lynyrd

entry265 galeri0 video1
    115.
  1. baştan aşağıya yeşillere bürünmüş, kamufle olmuş yazardır. yeni imajı da merak konusudur. ayrıca davullu zurnalı uğurlama hep hayali olmuştur ve sevgili dostları bunu onun için gerçekleştirmiştir.*yokluğu gerçekten şimdiden hissedilmektedir. özellikle üüü'den bu kadar uzun süre ayrı kalmak beni gerçekten üzücek. zamanın onun için hemencik geçmesi ve bir an önce dönmesi dileği ilen yollarını gözlüyoruz..
    0 ...
  2. 114.
  3. polis akademisi nin birinci filminde aşağıdaki gibi bir sahne vardır:

    --spoiler--
    iki tane yalaka eleman, okula ilk kabul günü akademi berberine giderler ve olaylar gelişir. *
    sırası gelmiş elemanı önce biz traş olucaz diyerek ekarte ederler ve denyolardan biri koltuğa oturur. tamamen kazı diye berbere talimatı verir. ikinci denyo da kafasını tamamen kazıtır. sırasını gaspettikleri bizim eleman koltuğa oturduktan sonra sadece üstlerden biraz al dediğinde bizim denyoların suratları mosmor olur. berbere buna izin var mı dediklerinde; elbette, burayı ordu mu sandın cevabi ile film kopar.

    --spoiler--

    an itibarı ile kendisi ile yapılan telefon görüşmesi şöyle gelişmiştir:

    - baba naber teslim olmadın mı hala?

    - yok baba, demin traş oldum, ulan hem kafayı kazıttım hem de 15 ytl verdim. amma kazık yer lan burası..

    - vay abicim ya...

    denir ve konuşma biter. 10 dakika sonra lynyrd, imhotep i tekrar arar:

    - ya baba şimdi öğrendim, saçları kazıtmak gerekmiyormuş...ulan alemin kerizi ben miyim be?

    - ya baba naptin sen yaa...

    birşey söylemiyorum. yorum sizin...
    1 ...
  4. 113.
  5. yüzünü gözünü dağıtacağın cinsten yazar. arkadaşım, tamam kabiliyetlisin, yeteneklisin, kalemin mi desem klavyen mi bilemedim, o da sağlam. ne diye bunu bir silah olarak kullanırsın? ne diye insanın yüreğinde sıcak sıcak dostane* atan bir köşesini önce sızlatır sonra buz kestirirsin? sonra da "ehehe yok o kadar da olumsuz değilim" ayağı yaparsın.

    ah lynyrd, ah be aslanım.* senin zekana, yeteneğine kurbandır aritran. ama sana bir mesaj atamadım, bir arayamadım seni. hele bir sor neden? telefonum çalındı. ve giden telefona değil sadece iki şeye üzüldüm. biri sendin. diğeri bana kalsın.
    sen gitmeden bir gün önce, ben çorlu topraklarındaykene iki asker uğurlandı. davullu zurnalı. biri karadenize diğeri doğuya gidiyordu. uzaktan seyrediyordum öylece. acep sende de var mıydı o çocukların gözlerindeki ifade? ona cesaret veren arkadaşlarına gülümseme çabası, yan gözle anneye tekrar tekrar bakmalar, ağlayan babayla ne yapacağını bilememe. ve korkuyla karışık merak. hiç tanımadığım o çocuklara "güle güle git." dedim. benimle bile vedalaşmak için geldiler. beni ilk defa görmüşlerdi, bir daha da görmeyeceklerdi ama askere gitme duygusu böyle bir şeymiş demek ki, geride kalan herkes değerli olurmuş. biliyor musun, ikisi de sendin aslında. ikisine de senmişsin gibi dedim "güle güle git" diye. ne yalan söyleyeyim gözlerim doldu orada. vedalar can yakar.

    şimdi seni o ortamda düşünüyorum da, acayip eğreti duruyorsun la. ne o öyle koskoca jedi havalara atılıyor falan. yok artık.
    hayır bir de altı üstü 6 ay, mardin de acemiliğini yapacağın yer. ne öyle dram haline çevirmeler falan. sen zaten telefon da kullanırsın kesin. mesene bilem yükletirsin ona biliyorum. biliyorum hepsini de bana olan aşkın için yapacaksın. merak etme beklerim seni mesenelerde. gerekirse ucu yanık mektuplarına da cevap veririm. ah tatlı lynyrd, merak etme üşümezsin de, yeter ki adımı an.

