-bu ne lan tokmakçı gibi?
+abi ne biliyim öyle. . .
mahalle çakmakçısı diye bir şey var usta. bu adam mahallenin çakmak tamiri, saat tamiri ve dahi bilumum aksesuarın tamirat ihtiyacatını giderir* . ufacık bir dükkanı vardır. orda kafasına göre takılır. zaten dükkanında pek bulamazsınız gittiğinizde sağda solda olur. kendini çakmak ilminin engin derinliklerine bırakır. ve o işte ustadır.(öyle olduğunu zanneder)
bu çakmak tamiratı olayının ihtiyacatının tedarikini topluma görev edinmiş * adamcağızın yanına ne zaman giderseniz size zippo çakmağın taşında ve gazında sahtecilikten bahseder. öyle bir heyecanla anlatır ki piyasada dönen zippo sahteciliğinden; karşı komşunuzdan şüphe edersiniz. ulan acaba o ayakkabıcı dükkanının altında sahte zippo benzini işine mi girdi diye. dünyaya böyle bir kuşkuyla bakarsınız. hiç bir yerden aldığınız zippo benzinine güvenemezsiniz. sadece o mahalle çakmakçısındaki orjinal taş ve benzindir. hatta size orjinaliyle sahtesini falan gösterir.
işte değerli abim git çoluğa çocuğa karış onların ihtiyaçlarını falan kendine görev edin demişti. valla daha mantıklı evet. çakmağı bakıma götürmek ne lan. araba mı bu? çakmağın 10.000 bakımı gelmiş. hemen bir çakmakçıya gidip hava filtresini değiştireyim. yok mesele bu değildi. bak bu çakmak olayında dolmuşum meseleye giremiyorum lan.
neyse çakmak için mahalle çakmakçımıza gittik.
zigon : abi doldurur musun?
ahmet abi : taşı da bitmiş bunu değiştireyim mi? orjinal mi olsun?
ve işte zigon dupontu çıkarır.
biliyorum yoksa susmayacak sahte taştan bir başlayacak vaaz vermeye aman allahım. gerisini hak getire.
sus ve yalamaya devam et der gibisinden :
zigon : abi peki bunu doldurabilecek misin?
ahmet abi: deneriz.