lösev bu yıl kurban bağışı organize etmiyor, normal bağışların sürmesini, bayram vesilesiyle de artmasını talep ediyor. yapılacak bağış "kurban bağışı" adı altında alınmayacak zaten.
neden bu yıl böyle yapıyor lösev? kurbanlık fiyatları uçuk, yurtdışında kurban kestirme işinin lösev'e yararı yok, geçen seneki olaydan lösev'in ağzı yandı.
bu sene ne olacak? ben önceki yıllarda 200-300 tl'lik bir bağışla "kurbanınız kesildi, teşekkür ederiz" mesajını alıyordum, bu sene de aynı miktarda bağış yapacağım ve bu bağışla et ürünleri alınacak, ilaç alınacak, giysi alınacak vs. değişen, bağışın karşılığı geçen yıl bir kurban kesilip eti değerlendirilirken bu yıl "kasaptan" 10 kilo et alınacak olması. bu da hem benim amacıma hem vakfın amacına uyuyor.
akit, makitin amacı belli: pastadan daha çok pay kapmak, bağışları kendilerine kaydırıp ihtiyacı olanlara propaganda eşliğinde ulaştırmak.
kötü olan şu: lösev büyük işler başarmış, başaran bir vakıf, her tür yardımı ulaştırırken taraf tutmuyor, nasıl taraf tutulabilir ki zaten lösemi konusunda. iyi kötü bir demokratik tavırları var(ya da istenilen tavırda değiller), bu yüzden bertaraf edilmeye çalışılıyorlar. ve birileri amacı lösemili çocuklara ücretsiz tedavi, yatacak yer, yiyecek, giyecek sağlamak olan bu vakfa çamur atma peşinde. "kan kanserine yakalanmış çocuklar" özetle konusu, insanın içini titretiyor. bunun üzerine siyaset, hamaset yapan adamlar nasıl insan evlatları, anlamıyorum.
yani mecbursun, yönlendirilmişsin ya da allah'ın emri olduğuna inanmışsın yaptıklarının, tamam da, bir bak yahu neyle uğraştığına? el insaf diyorum...
çalışmaları takdire şayan kurum. facebookta tanıyor olabileceğin kişilerden doğru tanıştığım birinin çalışmaları sonucunda dikkatimi uyandıran kuruma destek vermek için şu an ne yapabilirim, sürekli aklım bununla meşgul. kendisiyle konuştuk az önce, aklıma bir sözlük zirvesi yapmak geldi. mık'ta bira içmek iyi hoş da beyler, madem ki bizler ülkenin okumuş, aydın gençleriyiz, bizim böyle işlerle de meşgul olmamız gerek. en kısa zamanda bir araya gelip ne yapabiliyorsak yapmamız gerekir diye düşünüyorum.
not: sözlük formatına aykırı gittiysem affola.
not2: böyle bir zirveye katılırım diyenler özel mesaj atsınlar.
devletin en temel görevlerini kendi üstüne vazife sayarak almaya çalışan ama bunuda başarması mümkün olmayan bir vakıf çalışması.tersine devletin bu hizmetleri daha iyi yapması için bir faliyet yürütmesi gereken kurum.
kendilerini arayıp bağışta bulunmak istediğimi söylediğim zaman şu an kan alımı yapmıyoruz gibi gerzek bir cevapla karşılaştığım kurum.(var mı böyle bişey belki benim kemik iliğim hasta olan birisine uyuyor belki bir hayat kurtulacak ama adamlar bana şu an kan almıyoruz dedi ya gene sinirlendim.)
değişik bir vakıf. sosyolog arıyorlar ama kadın. erkek değil. neymiş efendim erkek gelen gelir düzeyi düşük insanlarla iletişim kuramıyormuş. daha doğrusu gelenler erkekle iletişim kuramıyormuş. eyvallah bu bir türkiye gerçeği çok yaşadım bunu. bırak kadınların dert anlatmasını selam bile vermiyorlar ama sosyoloji işte tam bu noktadır. tam bu noktadadır zaten. bu yüzden bence sosyolog ne onu öğrenmeliler bir an evvel cesareti unutmamalılar.
gerçekten hakkıyla iş yapan türkiye'deki sayılı vakıflardandır. en azından kendi adıma ikna oldum, samimiyetlerine inandım ve kurbanımı buraya bağışladım. kurbanları türkiye'de isim yapmış belli başlı firmalarda et ve et ürünleri olarak dönüştüren ve çocukların sağlıklı beslenmesine özen gösteren bir kurum. ve tabi ki hepimizin küçük ve ya büyük , maddi ve manevi olarak desteklemesi gereken oluşum. sayılarının artması dileğiyle.
maddi destekten çok manevi yönden de destek olabileceğiniz , minik bir çocugumuzun yüzündeki tebessüme ortak olmak isteyenlere kapıları açık olan bir kurumdur.
yaptığı reklam filmiyle her izleyişimde tüylerimi diken diken etmeyi başaran vakıf. umarım herkeste aynı etkiyi yaratıyordur ve en azından kısa mesaj atarak katkıda bulunmasını sağlıyordur.
Herkesin ilgili olması ve yardımda bulunması gereken derneklerden biri. Ben de mensubuyum. Ancak hayat koşuşturmacasında bazen istediğim kadar yardımım dokunamıyor onlara. Çevrenize bir bakın artık çok sık görülen bir hastalık bu maalesef. Ve yarın sizin de başınıza gelebilir (Allah korusun ama gerçekler bunlar). Lütfen umursamaz davranmayın bu derneğe ve yaptığı yardım çağrılarına.
lösemili çocuklar sağlık ve eğitim vakfı
3,5 yillik bir vakif olmasina ragmen Türkiye' nin ilk lösemili çocuklar hastanesini Ankara'da kurdu. Yemeginden pijamasina, muayenesinden tahliline her sey ücretsiz olarak çocuklara sunuluyor. Ankara disindan gelen ailelere de apart oda hizmeti veriliyor.
Vakif, kullanmadigimiz giysi, ev esyasi, oyuncak, bisiklet ve yiyecek yardimlarini kabul ettigi gibi, tutar ne olursa olsun bagis da yapilabiliyor.*
Tel: 0312- 447 06 60
devletin sağlık bakanlığı'nın çok önemli bir dairesini, kanser daire başkanlığını vekaleten yürüten, kanser gibi çok önemli bir konuya, mesaisinin 15-30 dakikasını veren, kendisine ait çocuk kliniğinde hergün saat 12:00'dan sonra özel hasta bakan, lösemili hastaları bile parayla muayene ve tedavi eden, kendisinin başkanı olduğu sağlık vakfı kanalıyla çeşitli işler yapan, lösemili hastaların değil sorunlarını, sayısını bile bilmeyen, istanbul'da özel bir hastanede haftanın belirli günlerinde özel konsültanlık yapan bir kişinin lösemili çocuklar hakkında konuşmaya hakkı olmadığını düşünüyoruz.
ülkemizde kanser hastalıklarının çığ gibi arttığı, insanların ilaç bile bulamadıkları, hastane kapılarında süründükleri, yoksul insanların yol parasına, kuru bir ekmeğe muhtaçken bu yükü kaldıramadıkları için öldüğü, kanserin önlenmesi için hiçbir tedbirin alınmadığı, kanserojenlerin çocuklarımızın temel besin maddelerine girdiği bir ülkede Sağlık Bakanlığı'nın kanserle savaş daire başkanlığına daha ciddi, 24 saatini bu konuya ayıran, kişisel çıkarlarını düşünmeyen bir kişinin atanmasını istiyoruz.
--spoiler--