    şey, unutma o silah ışın kılıcı değil temam mı yavrucağım.
    hadi öperim.
    1 ...
  6. 112.
  7. bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
    bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş
    dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
    bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş

    ortak olmak her sevince, her derde, kedere
    ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
    olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş
    bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş...
    2 ...
  8. 111.
  9. Askere giderken bile boş durmayan playboy. Bayan yazarlara özel mesaj atıp bordo bereli olacağını söylüyor ve mesene istiyormuş.*
    3 ...
  10. 110.
  11. hayırlı tezkereler dilediğimiz güzel insandır. çabuk dön lan.
    0 ...
  12. 109.
  13. an itibarı ile adapazarı otagarında davul zurna eşliğinde altıokka yapılan yazar.
    2 ...
  14. 108.
  15. has torunum olarak askere gidecek kişi. ben de şanlıurfa'ya gitmiştim geçen sene bu zamanlar. hem de daha karışıktı ortalık. her gün 30 kiloluk çantalarla beklerdik 55 senelik kamyonların kenarında.

    bak işte bitti. şimdi buradayım, yazıyorum, verdiğim kiloları teker teker geri alıyorum. sana da olacak aynısı. gün gelecek sen de has torununa bir yazı döşeyeceksin buradan.

    olay bu kadar basit. zaten sınava girdiğin günden beri askersin. daha şimdiden şafaktan 10 gün yedin. başladın mı bitiyor merak etme.

    hayırlı teskereler.
    3 ...
  16. 107.
  17. tsk içerisine sızacak olan başarılı mossad ajanı. hatunlar ile ilgili özel bilgileri sadece kendisiyle paylaşıyor orası ayrı tabii.
    2 ...
  18. 106.
  19. msn zirvelerinde sabaha kadar benzetme oyunu oynadık, bilimum gubik şeye benzetim ve tarafından bilimum gubik şeye benzetildim.

    şimdi o oyunu gene oynasak "lynyrd aynı sinemada çok güzel bir filmi izlerken verilen 10 dakikalık gıcık aradan dolayı özlenen film." derdim. o gıcık arayı elbet yaşayacaktık. sağ salim git, sağ salim gel.
    1 ...
  20. 105.
  21. şimdi 5 ay yani 150 gün, 3600 saat, 216000 saniye...bu böyle gider ufak hesapları bırakalım en iyisi.
    tanım: vatanını seve seve koruyacağına inandığım cengaver kişilik.
    1 ...
  22. 104.
  23. canım kardeşim..su gibi git su gibi gel, biz burada seni bekliyor olacağız.
    seni seviyorum.
    1 ...
  24. 103.
  25. öyle bir yerdeyim ki
    ne karanfil ne kurbağa
    bir yanım mavi yosun
    dalgalanır sularda
    dostum dostum
    güzel dostum
    bu ne beter çizgidir bu
    bu ne çıldırtan denge
    yaprak döker bir yanımız
    bir yanımız bahar bahçe...
    3 ...
  26. 102.
  27. arkasından küçük su dökülen.*
    1 ...
  28. 101.
  29. cep telefonuma gece saat 05:00 sularında mardin'e gidicem lan diye mesaj atan insan. abidir. laf olsun diye değil gerçekten abidir. neler gördün, neler geçirdin sen mardin'de askerlik sana vız gelir tırıs gider be abim. hep seninle kalbimiz, dualarımız. temiz don da gönderek mi?
    0 ...
  30. 100.
  31. abi sen olmadan 6 ay nasıl olacak bu sözlük dediğim, aralık ayı ayrılık ayı olmasının son sebebi yazarımızdır, göndermiyoruz diyebilseydik ama ucunda vatan borcu var.
    1 ...
  32. 99.
  33. #4348959

    duydu sömürüsünde ustalaşmış büyük üstad abimiz.

    abim güle güle git güle gel.

    bil ki mardin in daha ilerisinde şırnak ve hakkari de birçok vatan evladı bu vatan için nöbet bekliyorlar. tüm mehmetçikleri yüce rabbim korusun. anne ve babasına sağ salim kavuştursun. şehit olanlarına da rahmetiyle muamele etsin.
    1 ...
  34. 98.
  35. (#4348959)

    yirim kisisi. sabah sabah huzne bogmustur. hayirlisi ile gidip gelecek, bol bol askerlik anilarini anlatacaktir.
    unutmadan, midyatta guzel ve ucuz telkarici biliyorum. adresini umarim kendisine gitmeden yetistirebilirim.
    1 ...
  36. 97.
  37. #4348959

