bu adama iyi oyuncu diyenleri siyasi nedenlere bağlıyorum açıkcası. yani adamın ne oyuncu ciddiyeti var ne akılda kalmış filmi var. tiyatro oyunları ideolojisi ile doğru orantılıdır. yani bu adamı biri balon gibi şişirmiştir. cennet mahallesi, güllü gibi saçma çalışmalarda oynasa nolur lan. haa tiyatro geyiği var unutmadan fiyatlarına bakın bakalım kursların pek samimi gelmiyor da.
gerçek bir usta için ise: (bkz: savaş dinçel)
edit: homodi sevenler eksilemiş.
sanatçı değildir . ploitikacı değildir. muhalif oduğu söylenemez. ee nedir bu insan. twitter da takip etiğimde adam aşmış türk olduğundan bile şüphe duymaya başladım. ağır komünist .
levent kırca nın bir çeşiti, levent kırca işçi partili bi çukur olduğunu ilan etti, bakalım bu masonluğunu ne zaman ilan edicek, faşizmin bu kadar yoğun oldugu bünye normal dozla bu aşamaya gelmez zira...
not: bu topraklardan çok çöp çıktı, allahtan bu çöplerin zürriyeti yok.
--spoiler--
Senarist Dilara Dilek Selek'in, Müjdat Gezen Tiyatrosu'nda sahnelenen ''Muzurevi'' oyununun isminin kendi senaryosundan alındığı iddiasıyla Müjdat Gezen'e açtığı tazminat davası karara bağlandı.
Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, Gezen'in ''Muzurevi'' ibaresini kullanmasının haksız rekabet olduğuna karar verirken, ''bundan sonra sergileyeceği oyunlarda bu ismi kullanmasının men ve önlenmesine, internet dahil her türlü basılı evrak ve tanıtma vasıtalarının toplanarak, bu ibarenin çıkartılmasına, çıkartılması mümkün değilse imhasına'' ve Gezen'in, Selek'e 17 lira manevi, bin 186 lira 87 kuruş maddi tazminat ödemesini de kararlaştırdı.
--spoiler--
Oyuncu kişiliğinin yanında siyasi görüşü olan kişidir. ister beğenin ister beğenmeyin adamın kendine has duruşu ve düşünceleri vardır. Sorgular, cevap verir itiraz eder işte bu yüzdendir ki saygıyı hak eder. Halkların; Düşünen, sorgulayan adamlara ihtiyaçları vardır. Sadece siyasi değil her konuda.
ağzı ile götü arasında farkı olan aydın! olarak ben müjdat gezenin gerçekten bir twitter hesabı olup olmadığını merak ettim. müjdat gezen sanat merkezinin sitesinden ne twitter ne de facebook hesabı olmadığını öğrenmiş oldum.
türk medyası böyle bir şey, hiç yoktan insanları kavga ettirir sonra da bunu haber yapar. internette yazılan hiç bir şeye benim şu an yazmış olduğum da dahildir, inanmayın. sorgulayın araştırın.
hal hareket ve tavırlarında -son ergenekon operasyonları sonrasında- müthiş derece masonik bir koku olan sahne şeyi.
ağzı ile götü arasında fark olmayan çakma aydınların başında gelir kendisi, bu başarısında hüner yılmaz özdil okumasıymış, itiraf etmiş,
"bir hafta yılmaz özdil okuyun, sonra aynı gazete küpürü ile g.tünüzü silin sonra gidin yılmaz özdül biraz agzınıza sıçsın şahane hissediyorsunuz kendinizi" demiş.
Seneler evvel istanbul Üniversitesinde ders verirken, koridorda başı öne eğik, sıkıntılı halde dolaşan bi öğrencisini gördü.
Hayrola? Galiba ayrılıyoruz hocam Niye? Harç yatıramadım, sınava giremiyorum. Kaç para lazım ki? Şu kadar lira Çıkardı, verdi. O an, bi de karar verdi. ileride yeterli param olursa, bedava okul açacağım.
ileride Çalıştı, didindi, yeterli parası oldu. Eşinin bilezikleri dahil, malı mülkü sattı, açtı o bedava okulu Vakıf kurdu. Sonra? Topladı öğrencilerini, kura çekti, kazanan on öğrenci okulun sahibi oldu! Resmen tasdikli, tapuları mapuları verdi.
Para biriktirmez çünkü o.
insan biriktirir.
Ben de onun ömür kumbarasındaki kuruşlardan biriyim. Ve şimdi, gıdım gıdım biriktirdiği hayatının kâr payını dağıtıyor.
