lucas neill

entry362 galeri35 video1
    136.
  1. sergen' in tabiriyle gökhan zan' ın yarısı bile değilmiş. ali ece' nin tanımıyla ise türkiye' ye gelmiş en iyi defans oyuncularından birisi. hangisine inanacağınızın kararı size kalmış.
    3 ...
  2. 135.
  3. ingiltere premier ligi'ni ve tugay kerimoğlu'nu takip edenlerin bileceği gibi; ne yaptığını bilen, profesyonel, soğukkanlı, çalışkan bir defans oyuncusu. galatasaray'a hayırlı olmasını diliyor, her zaman destekliyoruz. peşindeyiz!
    3 ...
  4. 134.
  5. takımı kontra atağa çıkarken etkili olabilecek türden bir defans oyuncusu. popescu'dan bu yana özlemiştik böyle soğuk kanlı defans oyuncularını, biraz olsun hasret giderebileceğiz gibi duruyor.

    kalitesi konusunda ingiltere ligi gibi bir ligde uzun yıllar futbol oynaması yeterli bir norm gibi duruyor futboldan anlamayan bir insan için dahi... bunun yanısıra gözü gören bir adam da bu futbolcuyu izlediğinde; isabetli pas yapabilen, kafasını kaldırıp da oyunu geriden kurabilen bir adam olduğunu görebilir pekala. tek temennim istikrarlı olmasıdır galatasaray'ımızın formasıyla. gerisi zaten bu adamda öteden beri mevcut...

    önünde mustafa sarp gibi mücadeleci ama teknik ve mental anlamda yetersiz olduğunu düşündüğüm bir adam olsa da bu lucas'ın "takıma faydasız olacağı" anlamı taşımaz benim açımdan. dünkü denizlispor maçında verdiğimiz pozisyonlarda da durum bundan ibaretti... orta sahadan atağa kalkan rakip futbolcuyu durdurmak lucas'ın değil, mustafa'nın vazifesi olmalıdır.
    0 ...
  6. 133.
  7. ilk maçında olumlu not alan futbolcu. neredeyse hiç pas hatası yapmadığı gibi durduğu yeri çok iyi biliyor, pozisyon alması, sezgileri harika. rakiple fazla birebir mücadeleye girmesini gerektirecek pozisyon yaşamadı ama o konuda da referansları sağlam. bir sakatlık falan olmazsa nokta transfer olmuş.
    2 ...
  8. 132.
  9. yaz döneminde bedaya alınabilecek iken şimdi para verip alınan galatasaraylı futbolcu.
    1 ...
  10. 131.
  11. Yaşa takan da var, tekniğine de. Takmaya devam eden de olacaktır muhakkak. Ancak bir gerçek var, Lucas Neill Galatasaray'da. Sezonun ikinci yarısında Galatasaray'ın, iki senedir kan kaybeden bölgesine ilaç olmaya çalışacak. Antibiyotik gibi belki de. Uzun süreli kullanırsan seni ayakta tutar, lakin belinden soğuk almaya devam eden organizma, antibiyotikle ne kadar ayakta durur bilinmez.

    Kariyerini, oynadığı takımları, yaşını, doğduğu yeri, doğmak istediği yeri, yaşadığı yerleri, istatistiklerini zaten boy boy okudunuz dün ve bugün. Biz farklı şeylerden bahsedelim. Yaşına takan var demiştik. Arsenal 35'lik Campbell'a geri dönüyorsa, City pahalı yıldızlarını bir kenara bırakıp 35'lik Sylvinho'yu, 33'lük Viera'yla tecrübe açığını kapatmaya çalışıyorsa, Liverpool Kyrgiakos'u, 36'lık Cannavaro'dan Juventus verim bekliyorsa, Milan'ın savunmasında 30 yaşının altında isim bulmakta zorlanıyorsak, 10 senedir Premier Lig'de düzenli olarak oynayan Neill'e dil uzatmak biraz abes kaçmaz mı?

