mahalle maçı

entry231 galeri8 video1
    101.
  1. kendi kurallarının geçerli olduğu maçlardır. kalenin üst direği olmadığı için gol durumu kaleciye göre değişir. diyalog:
    - gol değil olum çocuğun boyunu geçti!
    - tmm olum ne bağırıyon. 2 dakika sonra boyunu geçmez merak etme.
    0 ...
  2. 100.
  3. Arabanın geçmesiyle çok sayıda devre arası yaşanılan durum.
    1 ...
  4. 99.
  5. akabinde mahalle kavgası olan eylemdir. *
    0 ...
  6. 98.
  7. gerçek maçlardaki 9.15 çizgisinin 5 adım ettiği, halı saha maçlarından çok daha fazla zevk veren maçlardır... çoğu mahallede bitiş düdükleri akşam ezanının akabinde yemeğe çağıran annenin bağırışıdır...
    1 ...
  8. 97.
  9. çocukluğumda benim için en değerli olan şey güneş gibi parıldayan bir günde dışarı çıkmaktı.Arkadaşlarımla kavga edip sonrasında babalarından sırasıyla dayak yemek de hobilerim arasındaydı. ettiğim küfürleri de aynısı gibi iletmeseler sadece güzel anıları hatırlardım muhtemelen.
    rüya gibidir çocukluklarımız, nasıl geçtiğini anlayamayız hala. belki geriye kalan birkaç acı tatlı hatıradır damağımızdaki tat . yaşam mücadelelerimizin anlam kazanmadığı zamanlardır.hayatımızdaki rekabet ta çocukluğumuzda başlar değil mi?
    bir de rekabetin çoğullaştığı anlar vardır.mahalle maçlarından bahsediyorum. mahalle maçları kavga etmediğimiz dönemlerde mahalleler arası rekabetin en kolay yoludur. öyle mahalle maçı deyip geçmeyin. mahalle maçları bir erkek çocuğu için her şeydir benim yetiştiğim yerde.erkekliğini kanıtlaman için bir fırsattır.arkadaşların tarafından gördüğün saygının başarınla orantılı olarak değiştiği bir arenadır.bir de olayın gurur tarafı vardır hani.on haneden oluşan ,çöp arabasının en son ii. dünya harbinde geldiği ve içinde eğlenceye dair en göze çarpan şeyin silindir şeklindeki tezekler olduğu bir mahalleyle gurur duymaktır yeri geldiğinde.bu gurur öyle hafife alınır bir şey değildir şüphesiz.olayın aslı ,kimin borusunun öttüğüdür. belediyenin çöplüğünde top oynama hakkını kimin kazanacağıdır bu.yenilmemelisiniz.acı yok,his yok,sadece öfke ve kafanda tekrar eden cümleler vardır.
    maçlar düello şeklindedir. aşağı mahallenin ,en kavga etmeye müsait ve tipi en bozuk ,hani ilk defa gördüğünüzde bile gıcık olacağınız tiplerinden biri gelir ortalığı kızıştıracak ve belediye çöplüğünde yani kutsalımızda top oynamaya dair bazı yersiz şeyler söyler ve gider. ilk kurşun sıkılmış savaş kaçınılmazdır artık. bir telaşe alır sokağı baştan aşağı. o saatten sonra bize savaşacak değil ölecek adam lazımdır. içinde bulunduğu durumun imkan ve şeraitini düşünmeyecek cengaverler lazımdır bize. arkasından gelecekler için zaman kazanacak türden birileri. midesindeki kan kokusundan ağzından kelime-i şehadetle ortalığa yayan bir gurup kahramandır onlar.hani çok da organize değillerdir ya. bilirsiniz savaş açılan ülke açısından savaşlar, genelde zamansız ve plansızdır.
    takımlar forvetler ve bir tane kaleciden oluşur. kaleci takımın komutanıdır.takım yense de yenilse de her zaman sorumluluğu üstlenebilecek birisi lazımdır çünkü.pek de toptan anlamaz ya.
    maç başlamadan ölüm antları içilir ve o antlar sırasında savaşçıların ortalama 130 cm olan boyları maç sonuna kadar 200 cm ‘e kadar çıkmıştır ve savaş sonuna kadar her bir savaşçını merkezkaç kuvvetinden dolayı top için kullandığı ayağı, diğerine göre 2 cm daha uzamıştır.yaklaşık 8 saat süren ,sahanın her yerine amaçsız koşan insanlardan oluşan,maç, yerini dirence bırakmıştır.sadece güçlü olanların varlığını devam ettirdiği bir adaptasyondur bu .hayatın kendisidir bir yandan.
    yenmek amaçtır ancak yenilmekte bir son değildir. bu sadece yeni mücadelelerin habercisidir.
    yenilen takımın kavga çıkarması ve ailelerin devreye girmesi ve bunların kendini devamlı olarak tekrar etmesi kaçınılmazdır.
    tüm bu mücadeleler , üzerine su içmeye kıyamadığımız, çocukluğumuzdan kalan damağımızdaki tatlardır.
    1 ...
  10. 96.
  11. maçlar genellikle bitmez tatil edilir. hele hee gazazuna oynaıyors kavga bile çıkabilir. final cümlesi genellikle hamam parası olsundur ki ben yıllarca bunun ne anlama geldigini deliler gibi merak etmişimdir.
    0 ...
  12. 95.
  13. topa öyle bir gapçırdıktan sonra topun ebesininkine gitmesinin ardından ali samiyende miyiz olm serzenişinin bolca kullanıldığı sokaklar arası maçlardır.