    budur. hepimizi ağlatmıştır. hakkımız helal sana dostum...sen de hakkını helal et...sağ salim git, sağ salim dön...daha yapacak çok işimiz var unutma...
    2 ...
  38. 96.
  39. evet, ne diyordum?.. bu zamana kadar çoğunlukla boş şeylerle uğraştım, saçma sapan entryler girdim ve adam gibi yazılar yazamadan tabiri caizse' en verimli eserlerimi nakledemeden' gidiyorum. söylenecek sözlerim, affettirilecek hatalarım üniformamın ceplerinde saklı kalacak artık. her türk erkeğinin mecburi hizmetini ifa etmek üzere, yaş da tam kemale ermişken orduya istiyorlar. savaş çıkacağı falan yok ama kimseyi öldürmemi istemeseler de silahı tutuşturacaklar işte elime. sen yıllarca anti militarist söylemlerde bulun, halkı resmen askerlikten soğut, sonra davulla zurnayla askerliğe yollan. hayat ironi kumkuması be!

    yaşamım boyunca her önemli olayda, dönüm noktası diyebileceğim durumlarda hep bir fon müziği oldu. bazen oturup hayal ederdim ''şöyle şöyle oluyomuş, sonra böyle böyle'' diye kendimce hikayeler yazardım başrolünde bulunduğum. ve o zamanlarda da sevdiğim bir şarkı fonda çalardı. nöbetçinin türküsü' nü çok severim, askerde mevzideyken o şarkıyı söylediğimi düşünmeye kalktıysam da uymadı hiç. malum, az buçuk şehirli sayılırız, sevdiğimiz kızlar da öyle köyden kente göç etmeyi düşünüp bizi endişelere gark edecek insanlar değiller. o sebepten ilkokul mezunu, köylü çocuğu ecmain' e verirdim başrolü. fazla artistik bir düşünce farkındayım ama ne yaparsın, insan sevdiği şarkılara saygı duruşunda bulunmak istiyor. artık benim askerliğime de barış manço abimizden ben bilirim eşlik eder. varsa daha uygunu haber edin bana. fakat sakın gel teskere yada ibibikler öter ötmez ordayım deyip dalga geçmeyin, kalbinizi kırarım. şaka şaka, kırmam*.

    arjen robben diyor ki '' şimdi tam zamanı be abi, günler kısa. çabuk biter bizim askerlik'', eyvallah. ama aynı zamanda mevsim de kışa döndü, karasal iklimin tam göbeğine düşüverdik üstelik. sağolsun ordumuz yün içlikti, efendime söyliim eldivendi, her türlü ihtiyacımızı karşılayacak ama kaçamak dokunuşlarıyla içimi ateş gibi yapan serçe parmakları yamuk o minicik eller yokken yazım bile kışa döner devrem. kuzeyden esen rüzgar sert olur, poyrazı, karayeli insanı dondurur. ama o fırtına marmaranın doğusundan, körfez dolaylarından geçmişse garbi yeli gibi gelir bana. sana söz gözleri ışıklı çocuk, hiçbir poyrazı ıskalamayacağım orda.

    anneler tuhaftır, sadece sosyalizmi değil hayat felsefeniz olarak belirlediğiniz herşeyi bir anda yıkıverirler. hem de sadece şunu söyleyerek : '' el adama ne der oğluuum?'' o an ne anarşistliğiniz söker ne anti militaristliğiniz. yarattığınız tüm imgeler, üzerinize giydiğiniz tüm elbiseler yok olur gider. yeter ki el '' vıyyy duydun mu gııı; asiye' nin oğlu asker gaçaaa olmuş'' demesin diye ölümüne inandığınız vicdani ret hakkını bile savunamazsınız. el bize adam desin diye yarım kaldık, kendimiz olamadık. kuklayım ben kuklayım...

    çoğu kişiye hatay çıkması ve benim bu teoreme uymamam da çok ilginç. hayatım türkiye'nin iki isimli illerinde geçti çoğunlukla. doğup büyüdüğüm sakarya - adapazarı, evimin bulunduğu kocaeli - izmit ve üniversiteyi okuduğum içel - mersin'i düşününce bu paralelde devam edecek yaşantımda askerliğimin de hatay - antakya ya da ağrı - karaköse'ye çıkacağını düşünürdüm, yanıldım. herkes mersin'e giderken benim tersine gitmem alışıldık durumdur gerçi. neyse... bak az daha unutuyordum, denizden hiç bu kadar uzak kalmamıştım. 32 yılın yarısından fazlasını karadeniz, kalanını da akdeniz kıyısında geçirmiş adama eziyettir bu be! ama bardağın dolu tarafını görmeye çalışırsak diyebiliriz ki kuru ve nemsiz hava benim hasta ciğerlerime iyi gelecek. astımın, bronşitin kökünü kazıyacağım. ugh!