    Tekniğine de göz atan var. Neill takıma katılıp, maç oynamaya başladıkça da bu çatlak sesler daha da çoğalacaktır. Hagi vakası altında ezilen on numaralarla beraber, Popescu ile de ezilen bir dörtlümüz oldu herhalde. Neden her gelen, öncekilerle kıyaslanırsa artık? Şimdiden söyleyelim, Neill'den kimse, tek topla pozisyon yaratmasını, aldığı toplarla bire bir yapıp ceza sahasına dalmasını, orta saha oyuncularına sırtını kendi savunmalarına dönmeden top almasını sağlamasını beklemesin. Biz de bu tarz bir oyuncu beklerdik elbet. Ki Mirel Radoi gibi bir ismi ön plana attık. Lakin bu tarz oyuncuları bulmak kolay olmuyor. Hızlı olmasa da aklını kullanan, tekniğiyle zekasını birleştiren, sert, pes etmeyen, profesyonel. Bulursanız Popescu gibi birini, zaten omurgaya bir iki takviye ile dört sene şampiyon oluyor, Avrupa'da başarı yakalıyorsunuz.

    Ucuz olmalıydı elbette. Tecrübeli olmalıydı. Var olan lig yarışını, rakipleri, UEFA Avrupa Ligi'ni de düşündüğümüzde geldiği gibi verim vermesini ümit edeceğiniz bir oyuncu bulmak durumundaydınız. Nitekim Elano gibi bir adaptasyon devresi geçirmesi, ligin bitmesi anlamına gelirdi. O herkesin beklediği Popevari bir stoper olmayacaksa en azından sert olmalıydı, joker olabilmeliydi, sağ stopere aşina olmalıydı. Takım ruhunu bozabilecek bir karakterde olmamalı, maç seçen kendini profesyonel sanan amatörlerin biride olmamalıydı. Kadroda olan diğer stoperlerden fark yaratması için en azından ikinci hamlesinin de hızlı ve etkili olması gerekliydi.

    Bu kriterlere uyan isimlerden biriydi Lucas Neill. Tek tek başlayalım. Sözleşmesi sezon sonunda bitecek bir oyuncu evet, lakin verilen para karşılanabilecek bir meblağ. 10 senedir Premier Lig'de oynayan bir tecrübe Lucas Neill. Everton'dan forma ve zinde geliyor. Sezon sonu Güney Afrika yolunu düşünürsek, zaten performansını belli bir çizgide tutması gerekiyor. Uyum sorununu çabuk atlatmasında vatandaşı Harry Kewell ve Premier Lig'den diğer tanıdıkları faydalı olacaktır muhakkak. Sert, geri adım atmayı sevmeyen, rakip forvetlerin karşılarında gördüklerinde bir iki adım geri atmayı düşünebilecekleri bir yapıda. Ki geçmişte de vukuatları var. Asıl yeri, Premier Lig'de uzun süre oynadığı, hani öyle çok bindirmeler yapmasa da, yerini iyi muhafaza edip, bekin defansif görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiği sağ bek pozisyonu.

    Evet, Lescott'un City'ye gidişi, Jagielka'nın, Neville'in ve Distin'in sakatlanması sonrası Heitinga ile beraber sezon başında takıma katılmıştı. Sakatlıklardan ve özellikle savunma hattından çok çekti bu sezon David Moyes. Phil Neville döndü. Yobo iki ay kadar önce Liverpool maçında sakatlanıp Tottenham maçında dönmüş lakin 15 dakika dayanmıştı. Yobo'nun da üç hafta içinde sahalara döneceği yazılıp çiziliyor. Kimbilir belki de geçen sene City maçında sakatlanan Jagielka'nın dönüş süresi yaklaşmıştır. En az altı ay demişlerdi o sakatlık sonrası. Sekiz ay geçti. Bu tür nedenler Moyes'in bu transfere yeşil ışık yakmasına sebep olmuş olabilir.

