everton kulübünün resmi sitesinden galatasaray'ın roman pavyluchenko ile de ilgilendiğini öğrenmemize vesile olmuş, yeni aslan. kıskananlar çatlasın anacım.
birazcık önceye gidelim, 2006 almanya dünya kupasına... şimdiki galatasaray yardımcı antrenörü hollanda efsanesi johan neeskens o turnuvadaki avusturalya a milli futbol takımında vatandaşı guus hiddink'in yardımcısıydı, dün galatasaray'a transferi resmen duyurulan lucas neill da elindeki en sağlam defans oyuncusu.
grupta avusturalya brezilya'ya allianz arena'da çok iyi mücadele etmesine karşın illet adam markus merk'in de desteğiyle 2-0 yenilmiş ancak lucas neill o dönem dünyanın açık ara en iyi futbolcusu olarak gösterilen ve kariyerinin patlama noktasını yaşayan ronaldinho'ya adım attırmamıştır.
maçtan sonra johan neeskens futbolcusunu öve öve bitirememiş, dünyanın tüm devlerinde hatta fc barcelona'da bile oynayabileceğini söylemiştir. sonraki sezon barça'ya frank rijkaard'ın yanına yardımcı antrenör olarak gitmiştir o ayrı.
bugün bu ikili galatasaray futbol takımının dümenine oturmuş vaziyette, neeskens'in 3 yıl önce öve öve bitiremediği lucas neill ise şimdi o takımın savunmasında görev yapacak. milli takımdan arkadaşı harry kewell da burada. ilginç haftalar bizleri bekler.
lucas neill'in performansı üzerine şu an ne söylense boş. bu sezona biraz geç başladı, blackburn rovers'daki harika istikrarı ve performansının varlığı tartışılır. en azından şu bir gerçek ki defanstan atağa çıkarken(!) kendi çapında alakasız 360 derece dönüp sonra topu kalecisine veren, 4 metre önündeki adama pas verirken 2 saat düşünen ve organizasyonu s.kip atan adamları pek görmeyeceğiz. yolu açık olsun...
elano'dan sonra galatasaray'ın ikinci bir gece yarısı transferi. gerçi elano'nun haberi resmi sitede gece 4 buçukta yayına girmişti. bu gece 1 gibi yayınlandı.
bir beşiktaş'lı olarak açıkçası daha iyi bir adam alırlar diyordum, neil ismi şaşırttı.
tek temennim galatasarayımıza hayırlı olması.. umarım popescu gibi çok sevilir bu camiada..
daha gelmeden, hiçbir maçını izlemeden, sırf galatasaray transferi diye bok atanlara da birkaç laf söyleme isteği duysam da gerek görmüyorum.. sene başında bedava alabilecekken sene ortasında bedava aldınız diye saçmalayanlar var.. sanki sene başında alsaydık şimdiye kadar oynayacağı yarım sezon için para almayacaktı..
ben uyurken, transfer haberi gelmiştir. haldun abi, yaptın yine yapacağını tebrikler. inşallah galatasaray'ımıza faydalı olur ve şampiyonluklaırmızda, avrupa'daki başarılarımızda rol oynar. ayrıca;
geceleri esen terör vampir haldunun son transferi, kariyerli bir stoper. gassaray camiasının gökhan zan ve emre güngör gibi esen rüzgardan sakatlanan futbolcuları nedeniyle böyle sağlam bir adama ihtiyacı vardı.
uzun bir süredir ilgilendiğimiz bir futbolcu olması, kewell'ın vatandaşı olması ve yaşına rağmen premier league'de oynayan bir futbolcu olması sebebiyle bizleri sevindiren iyi bir transferdir. haldun her zamanki gibi spor medyasını ters köşeye yatırmıştır.
öte yandan sezon ortası olması ve belkide saha içinde partneriyle uyum sağlamanın en önemli olduğu bölgeye, defansın göbeğine yapılmış bir transfer olması sebebiyle kendi içinde riskleri de barındıran bir transferdir.
kendisine bok vardı da everton'a gittin sezon başında diyor, başarılar diliyor ve galatasaray'a hoş geldin diyoruz.
premier league gibi oyunun çok hızlı oynandığı bir ligde yıllardır başarılı bir şekilde oynayan avusturalyalı futbolcu. oyunu çok hızlı kuruyor, böylece geride yaşanan gereksiz yan paslaşmalar ve dağınıklık ortadan kalkıyor, bunun yanında defansif açıdan bire birde mevkiinin avrupa'da en iyilerinden biri.
transfer konusuna taraftar geyikleri karşılaştırılarak bakılmamalı. bugüne kadar leo franco transferi yanında, söylentisi çıkan gereksiz adamların transferine nasıl karşı çıktıysam, 1 senedir beklemekte olduğum bu önemli transfere de o kadar seviniyorum.