    sözlükler, sanal arkadaşlıklar, sanal aşklar... burun kıvıranın burnunu kırayım! olur olmadık herşeye sokmasınlar arkadaş! internetle haşır neşir olduğum on yılı aşkın dönemde gördüm ki en az zarar gördüğüm, en fazla fayda sağladığım insanları bu alemden bulmuşum. 'abi' dediğim 'kanka' dediğim okul arkadaşlarımın, iş arkadaşlarımın bana yaptıklarına bakıyorum da hayatımdaki en doğru işlerden biri sözlüklerle haşır neşir olmakmış.
    üzüntümü sevincimi paylaşanlar, sıkıntılı anımda beni güldürenler hep burdan işte. abberline olmasa istediğim saatte derdimi kime dökerdim? ki bu dert öyle bir dertti ki büyük usta aşık veysel'in dediği gibi; doldurur dereyi düz olur gider... ama sevgili dostum bana mısın demedi, sağolsun. kardeşim cemsbg ve kuzenim lost control ile troyka kurduk, zaman zaman birbirimize sataştık, an geldi fetişlerimizi ayyuka çıkardık, gözlerimizden yaş gelene, midelerimize kramplar girene dek güldük. bazen de beraber çaylak olmanın o ulvi lezzetini tattık. var olsunlar... verdiği enfes ayarın acısıyla ilk anda nickaltına amcık hoşafı diye bakınız vermeyi düşündüğüm adamla ölümüne kanka olduk, ne kadar ortak yönümüz varmış fark edip şaşırdık. suyunu içip tanesini bırakan eşşeklerden uzak kalsın, cahille muhabbet etmenin acısını yaşamasın... seksenlerde genç olma rezaletini birlikte yaşadığımız eski şakird imhotep'le oturduk karşılıklı sıcak çikolata içtik. ncldlbz ile manisa kebabı yedik, imper'le ' şeriat isterük' diye slogan attık. benim gibi anarşisti ne hale soktunuz beyler, aşk olsun! gülümsemeniz hiç solmasın. ve daha niceleri, kimler kimler... adını burada telaffuz etmeyi unuttuklarım kusura bakmasınlar, sarhoş kafayla ancak bu kadar oluyor. burdaki herkes, hepiniz önemlisiniz. ve bunu sakın hamasi bir söylem, beylik bir söz gibi almayın. puandorg un dediği gibi ' biz hepimiz birbirimizin hayal arkadaşlarıyız'. o yüzden hiç tanımasak, görmesek, mesajlaşmamız olsak da ditty için gözyaşı döktük. o yüzden 'internetten tanıştığın lüzumsuz saçma sapan insanlar' diye yaftalananlar gece sabaha kadar bana mesaj attılar, telefon açtılar, moralimi düzeltmeye çalıştılar. hatta 'harçlığın var mı, hesap numaranı ver çabuk' diye tehdit eden bile oldu. ey benim yüce gönüllü dostum; bilmezsin ki gönderdiğin o harçlığın kuruşuna dokunmaz bu lynyrd kişisi. hepsini demir 1 ytl yaptırır da ikonalar gibi yerleştirir sağa sola taparcasına. sen ne güzel bir yersin be sözlük?

