Geçen hafta dersteyim önümde de bir eleman oturuyor. Dersin ortasında bir yerlerden mandalina çıkarıp soymaya başladı ben de izliyorum aaa diyorum mandalina keşke bana da verse. Vermedi tabii gömdü bir güzel. Aradan iki dakika geçti geçmedi baktım bir tane daha çıkardı yine soyuyor ama nasıl soyuyor böyle mandalinanın üstündeki beyazlıkları falan alıyor özenerek, kabukları soydukça kabuktan sıçrayan sular güneş ışığında dans ediyor, sanat filmi tadında mandalina yiyor pezevenk. O mandalinaları yerken hmm hmm diye sesler çıkarıp sırıttığına yemin edebilirim. Ulan mendebur diyorum ben de içimden kokuttun ya hep, dön de bana da teklif et işte. Neyse ikinciyi de teklifsiz gömdükten sonra daha artık neresinden çıkaracak mandalinayı diye düşünürken ben poşet çıkardı şerefsiz bir anda, baktım poşetin içinde üç tane daha mandalina. Adam gözlerimin önünde o üç mandalinayı da aynı zevkle soyup aynı zevkle yedi ya. Bir yandan içim gidiyor bir yandan şaşırıyorum böyle bir hayvanlık olabilir mi diye.
Bak köpek çocuk. Bak insafsız. Bu mandalinayı senin için yiyorum. inşallah buralarda bir yerlerdesindir de görürsün bu entrymi. Alacağım var senden daha. Bulucam olm seni. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1285088/+
şerefsiz zehir tacirlerinin neslini tükettiği bir meyve türü.
yahu kardeşim genetiğiyle oynarsın falan da bunun da bir vicdan sınırı olması gerekir, sizler nasıl orospu çocuklarısınız ki bir tane gerçekten mandalina tadı alınan mandalina kalmamış olsun?
allah belanızı versin sizin ya.
mandalina tadı yerine erimiş plastik tadı vermeyi nasıl becerdiniz acaba bu güzelim meyveye?
hepinizin soyunu sopunu kurtlar siksin.
"son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak."
kabuğu henüz yeşil olanları yerken dikkatli olunması gereken meyve. suyu genize kaçtığında yakıyor. yine de severiz kendisini. özellikle kış günlerinde.
kışı sevdiren meyvedir. ancak kılcal damar gibi saran beyaz şeyleri (adı var mı bilmiyorum) soymak zevkli olsa da çoğunlukla hemen yeme isteğime yenik düşüp löp löp gömüyorum.
arkadaşın hataydan bahçeden getirdikleriyle bizim burda markette yediklerimiz arasındaki farka inanamadığım meyve.
bu nasıl tatlı bi şeydir böyle.
bal gibi maşallah.
ne zaman elime alsam, yarisini yanimdakine vermeden bogazimdan gecmeyen meyve.
bugune kadar tum bir mandalina yemisligim yok su dunyada.
cok da severim halbuki.
dunyanin en sevimli meyvesiymisse demek.
ister istemez paylasasi geliyor insanin.