    neden ali samiyen hiç bilmiyorum ama inanıyorum ki butun mahalle maçlarının vazgeçilmezi olmuştur.
    0 ...
  14. 94.
  15. gazozu kaybetmeye yakın olan rakip ve deplasmandaki mahallenin hep aynı çamura yattığı maçtır.

    1-oyunculardan biri yalandan sakatlanmış numarası yapar. kimisi ağlayabilme özelliği de taşır.
    2-dayanamaz ve "olum yalan söyleme zaten 9-3 bi gol kaldı, kaypaklık yapma lan pitch" der ev sahibinden biri
    3-rakip takım kaptanı "koyun can kasap et derdinde" diyip insanlık dersi verir ve gazoz konusu bir daha açılmamak üzere kapanır.

    boşa terlenmiş olunur. *
    1 ...
  16. 93.
  17. genelde bahçe yanlarında yapılan ve bahçe sahibi piskopat teyzeler tarafından tehtidlerle bloke edilen, süresi belli olmayan, 3-21 yaş arası bireylerin katılabileceği aktiviteler.Not:yaş sınırı esnetilebilir...
    1 ...
  18. 92.
  19. dış etkenlerin egemenliğinde sürdürülen müsabakalardır, araba geçer oyun durur, kız geçer klas hareketler artar, cazgır komşu su döker al sana yapay yağmur, oyuna almadığınız şişko dışarıdan maçı kızıştırır kavga çıkar , mahallenin kötü topçusu aşağı mahalleye transfer olur taktiklerinizi oraya anlatır, lan gerçi ne taktiği olucak o yaşta neyse .

    işyerinin önünde top oynanmasını istemeyen işyeri sahipleri, arabasının etrafında top oynanmasını istemeyen araç sahipleri, genellikle bu araçlar tüm uyarılara rağmen nedense hep kalenin arkasında yer alır oda çok ilginçtir .- uyaran çocuklar değildir arabanın sahibi uyarıyo yanlış anlaşılmasın - aslında çocuklar uyarsa güzel olurdu;

    - lan lan camı kırdınız
    + refik abi uyardır seni gazozuna maç yapıyoruz şurda arabayı başka yere koy dedik
    - lan s*ktirtmeyin gazozunu ibneler cam diyorum cam

    bir anda sahaya dalan mahallenin abileri, bok var maçın içine ederler kendi kendilerine takım alırlar , şimdi büyüyünce biz yapmadık mı bu ibneliği ? yaptık .

    topun sahibinin annesinden bahsetmiyorum bile, nedense en zevkli yerde topun sahibi çocuğun annesi çıkar ve maç tatil olur, oha lan fifa başkanı bile maç tatil edemiyor kafasına göre kadına bak yemek yaptı diye maçı tatil etti .

    - refiiik çabuk eve gel yemek hazır
    + ben gidiyorum beyler verin
    * lan olum 2 gol kaldı
    + olmaz olum yarın devam ederiz annem kızar
    - refik eve gel yoksa akşam babana söylerim
    * babanda tff başkanı mı lan
    + nasıl ?

    dur dur dur, elinde sopayla gezen cengizin dedesini unuttuk, oda alır sizi camiye götütür .
    tamam güzel birşey yapabilirsin ama dayı ayıp oluyor, bizim üzerimizden sevap kazanma, önce şu gazoz olayını halledelim biz .

    işin en pis tarafı ise, taşkın taraftar yoktur, taşkın anne baba vardır. farklı renklerin dostça mücadelesine müdahalede bulunan bu şahıslar bir olurlar, ortaklaşa dayık faslına geçerler . herkes kendi çocuğunu döver, herkesin anne babası çocuklarını eve geç kaldığı için döverken benimkiler biraz olayın bokunu çıkartırlardı orası ayrı . ühühühühü evet evet beni ufakken hep dövdüler ibne oldum sonra ben , öhüüm neyse olayı bir ahmet yıldız ölmedi fantezisine dönüştürmeden bitirelim ..