    Popescu tarzı bir stoper değil elbette. Nitekim Türkiye'de de o tarz bir stoper yok şu anda. Ne Lugano'nun, ne Bilica'nın, ne de çok teknik diye methedilen Sivok'un tek topta birilerini pozisyona soktuğunu, birebir yapıp rakip kaleye indiklerini (bunu en son Luciano yapıyordu, Fenerbahçe taraftarları da ona yanından vız gelip tırıs geçen Avrupa'lı forvetlere rağmen katlanmak durumunda kalıyordu.) görmedim. Bulmakta zor demiştik daha önce. Lakin Neill'de öyle çok kötü tekniğe sahip bir oyuncu da değil. Nitekim, Premier Lig'de oynadığı sezonlarda onun en önemli özelliği olarak liderliği, disiplini, azmi olarak gösterildi. Zayıf yönleri yokmuydu? Elbette. Özellikle birebirlerdeki hızı, bazen gözünü karartıp yaptığı sert müdahaleleri. Çok komple bir stoper değil Neill belki. Ancak bizim ihtiyacımız olan yönleri de gerçekten çok belirgin. Bireysel hızı çok iyi olmamasına rağmen, özellikle sırtı dönük santraforlara müdahalelerde çok seri. Vücuduyla bozmasını bilen, hırpalamayı seven Neill iyi de bir profesyonel. Ki olmasaydı, zaten uzun süreler Premier Lig'de barınamazdı.

    Geri kalanı, verebileceklerini, başarılı olup olamayacağını, yarıştığımız kulvarlarda bize net katkılar verip veremeyeceğini zaman gösterecek. Bizim elimizden gelen, Galatasaray'dan geçen yolunun açık olmasını dilemek. Hoş geldin Lucas.

    http://www.scoutgs.com/haberler/lucas-neill.html
    3 ...
  12. 130.
  13. gs formasını ile sahaya çıkınca lugano gibi hakeme gözlük işareti yapmak yerine hagi gibi hakemin yüzüne tükürüp ayağına basmasını veya arda gibi rakip taraftara kol hareketi çekmesini beklediğimiz futbolcu. umarım o kutsal(!) parçalı formayı giyip de karakteriyle bizi şaşırtanlardan biri olur .

    http://arama.hurriyet.com...arsivnews.aspx?id=-231168
    http://videogaleri.gazete...nlerine-kol-hareketi.html
    3 ...
  14. 129.
  15. imza töreni sırasında sergilediği sempatik tavırlarıyla beraber futboluyla da kendisine hayran bıraktıracağını tahmin ediyorum. ayrıca şunu farkettim bu avustralya'lıların galatasaray demesi kulağa ayrı bir hoş geliyor.
    0 ...
  16. 128.
  17. lugano gibi hakeme gözlük işareti yapmayan kuş avcısı.
    0 ...
  18. 127.
  19. futbol oynamak yerine mankenlik yapsın ya da hem futbol oynasın hem mankenlik yapsın.yok yok sadece gol atsın.
    0 ...
  20. 126.
  21. aynı zamanda çok iyi bir kuş avcısıymış, videoları falan dolaşıyor, tabi liseli ergen ağırlıklı gazsaraylı taraftar kitlesi hemen zeka seviyesine yakışan bağlantıyı kurmuş hani fener kanarya, beşiktaş kartal ya o bakımdan.

    gerçi biz bu komedi filmini daha önce görmüştük;
    (bkz: gabriel tamas)
    (bkz: cesar luis ptratez)
    (bkz: frank de boer)
    (bkz: daha gider bu)
    1 ...
  22. 125.
  23. türkiye'nin en asil takımına yakışacağını düşündüğüm futbolcu.ilk röportajında sevimli görünmeye çalışmış ve gönlümüzü kazanmıştır.

    hakkındaki enteseresan yorumlar:balon,popescu,yok yok arda balon,messi arjantinli miydi ya,inci sözlük,murat bardakçı.dur bismillah adam oynasın 5-10 maç.balonsa balon,maldini'yse maldini.heyecanlamayalım hemen.
    4 ...
  24. 124.
  25. en son 2006'da çok acayip bir şekilde patlattığımız balonun etkisini yalama olan koltuğundan bir kez daha istifa ederek atlatan bir takımın taraftarlarının balon diye nitelendirdiği adam.

    dikkat et balonun üzerine oturma!
    4 ...
  26. 123.
  27. yerine, galatasaraya transfer olduğu everton takımının, yerine fenerbahceden kovulan onder turacı'yı transfer etmek istediği topcu.
    0 ...
  28. 122.
  29. galatasaray taraftarının yeni popescu ilan ettiği süper(!) yıldız. aynı kitlenin arda denen medya balonunu messi ile kıyaslayıp, emre çolak ı biri penaltıdan biri de bala g*te 2 gol attı diye yıldız ilan ettiğini düşünürsek şaşırmamak lazım.

