abd'de yaşamış siyahi ve sonradan müslüman olmuş direnişçi kişiliği bulunan önemli bir şahsiyettir. islamın sömürgecilik ve ırkçılık karşıtı evrensel mesajını tüm dünyaya iletmeye adamıştı. bu amacını kitleler çapında gerçekleştirmeye çalıştığı toplantılarından birinde suikasta uğrayıp, 21 şubat 1965'de öldürüldü.
el hajj malik el şahbaz olarakta bilinir. malcolm little adıyla dünyaya gelen, bir pederin oğlu. özgürlük için söylemler, konuşmalar ve insanlara yön vermek istiyor olmasından ötürü öldürülen babasının ardından zor çocukluk günleri geçirmiştir. açlık sınırları geldiği zaman manavdan meyve çalmaya başlayınca sosyal kurumlar tarafından bir ailenin yanına verilmiştir. o dönem annesini ruh hastası sıfatı ile bir akıl hastanesine kaldırmaları, malcolm'un 2. kez yıkılmasına neden olmuştur.
bakıcı ailenin yanında iyi bir davranış sergilemesine rağmen o dönemler "zenci" diye hitap edilmesinin altında bir hakaret yattığını bilmiyor olması onun onlara karşı kötü şeyler düşünmemesine yol açsa da bostondaki üvey kızkardeşinin yanına gittikten sonra bunun bir hakaret olduğunu anlamış ve tavırları değişmiştir. okulundaki tek siyah tenli çocuk olması, onun okulun maskotu haline gelmesine neden olmuştur. derslerinde çok başarılı ve çalışkan bir çocuk haline geldikten sonra avukat olma hayali büyümeye başlamıştır.
okulunu bitireceği dönem en çok sevdiği öğretmeni ile konuştuğunda avukatlığın bir beyaz mesleği olduğunu, onun bir avukat olamayacağını, realist olması gerektiğini duyması öğretmenininde onlar gibi olduğunu görmesine neden olmuştur. ilerleyen yıllar içerisinde içerisinde büyüyen öfke, ailesinin parçalanması, aldığı darbeler, ağır hakaretler, sürekli ailesinin yıkılması ve yaşadığı zor günlerden sonra boston'da aynı ten rengini taşıdığı insanların bir arada olmasını görmüş ve bu kadar çok siyahi insanın bir arada olduğu bir yerin onun yaşamak için seçeceği en güzel yer olduğu kanısına varmıştır ve üvey kız kardeşinin yanına yerleşmiştir. orada kendisine bir iş bulmuş ve yeraltı dünyasına giriş yapmıştır.
saçları kızıl olduğu için kızıloğlan diye çağırılmaya başlamış ve tıpkı beyazlar gibi saçını arkaya doğru tarayıp, aşağılık kompleksine yavaştan girmeye başlamıştır. kafasına sürdüğü kimyasal madde saçlarını arkaya doğru yapıştırmasına ve komik giyinişli bir insan olarak dalga geçilmesine neden olsa da o, bunları aldırmıyordu.
suçun ve illegal işlerin peşinden giderken bir yandan uyuşturucu satıcılığı yapıyor bir yandan da hırsızlık yapıyordu. bir gün polis tarafından yakalanınca bütün hayatı değişti. hapishaneye girdiğinde kardeşinden aldığı mektuplarla gerçeği bulduğunu söylemesi malcolm için pek bir şey ifade etmiyordu çünkü eğer bir tanrı varsa onun orada olmaması gerektiğini ve bu yaşadıklarını yaşamamış olması gerektiğine inanıyordu. hapishanedekiler onun iblis olduğunu söylese de o bunları umursamıyordu.
daha sonra kardeşi ile mektuplaşmaya başlamış ve islamın siyahların dini olduğuna inanmıştır. kardeşi aracılığı ile elijah muhammed diye bir adamla tanışıp, onunla mektuplaşmaya başlamıştır. hapishaneden çıkmış, müslüman olmuş ve islam cemaatinde görevler almaya başlamıştır. bir çok konuşmaya çıkıp, cemaatin büyümesi için sürekli yollarda ve konferanslarda yer almıştır.
hacca gidene kadar öğrendiği her şeyin harfiyen doğru olduğuna inanırken orada gerçek islamla tanışıp, gördüklerine inanamaz olmuştur. orada öğrendiği şeylerin, öğretildiği gibi olmadığını görünce elijah muhammed ve cemaat hakkındaki düşünceleri değişmişti. aslında hacca gitmeden önce yayılan dedikodularda onu bu yönde tetiklemişti. daha sonra gördüklerini insanlara anlatmaya başlayınca tehdit unsuru olmuştu ve bir konuşmasında suikaste uğramıştır. konferans verdiği salonun karşısındaki hastaneden bir sedye getirilip taşınsa bile başka bir hastaneden bir araç ile taşınmış ve yolda şehit olmuştur.
asıl gizemli olan yıllarca beyazlara karşı özgürlüğünü savunmuş bu adamı beyazlar mı koruyacaktı? yoksa gerçekleri söylediği için sahtekâr siyahlar mı? artık yalnız kalmış ve şehit olmuştu. fakat düşüncelerin öldürülemeyeceğini, onun isminin yok edilemeyeceğini bilmiyorlardı.
malcolm x, bir özgürlük harekatıdır. hayatından bir çok ders çıkartılabilecek bir siyah adamın hikayesidir. amerika'daki ırkçılığa karşı yapılan harekatın en başında yer alan isimlerden birisidir. özgürlük, uğrunda ölmeyi göze alamayacağınız bir şeyse lügatınızdan çıkartın sözünü bu yüzden söylemiştir.
1992 yılında denzel washington'un canlandırdığı ve malcolm x adıyla yayınlanan filmde bir çok şeyden bahsedilmemiş olsa da başarılı bir film olmuştur. ayrıca muhammed ali ile çok yakından arkadaştı. florida'da yaptığı kampa malcolm'u davet etmiş ve beraber vakit geçirmişlerdir. ardından konferanslarına devam ederken suikast gerçekleşmiştir.
"Şiddetsiz devrim olmaz. Çıtkırıldım zencilerin devrimi, ancak umumi tuvaletlerdeki ırk ayrımını kaldırır. Beyaz adamla tuvalette yan yana olmak bu bir devrim değildir."
köleleri oldukları adamların soyadını kullanan biri olmamak için kendisine x demiştir. doğum günü kutlu olsun.
freedom cannot wait.
özgürlüğünü elleriyle alan bir adam.
siz hiç oturup malcolm kardeşle konuştunuz mu ?
ona hiç dokundunuz mu ?
ya da size bakarak gülümsediği anı yakaladınız mı hiç ?
siz hiç can kulağıyla dinlediniz mi onu ?
hiç pespaye birşey yaptıgını gördünüz mü ?
her hangi bir şiddet olayıyla yada toplumun huzurunu kaçırıcı,
her hangi bir olayla onun bir ilgisi görüldü mü hiç ?
işte isteseydiniz onu tanırdınız.
Amerika'da Hristiyan ailede doğmuş bir Afrikalı olan Malcolm X yıllarca beyaz ırkın baskılarıyla yaşamış bir insan. Hapishane hayatında zenci müslümanlarla tanışıp müslümanlığı tercih eder ancak bu seferde tanrının zenci olduğu ve bütün beyazlarında şeytan olduğu algısına kapılarak ırkçılıktan kurtulamaz. Ta ki Hac yolculuğunda siyahlarla-beyazların aynı kıbleye yönelip, kardeşlik duygularıyla birbirlerini kucakladığını görene kadar.
Ve dönüş yolculuğunda ırkçılık taassubundan kurtularak Amerika da insanlara gerçek islamı anlatmaya başlar. insanlara anlatığı vahdet vurgusu sistemin ve ırkçı müslümanların işine gelmez ve bir konferans sırasında vurularak Rabbine kavuşur.
islam'a ilk girdiği yıllarda faşist söylemlerini devam ettirmişsede, hac vazifesini ihya ettikten sonra ise gerçeği görmüş ve adalet ve eşitliğin peşine düşmüştür.
amerika'da zencilerin hareketlenmesini sağlayan, müslüman akımın 'dava adamları'ndan.
soyadındaki x'in ilüzyonu ise, zamanında soyadı kanununun ilk zamanlarında, zencilere sahiplerinin (!) soyadı veriliyormuş. bu aykırı abimiz de, kendi öz ailesinin soyadını bilmediği için; sahip(!)inin soyadını almamak adına bilinmezliği temsil eden x'i tercih etmişmiş.