    çok küçüktüm mahalle maçında adım alışan abi ayağını baldırlarıma sürttürmeye başladı . dahada yukarı çıktı şortumu indirdi, hassiktir ..
    2 ...
  20. 91.
  21. gol olmaması durumunda mahalle baskısı olabilir.
    3 ...
  22. 90.
  23. hiçbir oyuncunun vakit geçirmek için yalandan yerlere yatıp debelenmediği, futboldan nefret ettirmeyen maçtır. 5te devre 10da biterdir. 3 korner 1 penaltıdır.
    0 ...
  24. 89.
  25. her maçtan önce takımları kurmak için iki kişi atışmak üzere ortaya gelirdi. Atışmak özet olarak iki kişinin karşılıklı birbirlerine doğru sırayla adım atmaları ve bunun sonucunda kim kimin ayağına basarsa o kişinin ilk oyuncuyu seçme hakkını elde etmesidir.. Atışırken hep düz adımlar atılmaz bazen ayak yan çevrilip yarım adım atılır ya da moon walk tarzı bir hareketle biraz geriye kaçılırdı. Bir de bu atışma işinin zıplayarak rakibin ayağına haşırt diye basma versiyonu vardı ama sakatlık riski nedeniyle fazla rağbet görmezdi. Atışma işleminden sonra atışmayı kazanan kişi takımında görmek istediği ilk ismi söylerdi sonra oyuncu seçme sırası atışmayı kaybedene geçerdi. Fakat problemler burada son bulmazdı.
    x- ahmet' i seçtim
    y- ben de mehmet' i
    (bu arada ahmet ve mehmet ilk seçilenler oldukları için götleri kalkmış bir vaziyette kim tarafından seçildilerse o kişinin yanına geçerlerdi)
    x- zeki' yi seçtim
    y- hüsam gel
    x-kamuran
    y- hüdai
    x-onur
    y- oha olum siz çok güçlü oldunuz, bari onuru bana ver.
    (bu durum böyle devam eder ve sonuçta mahalle kalabalığı iki ayrı takıma bölünürdü. eğer oyuncu sayısı çift değilse sona kalan yani kimsenin takımında görmek istemediği bir oyuncuya sen 'fındık fıstıksın' denirdi. 'fındık fıstık' demek sen kafana göre sahada gezin topu gördün mü vur nasıl olsa senden birşey olmaz demekti. Eğer sona kalan oyuncu 'fındık fıstık' oynayacak kadar da ezik değilse güçsüz takımın kalesine geçirilirdi ya da sen yedeksin diyerek kenarda oturtulurdu.)

    Tüm bu gereksiz aktivitelerin ardından oyunun enteresan kurallarını koymaya geçilirdi. Mesela abanmak yok, 3 korner bir penaltı, 5 te devre 10 da biter, kaleden kaleye gol olmaz gibi.

    Sonuç olarak maç başlar ve asıl eğlenceli diyaloglar ve olaylar da maç içinde yaşanır.

    -Bir oyuncu topu ebesinin nikahına vurduğunda karşı takımın oyuncusu hemen 'atan alır spor' der ve topa vuran oyuncu sahadann uzaklaşmış topu söylene söylene almaya gider. Arkasından ' koşsana lan' denir. 'Atan alır spor' lafı büyüdükçe çocukça görüldüğünden lise dönemlerine gelindiği zaman bunun yerine 'aynı hızla' denir. Topu atan oyuncunun topu attığı hızla gittiği ise kayıtlara geçmemiştir.

    -Top arabanın altına kaçtığında her zaman sıkışır ve el ile topa yetişilemediği zamanlarda arabanın altına yatılır, top iki ayak arasına sıkıştırma yöntemi ile çekilir. Bu yöntemde işe yaramazsa topa taş atma, sopa ile itekleme yöntemlerine başvurulur.

