : manisa ruh ve sinir hastaliklari hastanesi 102. koğuş 13. ranza (kime diye bi arkadaş var onu bulun beni sorun gösterdiği yerin tersine doğru giderseniz beni bulursunuz)
hepinizi beklerim dimi algulum
evet vergulum
bahçesinde düşünen adam heykeli bulunan asabiye, ruhsal, kişilik bozuklukları ve toplumda deli diye tabir edilen kişilerin tedavi gördükleri hastahanedir.
psikolog olan bir arkadasimin bokuna birazdan ziyaret edecegim hastane . kendisi bakimevinden durumu ciddilesip kafayi tirlatanlari oraya nakletmekle yukumlu.
bahçesinde düşünen adam heykeli falan yoktur. aksine 3 adam heykeli vardır, bunların ortadaki, diz çökmüş, sağdakine gitme der gibi sarılmış, soldaki ise diz çökmüş olana sarılmış garip bir anlam sergilemektedirler.
krokisi oldukça karışıktır.
koğuşlar 3 katlıdır alttaki koğuştaki şarkı söyler en üsteki eşlik eder.
zaman akıp gider.
Keskin bir sidik kokusuyla kaplıdır. Yani öyleydi, hala aynı mı bilmiyorum. Yaptığı tek şey kendi etrafında dönüp oturmak olan bir kadın hasta vardı. Kalkar, kendi etrafında dönmeye başlar, sonra tekrar otururdu. Hareketli olan hastalar zararsız kabul edilirdi; koşanlar, gezenler, sigara ya da sigara parası isteyenler, kendi kendine konuşanlar. Hiç unutmam bir hasta vardı, askerlikten sonra getirmişler hastaneye, yaptığı tek şey düşünmekti. Yemek yemek ve düşünmek. Doktor yıllardır sadece düşündüğünü söylemişti. Hep merak etmişimdir ne düşündüğünü..