Yazdı, yönetti, sahneliyor:
1881
Gala, 10 Kasımda.
Müjdat Gezen Tiyatrosunda.
44 sanatçı rol alıyor.
Müzikler Zülfü Livanelinin.
Afişlerini Bedri Baykam hazırladı.
Fondaki seslendirme Rutkay Azize ait.
Onlarca gönüllü danışman emek verdi.
Biri, Turgut Özakman.
Dekor, şaşırtıcı, lapa lapa kar yağıyor mesela, kağıt kırpıntısı değil, alenen tutuyor. Dolmabahçe Sarayının görkemli avizesinden, Mustafa Kemalin gençliğinde oturduğu Harbiyedeki tahta meyhane sandalyesine kadar Bandırma vapuru yüzdürülüyor. Zübeyde Hanımın doğum anında kucağına verilen bebek, canlıdan farksız, ingilterede hazırlatıldı. Saat dokuzu beş geçenin birebir balmumu heykelini ise, Profesör Yılmaz Büyükerşen yaptı.
(E bunları görünce, dayanamadım önerdim, Müjdat ağabey pek beğendi, salona her gelene gaz sıkacaklar!)
işgalden devrimlere, efelerden türkülere, hiç duyulmamış, yaşanmış anekdotlardan oluşuyor. Sadece dünü değil, bugünü de anlatıyor. Duymadığımız ne olabilir ki derseniz, birini aktarayım isterseniz
Bakırköy Belediyesinin yaptırdığı aile araştırmasında ortaya çıkıyor Öğretmen, otistik çocuklara Atatürkü anlatıyor. Çocuklar dinliyor, evlerine gidiyor. Yedi yaşında bi öğrenci, o akşam, ertesi sabah asla su içmiyor, ağzına sürmüyor, ısrar ediyorlar, Atatürk diyor, gerisini izah edemiyor. Anne, çocuğunu okula götürüyor, vaziyeti anlatıyor. Anlaşılıyor ki, öbürleri de böyle Meğer, öğretmen, Atatürk ölmedi, içimizde yaşıyor diyor, çocuklarımız da, Atatürk boğulmasın diye su içmiyor iyi mi inanın, yazarken bile nefesim kesiliyor. Öğretmen, çocukları tekrar topluyor, ağlaya ağlaya, Atatürkün çok iyi yüzme bildiğini, korkmalarına hiç gerek olmadığını anlatıyor, çocuklarımız ikna oluyor, tekrar su içmeye başlıyor.
Ya sponsor?
Yok.
istenmediğinden değil, aksine, ihtiyaç olmasına rağmen, bulunamadığından Atatürke hakaret yağdıran belgeseller için kuyruğa girenler, araziye uyuyor. Bunun üzerine Müjdat Gezen, Mustafa Kemalin kurduğu iş Bankasına gidiyor, 1881i sahnelemek için kredi alıyor. Böylece, taksit taksit geri ödenecek ama, 1881in sponsoru, bizzat Mustafa Kemal oluyor! *
Gerçek bir sanatçıdır ama siyaset yapmamalıdır. Bir sanatçı topluma yön gösterir kendi fikirlerini empoze etmez. Son zamanlarda hükümetin yaptığı saçma işleri eleştirerek gözümde değer kaybediyor.
yüzünü görünce kusma istegine neden olan, -son geldigi noktada ismini okumakta aynı etkiyi yapıyorya neyse-, içinde yaşadığı toplumun bütün degerlerine düşman, sanki atatürkçülük bu toplumun tek degeri muamelesi yapan eski komünist, yeni faşist, din karşıtı, eski 2. sınıf artisttir efenim kendileri.
tiyatroculardan aydın olması demek, ayakların baş olması demek bence, tiyatrocu demek kendi hiç bir degeri olmayan, sürekli o tip senin bu tip benim gezen karakteri tourmamış insanların yapabilecegi bir meslek sonucta, namuslu bir kadın tiyatrocu olabilir mi, misal bir orospuyu pynayabilir mi gibi tartışmalara girmeye gerek yok, orospu gibi giyinmek zorunda en basitinden, iki herif öpmesi lazım rol geregi! gerek yok bu konuya girmeye konumuza dönersek, atatürk hayatta olsaydı da keşke toplumda kendisini sadece bunun gibilerin savunduğunu - mecburen, kim müjdat gezen ile aynı çukurda yaşamak ister ki- görse idi ne derdi diye merak ediyorum, siz atatürk ün sanatçı ile ilgili söyledigi sözleri degil, sanatçılara nasıl davrandığına bakın bence, benim fikrim pek memnun olmazdı gibi...