    -Her maçın ortasında yaşça geçkin bir ya.şak abi gelir ve topu kapıp herkesi çalımlayıp gol atar. Maçın içine eder, ve sitttirip gider. Ulan hepsini çalımladım diye dötü kalkar oysa tüm çocuklar bu abiyi kendi haline bırakmışlardır, çalımları bilinçli yemişlerdir, yeter ki abi golünü atıp gitsindir, maça devam edilsindir.

    -Bir diğer ya.şak abi türü ise çalım atıp gitmeyen, direk bütün maç oynamak isteyen abilerdir. Bu abilere abi yapma ya yer yok desenizde 'ya oynarım ya da maçı bozarım' tehditi ile maça dahil olurlar.

    -Oyunda serbest atış kullanılacağında barajın mesafesi üç büyük adım mesafesi kuralına göre uygulanır. Bazı mahallelerde ise bu direk düz üç adım olmaz ilk iki adım büyükçene atılır, son adım ise o kişinin zıplayıp ulaşabileceği son noktadır.

    -Eğer minyatür kale oynanıyorsa penaltıyı atacak oyuncu kaleye sırtını döner, domalıp kafasını bacakların arasından sallandırıp kaleye bakar ve topuğuyla topu kaleye gönderir. Top kaleye doğru giderken büyük ihtimalle yoldaki bir taş parçasına çarpıp yön değiştirir ve gol olmaz. Bu arada penaltının atıldığı nokta kaleden 9 adım uzaklıktadır.

    -Eğer bir kaleci gaza gelip gol atmak isterse aniden topu alıp 'kaleci oyuncuyum' der ve kaleden çıkıp herkesi çalımlamaya çalışırdı. Genelde bu kişi yolda topu kaptırır ve takımının boş kaleye gol yemesine neden olur, bol bol da küfür yerdi.

    -Maçta şaibeli bir gol olduğunda (mesela top direk yerine kullanılan taşın üstünden geçer ya da öyle gözükür, gol mü direk mi anlaşılmaz) golü yiyen takım ' gol değilll lannn , direk' diye bağırırlar, tartışmalar alevlenir fakat tam o sırada bir etik ruha sahip bir takım arkadaşınız ' gol gol ben de gördüm' der ve o an karşı takım hep bir ağızdan ' adamın diyoooo olm' diye bağırır. Yapacak bir şey yoktur, içten içe ya da dıştan dışa golü kabul eden takım arkadaşına küfür edilir.

    -Top birinin hayalarına geldiği anda herkes ' hemen işe olum bak kısır kalırsın' der, hemen sokağın ortasında işenir.

    -Mahallelerde kale kavramı iki taştan ibaret olduğu için üst direk diye bir şey yoktur. Kalecinin boyuna ve zıplama yeteneğine göre üst direk ölçüsü göz kararı belirlenir. Her zaman bu konuda kavga çıkar. Kalecinin üstünden geçen her toptan sonra kaleci 'gol değil olm nasıl yetişeyim o topa' der golü atan ise ' zıplasan yetişirdin olum' der. Bu böyle devam eder. Minyatür kale de ise üst direk bel hizası olarak kabul edilir.

    -Eğer maç bir türlü bitmiyorsa ve birisinin annesi onu yemeğe çağırıyorsa ' atan galip' kuralı uygulanır. ilk gölü atan maçı kazanmış sayılır. Bir nevi ' altın gol' uygulamasına geçilir.

    -Top kalecinin bacak arasından geçerek gol olursa mahalli futbol terimlerinde bu gole ' beşlik' denir. Beş gol yerine geçmez ama manevi değeri 5 goldür. Oyuncunun bacak arasından topu geçirirseniz ise 'namus gitti' ya da 'namustan geçirdim' demelisiniz.

    -Maçta en çok gol atan oyuncu hiçbir zaman delikanlı gibi gelip ben bugün şu kadar gol attım demez. Diyalog şu şekilde gelişir.

    x-Ahmet sen kaç gol attın?
    y-3
    x-Mehmet peki sen?
    z-2
    x- Ben 6 gol attım olum.hahaha

    Kaç gol attığını bu şekilde söyleyenler genelde okulda da yüksek not aldıklarında aynı taktiği kullanırlar.Üniversitede bile bu huyları değişiklik göstermez.

    x-Ahmet sen kaç aldın sınavdan?
    y-58
    x-Mehmet peki sen?
    z-72
    x- Ben 92 aldım olum.hahaha

