maaş ödemelerini geciktirip, lüksünden vazgeçmeyen işveren modelidir.bahsedilen bazı işverenler ne arabasını satar, ne mülkünü, ne malını, maaş ödemez, keyfinden de vazgeçmez.
sorulunca da, "ödeme alamadık bu ara sıkıntı var" der ama iş keyfe, zevke, eğlenceye gelince, ödenmeyenler unutulur. o viski parasını maaşını ödemediği bir işçisine verip onun sıkıntısını az da olsa hafifletmek onun aklına o an için gelmez.
"entry" leri okuduğumda anladım ki bu modellerden bayağı varmış piyasada; dedirten işverendir kendisi,
patron olduğundan kendi standartlarını korumayı yeğler... viski temsili bir noktadır sadece.. bununla beraber yaşamındaki, kullandığı araba, gittiği lokanta, kullandığı markalar gibi diğer kriterlerde de değişme göremeyeceğiniz, ve bütün bunları yaparken, ekmek bulamayan işçilere pasta yemelerini önerebilecek kadar pişkindir.
viski, ''hadi koçum şurdan bir şişe viski kapta içeyim'' tarzında bir içki olmadığı için adam efkarından, damağından bahaneleriyle odasındaki küçük buzdolabindan viskisini kapmış açmış içmiştir. kime ne? dir. amaç içki içeni mi germek? maaşı geciktirmesine mi giydirmek?
ulan bu maaşı geçiktirse geçiktirse içki içenler geçiktirir triplerinde zıplaşmayın.