barcelona nın pas trafiğinde sırıtan yaya toure ye 32 milyon euro (kendi kanaatim 5-7 arası en fazla eder) veren ingiliz futbol takımı..yakın zamanda valencia lı david silvayı da almışlardı..yaya toure yi anlamak bi nebze mümkünde o kadar hücum oyuncusunun içine birde silvayı almanın mantığı nedir.ve hala ortalarda dzeko dedikoduları falan dolaşıyor.ne yapmaya çalıştıklarını anlayan bana da bir açıklayıversin mümkünse.
Manchester City, 1880 yılında kurulan ingiliz futbol kulübü. 2008'in eylül ayında Birleşik Arap Emirlikleri şeyhlerinden Mansur Bin Zayid satın almıştır. Arap şeyh kendi parası ile Robinho, Valeri Bojinov ve Jo gibi dünya yıldızlarını Manchester City kadrosuna katmıştır. 19 Aralık 2009 tarihi ile teknik direktörlük için Roberto Mancini ile anlaşma sağlamıştır.
Roberto Mancini'nin ne kadar boş bir teknik direktor oldugunu gösteren takımdır,almadıkları futbolcu kalmadı.Adamın elinde Tevez-David Silva gibi adamlar var gidiyor Balotelli'yi istiyor.Araplar bu sene şampiyonlar ligine gidemezlerse bu takımı bırakır ve City'nin sonu da israillilerin batırdığı Portsmouth gibi olur aha şuraya yazıyorum.
premier lig 2010/2011 sezonunda oynadığı ilk maçta, tottenham hotspur'la deplasmanda 0-0 berabere kalan kulüp.
united iyidir, güzeldir ama hep gıcık olduğum bir takımdır. para babası araplar gelince city'den medet ummaya başladım. hem avrupa'da hem ingiltere'de farklı bir renk olacaklar para saçmak yerine akıllı transferler yaparlarsa. roberto mancini'nin hala "forvet istirem!" demesinin sebebini de 4-4-2 sistemini yanlış anlamış olmasına bağlıyorum. "hacı 4 forvet, rotasyon deyi 3 tane de kenarda dursa... ulan az olur 3, ya hepsi sakatlanırlarsa? 2-3 tane de hem orta saha hem forvet oynayabilecek adam alırız... hah hacı bak ne diyorum, yarın gelirken 3 tane forvet getirsenize lan?" diyor herhalde.
ulan yemin ederim o harcanan paraları, mavi beyaz formayı görünce arap olasım geliyor. o derece. kendimi beyaz giyinmiş adamların, taş gibi kadınların arasında, klozeti altından tuvaletlerin bulunduğu bir sarayda şort atlet gezip "lan şeyhinizi çağırın bana, maç var bugün oolom kim götürecek bizi?" diye bağırıyormuşum gibi hissediyorum mna koyim.
premier ligin ikinci haftasında, bu sezon da taraftarını kahredecek gibi görünen liverpool fc'yi 3-0 mağlup ederek 4 puana ulaşmış manchester kulübü.
kesinlikle real madrid'den daha "takım" ve akıllı transferlerle birkaç sene sonra premier ligi darmaduman edecek potansiyele sahip. "olm bizim kulüpte para bok ya sikerim, oooh paramı alırım keyfime bakarım" diyen adamlardan kurulmadığını ve şov yapmadığını tek bir maçını izleyerek anlayabilirsiniz.
dün oynadıkları futbolla iyi işler yapacaklarını kanıtladılar bence. arapların yaptığını "yağı bol bulunca götüne sürmek" olarak değerlendirebilirsiniz. bir noktada haklısınız. fakat ağzımız açık izlediğimiz chelsea'nin durumu city'den farklı değil. ya da barça'nın... 11 tane yetenekli adamınız varken yedek kulübesinde 5 tane mustafa sarp oturursa, sakatlıklar sonunuz olur. dolayısıyla ilk 11'le aynı kalitede yedeklere, rotasyon imkânına sahip olmanız gerekir. 8 forvet gerekli mi? tartışılır. fakat şu bir gerçek ki, her mevki için, ilk 11'inizdeki adamın kalitesinde 1-2 yedeğiniz olursa, kral sizsiniz. city'nin yapmaya çalıştığı da budur.
araplar paraları biterse city'den gelir elde edecekler. bu kulüp yıldızların toplanıp paraları yedikleri, gelir elde etmeyen bir kulüp değil. ve birkaç sene sonra reklam gelirleri, kupa gelirleri, sponsor gelirleri derken araplara çok daha fazla para kazandıracak. dün liverpool karşısındaki istekli futbolları ve takım görüntüsü çizmeleri beni çok sevindirdi. en azından fos galacticos gibi birileriyle sidik yarıştırmıyorlar.
velhasıl kelam, bu kulübün parası var ve harcıyor. muhteşem bir kadro kuruldu. başarılar ve bu kadronun devamı gelecek gibi görünüyor. bir futbolsever olarak benim istediğim de bu. gerçek hayatta para şifresi yazamaz ya da ortalığın anasını belleyemezsiniz. biz sadece premier lig için bir şampiyonluk adayı görüyoruz artık. avrupa'nın büyükleri arasında olma yolunda emin adımlarla ilerleyen, futbola yeni bir heyecan katacak bir takım görüyoruz.
gerçi ben izlanda takımları uefa avrupa ligi 3. ön eleme turuna katıldıklarında da heyecanlanıyorum ama olsun. city iyidir. aslandır, kaplandır.
zamanla toparlanıp kalitesinin hakkını vermesini beklediğim takım. avrupa ligi'nde salzburg'u mağlup ettikten sonra, premier ligde de wigan athletic deplasmanında 2-0'lık bir galibiyet elde ediyorlar. 15 dakika var bitime, skor değişebilir belki ama 3 puan bu saatten sonra alınır diye tahmin ediyorum.
ayrıca yanlış hesaplamadıysam, şu an 13. sırada olan bu takım, bu galibiyetin ardından dördüncülüğe yerleşecek. chelsea varken kimse şampiyonluk beklemesin bu sezon bence. şampiyonluk bekleyecek bir takım varsa... daha doğrusu takımlar varsa onlar da city ve arsenal'dir. sezonun ilk haftalarında yaşanan puan kayıpları kimseyi yanıltmasın, çok taş takım olacak bu.
gün itibarı ile geçen sene 191 milyon dolar zarar ettiğini açıklamış spor klübü. 191 milyon dolar da neymiş canım, sat dubai' deki küçük gökdelenlerden birisini tamam.
giderek itici olmayı beceren takım. oysa cm kariyerimde ilk aldığım ve man utd egemenliğini bitirmekten zevk aldığım takımımdı. citizens mutsuz, parayla saadet olmuyor arkadaşım.