    edebiyatçı kızkardeşimin ezelden beri bir mardin takıntısı vardır. sanırım bu biraz da murathan mungan hayranlığından geliyor. orda öğretmenlik yapmayı, toprak bir evin damına oturup suriye'nin ışıklarını izlemeyi düşlerdi. sınav sonuçlarının belli olduğu sabah ben daha uyurken gideceğim yeri öğrenip inanamayan ve gözyaşlarına boğulan ama bana ' abi bütün arkadaşlarım erkan abi senden önce görecek mardin'i diyorlar' diyerek gülümseyen kardeşime, acısını içine atan ama tansiyonu sürekli çıkıp inen anneme ve her kükreyişimde olduğu yerde tespih böceği gibi büzülüp kalan babama iki gündür eziyet ediyorum. iğrenç bir insanım ben, allah cezamı versin! hiç görmediğim büyükbabam gibi ben de eskiden beri 'askerden dönmeyeceğim, orda öleceğim biliyorum. o yüzden kaçıyorum' der dururdum. hem hislerimin çok güçlü olması hem de büyükbabamın aynı şekilde ölmesinden dolayı herkesi bir korku almış vaziyette. ve ben onları rahatlatacak yerde neler söylüyorum; 'tabutum geldiği zaman görürsünüz', 'orası birinci derece riskli illerden biri', 'benden sonrası tufan! arkamdan bir kişi vatan sağolsun derse iki elim yakasında öbür tarafta'... sadist miyim? belki... belki de sadece ilk şoku atlatamadım. turizm otelcilik mezunu olduğumdan, güney sahillerinde yahut büyük bir orduevinde olacağıma garanti gözüyle bakıyordum. ondan herhalde bu dengesizlik. sana söz günlük, sabah hepsine gülümseyeceğim, öpeceğim ve gayet umutlu, olumlu düşüncelerle çıkacağım yola. ilk çarşı iznime çıktığımda oturup bir kahvede mırra içeceğim özlem'im için. tanrı'nın bana verdiği en güzel şey, biricik bacım, bir sefer olsun 'canım kardeşim seni çok seviyorum' diyemediğim, sıkı sıkı sarılamadığım güzel yüzlü, güzel yürekli aslan kardeşim için. hayat görüşüne, beğenilerine etki etmiş olmak benim en büyük gururum, şu kısa yaşantımda yaptığım en güzel şey. ah keşke bunları sana söyleyebilseydim! belki bir gün rastlar da okursun canım benim. şimdi hiç üzülme, padişahtan ferman gelse de abin yine eve dönecek, telkariler getirecek sana merak etme. belki bir daha hiç öyle senin sevdiğin gibi uzun saçlı olamayacak, belki eli yüzü soğuktan yanacak, kararacak ama eve dönecek.

    cigara da nasıl vakitsiz bitti be arkadaş! şimdi artık veda zamanıdır, düşmeli yollara yollara... 'tilkilerin bakır sıçtığı' soğuk memlekete varmalı, kışlanın kapısından girmeli, saçlar kısacık kestirilmeli herkes görsün diye çocukluktan kalma o yaraları. yeşil kamuflajlarla ne de çirkin olursun lynyrd efendi. saçmalamalarıma burada son verirken 'aman be ne piyasa oldu bu şarkı' diye bok atmaktan senelerce kendimi alamadığım bir grup yorum eserinden tornistan yapar ve hepinizi en temiz hislerle kucaklarım. üzdüklerimden, kırdıklarımdan özür dilerim ama tekrarlamayacağıma da söz veremem. ne yapayım, hasta bir ruhum ben*.

    --spoiler--
    ey sevda kuşanıp yollara düşen
    bilesin bu yollar dağlar dolanır
    yare ulaşmadan düşersem eğer
    yarına sesimin yankısı kalır
    --spoiler--

    ve lynyrd bitirdi. sevgiler, sevgiler...
    perde!
    54 ...
  40. 95.
  41. yüreği ağzında, adam gibi adamdır kendisi. hoş sohbetiyle, sözlüğe katkısıyla sevilendir. onun gibi birini tanıdığım için kendimi çok şanslı sayıyorum. çok teşekkürler, dünyada hala iyi insanlar, hala umut olduğunu gösterdiğin için...

    görüşürüz asil fenerbahçeli.
    1 ...
  42. 94.
  43. ozgurlugune asla kavusamiycak kisi.

    sozlukte ozgur oldugu gun askere gidiyor, askerden donunce de bir dugun kurariz ona. ohhh mis. sonra anca bosanirsa ozgurlugune kavusur. aslinda bosanmanin yasak oldugu bir asiretten kiz bakmaya baslasak iyi olur*.

    saka bir yana, hatay teoremine uymayan yazardir kendisi. hani cogu kisiye hatay cikmis ya askerligine, iste bu yazara mardin cikmis. guneydogu cikmis.

    pasalar gibi gidip, pasalar gibi gelecektir ve de an itibariyle, moral bozucu yasadik epey gibi bir cumleyi de aklindan cikaracaktir. yoksa asiret kizini bulmamizin ne anlami var?
    1 ...
  44. 93.
  45. penceresine onlarca yaralı kırlangıç göndereceğim güzel insan, abim.
    2 ...
  46. 92.
  47. 91.
  48. askerlik kurası mardin tugay komutanlığı emrine çıkmış olan yazar. cumartesi gününden itibaren 6 ay kısa dönem askerliğini yapmak üzere birliğinde olacaktır.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük