doğu anadolu"muz"un o malum kötü izlerini vücudunda barındırmayan rahat temiz insanı hoşgörülü, çok sesliliğe ev sahipliğini adam gibi yapan nezih bir şehirdir.
dikkatimi çeken birçok konudan biri de kahvehanelerinde kıraathane yahut kafelerinde bıyıklı, sakallı amcaların, genç yaşlı memurların, el hasıl müşterilerinin lıkır lıkır süt içmesidir. helal olsun diyorum . sağlıklı bir kahvehane alışkanlığı edinilmiş bu şehirde, ülkemize örnek olmalıdır.
bu sabah hava -11 derece idi. öyleki 2 gündür kar yağmıyor ama yağan kar zerre erimedi. şu an soğuk, kasvetli ve fırsatsız görünüyor gözüme. inşallah değiştirir kendini ve beni.
elazığlıların kofik (içi boş) dedikleri malatya'ya gittikten sonra elazığla kıyasla kimin içinin boş olduğunu anladığım yerdir. elazığ'ı heryönden katlamış çevresindeki doğu illerine nazaran tur bindirmiş bir doğu şehri.
Bir garip olmus sehir. Bir sene once ben biraktigimda yeni yeni bir iki tane kafe acilmis, insanlar kanalboyundan uzaklasmaya baslamisti. 1 yil sonra bakiyorum fahri kayahan'da her yerden bir mekan fiskirmasi var. Kotu olmamis tabi bu durum ama aliskin olmayan bunyem bir garipsedi tabi ki. O degil de su kulaklar 18 yil bir fiil malatya yasami arti 10 yil gel gitlerde bir kere bile bir yerde travis duymamisken, bugun sing caldi oturdugumuz kafede. Benim malatya hayatim acisindan milat bugundur iste!
sıcak insanların memleketi, doğanşehirdeki sürgü barajında kolum kadar sazanlar yakalamıştım. şimdi anasını sikmişlerdir bir şey kalmamıştır.Bazı ibneler dinamitle balık avlıyor. dinamiti götüne sok da öyle patlar. siktiğim itleri( burda malatya halkına değil dinamit elektirik hayalet vb araçlarla balıkları yok eden orospu çocuklarına sövülmektedir)
üzülerek söylüyorum ki elaziz'den çok daha ileride olan kent. talih gülmüş demek ki.
ilk olarak doğu garajında inip yeni trambüse binerek malatyapark'a geçtim. part 23'ün rahat 7-8 katı büyüklüğünde, gerçek bir avm burası ve gençler batı tarzını yakalamış, doğu önyargımı yerle bir etti bu avm saolsun. bunu ben yozlaşma olarak görmüyorum bu arada, insan olgunlaştıkça özünü yakalıyor günümüz zamanında. https://galeri.uludagsozluk.com/r/801729/+
oradan ünlü olduğu söylenen cici kebaba geçtim. döner meşhur dese de iskender söyledim. salatası rezaletti, beklenti sıfırlandı. sonra yağ içinde yüzen bir iskender geldi, ilk başlarda lan normal bu desem de yedikçe yediğimi biterken farkettim. değişikli bi yer.
sonra da yürüyüş yapmaya karar verdim, birazcık merkezde dolaştım. kent insanı gayet modern göründü gözüme. sora sora ilk görüşte vurulduğum kanal boyuna geçtim. o kadar güzel bir bulvar ki, hani istese bi belediye bu kadar güzel bi bulvar inşa edemez yani. on numara, benim için tek eksiği alkollü bir mekanın olmamasıydı. ama inönü ve atatürk caddelerinde yeni yeni 2-3 genç ve düzgün alkollü mekan da açılmış, foursquare saolsun bulduk. bir dahaki gezimize artık. https://galeri.uludagsozluk.com/r/801730/+
şehrin içinde kalan devasa mezarlık ayrı ilginçti. malatyalılar kıymetini bilin olm kentin. fıstık gibi resmen.
fahri kayahan bulvarı adlı muhiti ile artık daha yaşanabilir hale gelmeye başlayan, ama zirveyi gördükten sonra kekoların istilası ile yine düşmesinden korktuğum şehir. Yeni mekanlar, devamı gelecek olan mekanlar.. Akşamları insanların eşiyle dostuyla bir diğerini rahatsız etmeden gönlünce gezmesi bir mekanda oturması bu şehrin hakettiği bir durum. Kernek bu iş için artık biraz niyeti bozukların kontrolüne geçmiş durumda...
Şehir ne yazık ki vekillerin rant kavgaları ile sarsılmadı değil. ne imar planları ne yol güzergahları neler değiştirildi.. umarım buna son verdiğimiz ya da dur be adam dediğimiz bir seçimin de arifesindeyiz. şehrim ile ilgili çook konuşmak yazmak isterim. ki bu şehir okulu bitirdikten sonra ömrümün 3 de 1ini beraber geçirdiğim ex hayat arkadaşım için geri döndüğüm ve artık büyüdüğümüzü ve kafa yapılarımızın farklı olduğunu farkettiğim ve yollarımızı ayırdığım şehir. Yalnız büyümeye devam ettiğim şehir...
(bkz: )332 o yürüyüşte bende vardım, (o gün çocuklar gibi şendik!) çocukluğumda yaşadığım coşkuyu uzun süre sonra tekrar yaşadım. umarım bunu yaşamaya da devam ederiz. Malatyalıya yakışan budur zira.