    Sürer gider...
    1 ...
  26. 88.
  27. Sokaktan araba geçerken "istop" denip top tutulur araba geçtikten sonra senin yerin orda değidi diye bir çok kavga yaşanırdı. Maçın en güzel yerinde mahallenin ağır abileri "at bakim abinin kıllı göğsüne" şeklinde bir cümleyle maçın içine sıçarlardı. Genelde ya en küçükler ya da oynamayı bilmeyenler kaleye geçirilirdi. Kalecinin ilk yorumu "zıbanmak yok" olurdu.Top biraz uzağa gittimi "atan alır lan" şeklinde tartışmalara girilirdi. En çok kavga topun direğin yanından geçtiği zamanlarda yaşanırdı. Topa vuran takım gol diğer takım ise direk derdi. Karşı takımdan yanlışlıkla biri gol dediği zaman hemen üstlerine yürürler "adamın gol diyor" denilirdi ve muhtemelen o çocuk dövülürdü ya da oyundan atılırdı. Eğer yedekte adam yoksa "geç lan kaleye sen hakkettin" denilirdi.

    ... şeklinde uzatılabilen, mahalle ortasına iki taş koyulup oynanmaya başlanan, top sahibinin daima kaptan olduğu en makara maç türüdür.
    0 ...
  28. 87.
  29. hayatın en güzel döneminde (çocukluk) neredeyse her erkeğin içinde bulunduğu aktivite. kavgalar da yaşanır bu maçlarda... en eğlenceli yanlarından biridir aslında bu durum. eve giderken daha bir güzel olur açıkçası. üst baş kirlenmiştir dizler yara bere içindedir. evde terlikle bekleyen bir anne. sokaktaki maç yetmezmiş gibi bir de evde maç yaparsınız. sokaktaki maçı bilmem ama evdeki maçta kesinlikle mağlup olursunuz.
    0 ...
  30. 86.
  31. genelde kadroyu ve oynayanları topun sahibinin seçtiği hatta bütün duran toplara topun sahibinin vurduğu krallıkla yönetilen maç.
    0 ...
  32. 85.
  33. 84.
  34. bir de ulusal onem tasiyan mahalleler arasi maclar yapilirdi.
    her mahallenin kendine ozgu bir kadrosu ve sahasi vardir, o mahalledeki en iyi oyuncular toplanir, buyuk gune hazirlanilir.
    7'de devre 14'te biter.*
    kaleci oyuncular secilir.
    gollerde mahallece sevinilinir, yenilgiler de ayni sekilde kavgalar cikar.
    bir de mahalledeki yasli teyzemiz vardir, surekli gurultuden yakinir; arada sirada oyuna mudahele ederek maclarin yarim kalmasina neden olur.
    Topu kesebilir ya da sahayi islatir.

    Yeni nesil teknoloji cagi gencligi tarafindan artik pek te tercih edilmez bu maclar; tabi evlerde pes ortaminda kapismak varken.
    2 ...
  35. 83.
  36. şampiyonlar ligi finalinden daha heyecanlı geçen, özlenilen...
    0 ...
  37. 82.
  38. -3 korner bir penaltı
    -yarı röveşata
    -fillodan geçirdim
    -direk yerine koyulan mont falan her neyse artık top onun üzrinden geçince hemen hır çıkar sonuçta kornere bağlanır
    -küfürler diz boyu
    -eğer oynanılan yer çimense kaleci birden panter hisseder kendini.
    2 ...
  39. 81.
  40. ozunde alt sokakla ust sokagin ya da, ote sokakla beri sokagin yaptigi mactir. nedense bu maca mahalleler arasi bir mac havasi verilerek, sampiyonlar ligi havasi estirilmeye calisilir.

    illa bu maclarda bi genc irisi vardir obur maallenin takiminda oyle ki, sizin takimin kalecisi o herifin cektigi sutlarda topa gotunu doner.
    0 ...
  41. 80.
  42. yazılı olmayan kuralları nesilden nesile bir şekilde aktarılmış olan enteresan maçlardır. bugün ankara'da da, giresun'da da, sivas'ta da ve tüm türkiye'de kurallar aynıdır.
    1 ...
  43. 79.
  44. 3 korner 1 penaltı golleri akıldan cıkmayan maclardır.
    0 ...
  45. 78.
  46. -maç yapar mısın ?
    -yaparım. ama geride durmam, kaleyede geçmem !

    bu repliğin olmazsa olmaz olduğu maçlardır.
    0 ...
  47. 77.
  48. oyuncuların hepsi birer hakem olan maçlar.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük