oo hoo ho, siz Madam Bovary'i çok yanlış anlamışsınız üstadım... Emma orada orospunun teki değil. Emma orada, "şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler" şarkısının ta kendisi.
gustave flaubert'in yazmış olduğu, öss ye hazırlanan her türk gencinin edebiyat alanında bir gün karşılaşacağı soruya malzeme olan eseridir. Ayrıca samsunda adını bilmediğim bir yerde çıkan grubun da adıdır.
edit: neyin esinlenmesi bu.
Realizm akımının ilk ve en önemli örneklerindendir. Bu kitaptan sonra bovarizm akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik anlamına gelen yeni bir rahatsızlık olarak yer almıştır.
"gerçek şu ki; ruhun doluluğu bazen dilin mutlak yavanlığı halinde taşabilir, çünkü hiçbirimiz ihtiyaçlarımızın ya da düşüncelerimizin ya da kederlerimizin tam ölçüsünü hiçbir zaman ifade edemeyiz ve insan konuşması, biz yıldızları eritecek bir müzik yapmayı özlerken,ayıların dans etmesi için üzerinde kaba vuruşlarla tempo tuttuğumuz çatlak bir dümbeleğe benzer."
o kadar ağır tasvirle boğuşmaktan korktuğum için ntv yayınlarından çıkan çizgi roman tarzı madame bovaryi okumuştum. yasak aşkı anlatır aşk ı memnu gibi.
aşkı memnu daki bihterin farklı biçimidir madam bovary. 3 kez okudum ve 3ündede ağladım. şiddetle tavsiye ederim. bir kadının aşkları hırsları tutksu hepsini bu kitapda bulucaksınız. yer yer kızacaksınız madam bovarye yer yer hak vericeksiniz heycanla bir çırpıda okunan kitaplardan biridir.
"Böyle yüksekten atılan sözler, sevginin bayağılığını gizlemek için söylenir. Oysa, dolgun ruhlar bazen duyduklarını en boş gibi görünen benzetişlerle açığa vurabilirler pekâlâ. Çünkü hiç kimse hiçbir zaman gereksinimlerini, düşüncelerini, acılarını tam anlamıyla anlatamaz. insanoğlunun sözleri tıpkı patlak bir davul gibidir: Bu davula vurup yıldızları dile getirmek isteriz ama ayıları oynatacak havalardan başka sesler çıkaramayız."
Not: Kitaptan alıntı.
Emmaya göre aşk, şimşek parıltılari ve gök gürültüleri ile kendini birdenbire gösterir, göklerden düşüp hayatı altüst eden, iradelerinizi birer yaprak gibi söken, bütün kalbi uçuruma sürükleyen bir kasırgaya benzerdi.
Emmaya göre aşk, şimşek parıltılar ve gök gürültüleri ile kendini birdenbire gösterir, göklerden düşüp hayatı altüst eden, iradelerinizi birer yaprak gibi söken, bütün kalbi uçuruma sürükleyen bir kasırgaya benzerdi.
emma denen bir kızın çapkınlıklarını anlatan bir kitap.
yahu emma ne emma'ymış, sanki herkesin hayatı ona bağlı amk. karı bi öldü kitap kendinden geçti. lan emma'yla mı doğdunuz allah'ın salakları? müstahak size. ben yanlız o berthe'ye acıyorum. ama o da zengin birini bulup evlendi. biliyorum.*
gustave flubert'in yazarken choderlos de laclos'tan etkilendiği kitaptır.
bildiğiniz gibiya da bilmediğiniz gibi iki kitap arasında reddedilemeyecek benzerlikler var ve tehlikeli ilişkiler, madam bovary'den önce yazıldı.
Bununla birlikte, ya çalı çırpı kendiliğinden tükendiği ya da fazla üst üste yığıldığı için alevler yatışıp köreldi. Yokluk yavaş yavaş aşkı söndürdü, alışkanlık altında özlem boğuldu; solgun göğüne kızıllık veren bu yangın parıltısı gölgelerle kaplanarak ağır ağır silindi.
realizm akımının önemli eserlerinden olan, ilk yüz sayfasını geçene kadar 'bıraksam mı ya? yok yok okuyayım en iyisi, başlanmış kitap yarım bırakılmaz' tarzı tepkiler vermeme sebep olmuş, sonlarına doğru konusu daha fazla ilgi çekmeye başlayan, ahlaki çöküntü üzerine yazılmış bir eserdir.