    en kısa zamanda bu balonun da patlaması dileğiyle.
    3 ...
  30. 121.
  31. 31 yaşında adam, bu sene de ne entry yaptı be!
    1 ...
  32. 120.
  33. galatasaray'ın yepisyeni avustralyalı stoperi.

    bir stjepan tomas vardı bildin mi? her takımda rahatlıkla işini yapabilecek, futbolu bilen, olması gereken yerde olabilen bir stoper. lucas neill'ın futbolculuğunu en iyi benzetebileceğim örneğin bu kadar yakınımızda bitmesi enteresan, tabi oyununa yaptığım yorumu bağlayacak şekilde. asıl yapmak istdiğimi yapayım ve hıncal'dan öğrendiğim kadarıyla saçmalayayım hazır klavye önümdeyken, bu sempatik avustralyalı hakkında bu kadar muhteşem entry okuduktan sonra saçmalamam çok mu allasen?

    galatasaray'ın futbolcu transfer ederken oyuncunun sağlık durumunu yeteri kadar incelemesi konusunda şüphelerim var. çoğu kulüpte bunun spesifik örnekleri sıkça görülmüştür ancak galatasaray'da bir gelenekselleştirme tehlikesi de yok değil. yabancı kontenjanından futbolcu transfer ederken, hele daha yeni transfer ettiği bir stoperden 700 bin sterline vazgeçiliyorken şüphelenmemek mümkün mü? umarız bu şüpheler boştur ve adam sağlıklıdır, sikindirik bir sidik yarışı için kimsenin sakatlığına duacı olacak değiliz elbette, kaldı ki sikindirik olmasın; yine de sağlığına duacıyız.

    lakin şu galatasaray'ın ilk yarıda oynadığı ya da oynamaya çalıştığı futbol yapısına bakınca acaba stoper sorunu mu istenilen düzeye çıkılamamasına sebep oldu? yani bu galatasaray'ın o bölgesine 28 yaşındaki popescu'yu koysak acaba istediğimiz sonuca ulaşabilecek miyiz? işte benim sıkıntım tam da burada. popescu'nun üzerine rakibin bir maçta kaç defa gelebildiğini hatırlayalım; galatasaray'ın o dönem ceza sahasına yaklaşan takım sayısını düşünelim. stoperlerinin önde oynamayı bilen, orta saha oyuncularıyla aynı menatalitede oynadığı bir takımda sorun neill olmayacaktır;

    sorun ''servet çetin'' dir.

    bu buz adam, bu aslan yürek, bu demir parçası, bu xxx large insan galatasaray'ın oynamak istediği düzenin parçası değildir; beğenmediğimiz fernando meira kadar hem de. servet'in oyun yapısı, savunmasını kendi yarı sahasında yapan bir takımın düzenine uygun gibi. memleketimizde kabul gören fayda kırık kolla oynamak, çatlak ayakla mücadele etmek olduğundan savunma kurgusunda ilk aranan her daim servet çetin'dir, işte bu durum da memleketimiz takımlarının makus talihinin bir özeti gibi.

    ben bir saylon muzaffer olaraktan galatasaray'ın bu ara transferde orta sahada yapacağı değişikliği defanstan önce düşnmesini beklerdim. arda'nın kewell'ın ve keita'nın göbekte oynayan 2 oyuncunun performansı kadar yarar sağlayabileceğini söylemek için neeskens mi olmak gerekiyor? futbol modeli olarak barcelona'yı ele alalım; elbette abidal ile hakan balta'yı, messi ile arda'yı kıyaslamayacağım. messi'nin allahsal dalışlar yaptığı maçları saymazsak barcelona hangi maçta xavi-iniesta performansının üstünde oldu? tekrar messi'yi tenzih ederek barcelona'nın hangi iki oyuncusu xavi-iniesta kadar kilit iş yapıyor?

    sadece bu açıdan bile bakarsak, ayhan'ın, mehmet topal'ın, mustafa sarp'ın, hatta elano'nun galatasaray'a sunacağı hizmetten daha fazlasını, en azından daha kreatifini vaad edecek bir orta saha oyuncusu transferini beklerdim galatasaray'dan, makineyi bir arada tutabilecek bir dişli eklenmesini beklerdim. ''hassiktir lan, 20 milyon euro bulunacak bir de bu parayı getirilecek adam bulunacak'' dediğinizi duyar gibiyim. peki o uefa kupası nasıl geldi sanıyorsunuz? bu kadar yeteneği bir araya toplamışken bir 20 milyon euro makineyi çalışıracaksa ve o makina bir avrupa kupası vaad edecekse neden olmasın lan? neden olmasın mına koyim ya?

