uzun bir süre okula gitmediğimde ve uzun tatil dönemlerinde yaşadığım olaydır. vücud tembelliğe alıştığında ortaya çıkar genellikle.
herkes gibi lucid dreaming olayını yaşarken yaşadığım güzel olayları anlatabilirdim ben de. ancak ruh ve beden sağlığınız için yaşadığım en berbat olayı anlatmak istiyorum sizlere.
eternal sunshine of the spotless mind'i izleyenler hatırlayacaktır bu durumu. şöyle ki, yine okula gitmediğim bir öğleden sonra. saat 17:00-18:00 suları. uyuyorum, ama rüyada olduğumu biliyorum yine. sıkıldım, uyanmaya çalıştım. o anda kendimi yattığımı yerde, sırtüstü, gözlerim açık bir şekilde buldum. ama hareket edemiyordum. ve hayal olmadığından da emindim, çünkü televizyon açıktı, sesini duyabiliyordum, ışığını görebiliyordum. bir anda "ya hep böyle kalırsam" gibi düşünceler geçmeye başladı aklımdan.* kafayı yeme noktasına geldim en sonunda, gözlerimi kapadım. bir süre sonra neredeyse yarı ağlayarak uyanırken buldum kendimi. nefes nefeseydim. o gün bu gündür sırtüstü yatamıyorum, feci korkuyorum anlayacağınız.
en başlarda eğlencelidir lucid dreaming. fazla üstüne gitmeyin ama. kafayı yiyebiliyorsunuz. ölebilirsiniz bile. dikkat edin o yüzden. bi' rüyayı kontrol etmek için yaşadıklarınıza/yaşayacaklarınıza değmez.
2-3 saniyeliğine başarabildiğim şeydir. rüyamda yolda yürürken karşımdan gelen bi arkadaşa göz kırptım geçti gitti yürümeye devam ettim yine aynı arkadaş aynı şekilde karşımdan geliyodu ve rüyada olduğumu farkettim, acemi bi şekilde hemen bişeyler denemeliyim dedim uçmaya çalıştım başardım fakat sadece ben değil herkes uçuyodu zaten 2-3 saniye sonra uyandım.
çok ilginç ve acaip zevkli bişey.
bu bir ay içerisinde başıma iki kez gelen durumdur.
Hoş bir şey öncelikle. ikisi de sabah yataktan uyanıp "aman bana ne ya" niraları eşliğinde işinizi bırakıp tekrar yatmamla meydana geldi. Daha öncesinde çok denedim bu durumu yaşamayı ama hiç ummadığım anda başıma geldi. Hazırlıksız yakalandım sözlük. Oysaki rüyamda O'na gerçek hayatta söyleyemediklerimi söyleyecektim. Olmadı sözlük.
hayatımda bir kere yaşadığım rüya içi rüyada olduğunun farkındalığı. bir kere gerçek yaşamda erişebileceğiniz özgüvenden çok daha fazlasına hakimsiniz, ve bu; rüyayı daha cazip kılıyor. internet in bile bu denli asosyal yaptığı gerçeği ortadayken, hergece lucid rüya görüp kendine süper bir dünya oluşturmanın yaratacağı tehlike devasa olsa gerek, en azından böyle olduğunu düşündüğüm için bir daha lucid rüya görme derdine düşmedim bu kadar zevkli olmasına rağmen.
Her zaman yaşadığım durum. Mesela rüyalarımın gerçek olup olmadığını anlayabiliyorum ve rüyaları kontrol edebiliyorum. Hatta böyle uçuyorum falan rüyalarımda. Hayvanlarla konuşabiliyorum. (bkz: fazla fantastik kitap okumak)
ara sıra yaşadığım durum ama hoşlanmadığım durum aynı zamanda. rüya rüya olarak kalmalı. zaten gün içinde bir çok şeye farkındalıkla fark ediyoruz bir de gece dinlenirken rüyalarda aynı sıkıntıyı yaşamak gereksiz.
Astral Seyahat zırvasının yanında pek masum kalan hödö. Misal ben 8. sınıftaki ergen dönemimde turnuvaların olduğu zamanı hatırlıyorum. Rüyamda nereye koştuğumu, topa nasıl vurduğumu kontrol ederdim. Tabiki bilinç altı. Kimse isteyerek, kasıtlı olarak rüyasını kontrol edemez. Benimki bir zihin yanılması sadece. Tanrı benim nidalarına, ben astralin kralıyım, lucid dream de paris hiltonla yattım zırvalarına gerek yok. Çok zırva var ve bunlar zararlı.
sıkça yaşadığım halde bir adının olduğunu şimdi farkettiğim rüya çeşididir. gerçekten çok zevkli. her istediğini yapabiliyorsun. ama daha astral seyahate geçemedim. *
bir zamanlar parapsikolojiyle çok ilgilenmiştim. ve parapsikoloji merakımdan geriye kalan bana sadece lucid dream oldu. lucid dream'ı uygulayabiliyorum, rüyalarımı kontrol edebiliyorum. aslında ben farkında olmadan yapıyormuşum bunu. yani yapıyormuşum ama adının lucid dream oldugunu bılmıyormuşum. parapsikoloji merakı bana bunu öğretti. sağolsun.
dün gece inception filmini izledikten sonra yapmaya niyetlendiğim hede. şöyle oldu denemeye karar verdim sonra rüya gördüm işte ama tam hatırlamıyorum. rüyada da inceptionda yaptıklarını sanki ben yapıyordum hatırladığım tek şey bu. ama herşeyi istediğim gibi yönlendiremiyordum yani. işin kötü yani uyanıp yataktan kalkmadan 5 dakka önce annem gelip ben dışarı çıkıyorum demiş bende tamam demişim. ama hatırlamıyorum tabi. işte bu canımı çok sıktı çünkü böyle şeyleri hiç unutmam ben. uykum hafiftir. hafif kalmasını da isterim yani. sonuç olarak baya tırstım bu lucid olayından.
rüyaların en zevklisi lucid rüyadır. çünkü bu rüya çeşidinde bilinçaltınızı kontrol edersiniz ve istediğiniz mekanda istediğiniz kişilerle istediğiniz diyaloğu yaşar ve istediğiniz şekilde rüyanızı biçimlendirirsiniz. ama lucid rüya herkesin yapabileceği basit bir iş değildir. çeşitli yöntemlerle bilinçaltı kuvvetlendirilir ve rüyada farkındalıkla rüya aleminde seyahat edebilirsiniz. bunun yan etkileri de vardır.
lucid rüyanın tadını alan bir kişi gerçek dünyasında hayallerini gerçekleştiremiyor veya istediği hayatı yaşayamıyorsa lucid rüya ile bunu gerçekleştirdiği için sürekli uyumak ister buda çeşitli psikolojik hastalıklara neden olur. ayrıyetten lucid rüyaya sürekli bağlanan bir kişi çoğu zaman gerçekle rüyayı ayırt edemez çünkü lücid rüyada rüya içinde rüya görülür. rüyadan uyanan bir kişi halan rüyada olduğunu sanıp balkon,pencereden atlayabilir veya daha tehlikeli bir biçimde ölüme yol açacak çeşitli hareketlerde bulunabilir. ve sürekli uyumak isteyen bir bünye sağlıklı beslenemez ve bu durumda vücudun hastalıklara karşı yenik düşmesini bağışıklık sisteminin çökmesini tetikler.
not: lucid rüya ile ilgili bilgi almak isteyen özel mesajdan bana ulaşabilir.
Bazı kişilerin, neden olduğunu bilmem ama sürekli gördüğü rüya çeşiti. Neredeyse her rüyasında onun rüya olduğunu bilen insanlar çok sayıda; ee tabi rüya gömeyi seven, hatta birazda tutku haline getiren insanlar olur bunlar.