herhangi bir insan beyninin %100'ünü kullanabilir. yoksa nefes almayı veya yediğimiz yemeği sindirmeyi unutabiliriz. beynimiz bizim yerimize bunları otomatik olarak gerçekleştirmektedir. diyelim ki beynimizin %10'unu kullanıyoruz; eee..? nefes almayı unutunca n'apacağız ya da yediğimiz-içtiğimiz şeyleri sindirmeyi unutursak n'olcak? bir adım bile atarken 'ben bu adımı nasıl atacağım?' düşüncesiyle kahrolurduk.
işte bu yüzden bilimsellikle uzaktan yakından alakası olmayan, popüler bilimin bile yanında masum kaldığı bu yapım kurgunun ötesine geçememektedir.
Kurgusallıkta muazzamlık denmiş bir de artı yağdırılmış.
Kurgusuna iyi dersiniz anlarım. fakat bu filmin kurgusuna muazzam diyen adam akıllı bir kurguya şahit olmamış demektir. Ortalama bir senarist yazar bu senaryoyu.
insan beyni bir muamma olabilir ama bu kadar da değil be kardeşim. Yani uyuşturucunun ilk kana karışıp da sıkarlet ablanın katır tepmiş gibi tavanda asılı kaldığı sahne geldi aklıma. Hayırdır abla cin mi çarptı?
Bence işi fazla fanteziye dökmüşler. Yani Marvel-dc comics filmi izliyormuş hissine kapıldım bir ara.
Zımbayı bi vurdum baba damardan olmuşum tanrı tadında bir filmdi. Kısacası vasat.
filmi anlatabileceğim en güzel kelimeler; kurgusallıkta muazzamlık.
sentetik bir uyuşturucu sayesinde beynin %100'ünü kullanma ve algısallıkta çığır açma ile ilgili. normal şartlarda beynimizin %10'unu bile kullanamıyorken bu filmdeki kurguyla beyin öngörüleri yansıtılmış.
çok başarılıydı. tavsiye ederim. 3 saatlik film izleyeceğinize 1 saat 30 dakikanızı bu filmle dolu dolu geçirebilirsiniz.
Hey Lucy, I remember your name
I left a dozen roses on your grave today
I'm in the grass on my knees, wipe the leaves away
I just came to talk for a while
I got some things I need to say
Now that it's over
I just wanna hold her
I'd give up all the world to see
That little piece of heaven looking back at me
Now that it's over
I just wanna hold her
I've gotta live with the choices I made
And I can't live with myself today
Hey Lucy, I remembered your birthday
They said it'd bring some closure to say your name
I know I'd do it all different if I had the chance
But all I got are these roses to give
And they can't help me make amends
Now that it's over
I just wanna hold her
I'd give up all the world to see
That little piece of heaven looking back at me
Now that it's over
I just wanna hold her
I've gotta live with the choices I made
And I can't live with myself today
Here we are
Now you're in my arms
I never wanted anything so bad
Here we are
For a brand new start
Living the life that we could've had
Me and Lucy walking hand in hand
Me and Lucy never wanna end
Just another moment in your eyes
I'll see you in another life
In heaven where we never say goodbye
Now that it's over
I just wanna hold her
I'd give up all the world to see
That little piece of heaven looking back at me
Now that it's over
I just wanna hold her
I've gotta live with the choices I made
And I can't live with myself today
Here we are, now you're in my arms
Here we are for a brand new start
Got to live with the choices I've made
And I can't live with myself today
Me and Lucy walking hand in hand (today)
Me and Lucy never wanna end
Got to live with the choices I've made
And I can't live with myself today
Hey Lucy, I remember your name
önlerinde limitless gibi "harika bir senaryonun finali nasıl boka sarılır" ana temalı bir örnek dururken onun da ötesine geçmeyi başarmış, senaryosunda ve rejisinde emeği geçenlerin beyaz perdeden men edilmesi gerektiği film.
Ben yapılan yemeği de, filmi de, herhangi bir tabloyu da... nefret ederim eleştirenden de eleştirmekten de. çünkü inanırım ki bu basit bir soslu makarna bile olsa eser sahibinin kendi tarzı kendi yorumudur. saygı duyarım.
ama bu film resmen "götümüzden uydurduğumuz evrim teorisini unutturmayalım millete dur bi film yapalım da biraz gündem olsun" der gibi.
milletie, uzaylılar yalanından tutun da evrim teorisine kadar her boku yutturdukları için arada konuları sıcak tutmak gerektiğinden dönem dönem bu insanlık tarihinin büyük yalanları unutulmasın diye film yaparlar zaten de bu ne abi?
bu sefer sıçmışsınız insanın bu kadar da gözüne gözüne sokulmaz ki
evrim teorisinin ne amaçla uydurulduğunu bilmeyen yok aranız da artık
uzaylılar yalan aslında ne bok yedikleri biliniyor 52. bölge de, herkes de sanıyor ki cadıcılık 1200 lü yıllarda son buldu!
ne için hazırlandığınız da ortada!!!
ee bu pastadan ne çıktı? yeni tanrımız lucy mi? her insan kendinin tanrısıydı hani ne oldu %100 e mi ulaşmak lazım önce?
mantığını bir kenara koyup embesil gibi izleyince molasız bile gideri var filmin yalan yok.
Aslında çok güzel bir film. Ama gerizekalı arkadaşlarımın iğrenç diye baskı uygulayıp birde filmi baştan sona ingilizce ve altyapısı izlediğim için bende bir iticilik oluşturduğu doğrudur.