    lucas neill galatasaray'da oynayabilecek bir stoperdir. alınacak forvet de kuşkusuz bu takımda oynayabilecek bir oyuncu olacaktır. ancak lucas neill ile galatasaray ne daha az gol yiyebilecek, ne de alınacak forvet ile bundan fazlasını atabilecektir. o top göbeği o kadar kolay geçiyorsa yenilen gol yarıya inmez, o topu keita'nın koşu yoluna atamayan, depar halindeki bir oyuncunun her defasında gerisine atan mustafa sarp ile yeni alınan forvet de coşmayacak, malesef.
    1 ...
  34. 119.
  35. daha oynamadan bütün yusufları başlığına toplamış yeni aslan.
    0 ...
  36. 118.
  37. hala yaşı önemseyen insanların futbol konuştuğunun göstergesi olan futbolcu. lan adam 31 yaşında lan 31! daha en az 4 senesi var desek, 4 senede ne kupalar geldi zamanında bu takıma azıcık akıllı olun.
    0 ...
  38. 117.
  39. çok işler yapabilir ya da tam bir baş belası olabilir.
    ama ortası yok gibi.
    0 ...
  40. 116.
  41. galatasaray'da hangi futbolcuları tanıdığı sorusunun üzerine ilk isim olarak sabri'yi söylemiştir. işte budur ya. adamımsın neill.

    kaynak: http://www.sporx.com/futb...08/?takim=108&ref=ABM
    2 ...
  42. 115.
  43. bildiğim kadarıyla türk futbolunun pek de alâkasının olmadığı istikrar olayı için örnek teşkil etmektedir kendisi. bu sezondan önceki iki sezon ligde 30'un üzerinde maça çıkmış ve bu sezonda da takımının aranan futbolcularından biri olmaya devam etmiştir. şahsen eski teknik direktörünün manchester city gibi kaliteli bir takımı 2 0 yenmelerine rağmen maç için "neill'i aradık" tarzında laflar ettiğini öğrenmem transfer haberine daha bir sevinmeme neden olmuştur.

    öte yandan taraftar anlayışı dün havaalanından omuzları üzerinde oyuncu karşılayıp daha sonra aynı adamlara "are u player" diye sataşmak olanların, ülkesinin milli kalecisini jipinin içinde dövmek olanların, "bizim sahamız, seyircimiz mükemmel. 30.000 kişiyiz, gelen yabancılar hep lan o stadda tokyo nüfusu kadar adam vardı sanki aq diye övüyor" şeklinde ibarelerle takımlarının dünya futbolu için bi sikim ifade ettiğini zanneden garibanlar için tabi ki sıradan bir futbolcudur.

    bütünü göremez bu garipler. sonuçta senin ligine geliyor bu adamlar. sen ağzında salyalarla "yeter demirören yeter" diye zırlayıp sonra takımın yedek manu'yu yenince "beşiktaş'ım oleyy" diye döneklik yapmaya devam et, sen dün roberto carlos'un baldırını yalamak için kendini zor tutup şimdi memleketinde herif gerçekleri saydırırken "ne içten pazarlıklı herifmiş" diye çemkirmeye devam et. güzellikleri görme, 5 sene önce şampiyonlar ligi finalinde ilk 11'De sahaya çıkmış futbolcuların, ispanya ligi gol kralının, fransa liginin altın ayakkabı ödüllü futbolcusunun, 5 adımda tüm sahayı geçebilen hıza sahip yabancıların şu an senin liginde oynadıklarını unut tabi.

    neyse...kendisi bir de milli takımının kaptanıdır, öyle işte.
    4 ...
  44. 114.
  45. gökhan zan isimli sahaya girmiş yabancı maddeyi düşününce (topçu bile demedim bak), devre arasında alınabilecek, fiyat/kalite denkemi +'lı sonuç veren nadir topçulardandır.
    1 ...
  46. 113.
  47. aslında saygı duyulan transfermiş.* çok sevindik... *
    0 ...
  48. 112.
© 2025 uludağ sözlük