galatasaray'ın son ikidir süren başarılı transfer politikasının bir diğer ve -şimdilik- son ayağı. öncelikle lucas neill, west ham united ve blackburn rovers defansını yıllarca yönlendirmiş hem sağ bek hem de stoper oynayabilen bir defans oyuncusu. yaşlı falan diyenler çıkacaktır ama samimiyetten uzak yorumlar bunlar... umarım kewell sayesinde alışma dönemini kısa sürede atlatır ve galatasaray'ın defansta yaşadığı problemlere güzel bir çözüm olur.
kewell'ın gitmesi halinde, gidişinin yarasını hafifletmesi için alınan bir başka avustralyalı.ee aslan avustralyalı sever.neyse gene de 'stay with us stay with us stay withs us harry kewell..!' diyelim de ayıp olmasın.
Lucas Edward Neill, 9 Mart 1978'de Sydney, Avustralya da doğdu. Sezon başında ingiltere Premier Lig ekiplerinden West Ham United'dan bir başka Premier Lig ekibi Everton'a transfer olan Lucas Neil, aynı zamanda Avustralya Milli Takımı'nın da formasını giyiyor.
Avustralya'da Wakehurst Tigers ve Manly United takımlarının altyapılarında futbol oynayan Neill, Avustralya Spor Enstitüsü'nde (Australian Institute of Sport) futbol bursu ile okudu. Lucas Neill, 1995 yılında ingiltere 2. lig takımlarından Millwall'a transfer oldu. 2001 yılına kadar Millwall'da forma giyen Neill, 2001 yılında Premier Lig takımlarından Blackburn Rovers'a transfer oldu.
Blackburn Rovers&'ta 5 sezon forma giyen Avustralyalı oyuncunun, 2006 yılına gelindiğinde adı birçok takımla anıldı. Neill için Liverpool ve West Ham United kulüplerinin adı öne çıktı. 2006 yılında Liverpool'a transferi kulüplerin anlaşamaması nedeniyle gerçekleşmeyince Neill, Şubat 2007'de Blackburn'den West Ham United'a transfer oldu.
iki sezon West Ham United'ta forma giyen ve takımın kaptanlığını yapan Neill, West Ham United'ın sözleşme uzatma teklifini kabul etmeyerek, 2009-2010 sezonu başında Everton'a transfer oldu.
Avustralya Milli Takımı forması ile 2006 Dünya Kupası'nda da mücadele eden tecrübeli oyuncu 53 kez Avustralya A Milli Takımı'nın formasını giydi. 1.85 boyundaki oyuncu oynadığı takımlarda defansın ortasında görev yaptı.
lucas neillı millwall günlerinden beri takip eden fourfourtwo yazı işleri müdürü ali ece, sarı-kırmızılıların yeni transferini değerlendirdi.
öncelikle bir beşiktaşlı olarak son 10 yılda en beğendiğim ve en çok beşiktaşa gelmesini istediğim tüm isimleri transferi eden galatasaray yönetimini -kıskanarak da olsa- kutlamam gerek. vizyon var, kalkınma modeli var, plan var, saadet var!rigobert song, milan baros ve harry kewelldan sonra son 10 yılın bir diğer premier lig yıldızlarından lucas neill de adından fazla çok şeyi süper olmayan süper ligimizi süperleştirmese de kalitesini ve uluslararası repütasyonunu yükseltecek profilde futbolculardan birisi.
neillın da gelmesiyle türkiyenin olmadığı 2010 dünya kupasında kewell ve keitayla beraber türkiye ligini temsil edecek bir isim daha hoşgelmiş oldu. 31 yaşındaki avustralya kaptanını bazı küt burunlu kalemler bu yaşta oyuncu alınır mı? diyerek daha sahaya ayak basmadan eleştireceklerdir ancak artık savunmacıların da kaleciler gibi yaşlandıkça şarap misali güzelleştiklerini, 2005-2007 arasında iki kez şampiyonlar ligi finali oynayan milan savunmasının yaş ortalamasını hatırlamak ve hatırlatmakta fayda var! (yani arsene wenger o yaştan sonra sol campbellı aldıktan sonra bizim ondan daha iyi bilecek halimiz yok açıkçası!)
şu anda 31 yaşındaki lucas neill, 23 yaşında millwalldan blackburne transfer olan, top kesme özelliği üst düzey ama mental kalitesi tartışılır neilldan çok daha iyi ve etkili bir savunma zanaatkarı. bundan yaklaşık üç hafta önce chelsea ile everton arasında oynanan 3-3lük muhteşem maçta gösterdiği performansla maçın adamı ve premier ligde haftanın futbolcusu seçilen neill, tam olarak kariyerinin en verimli olacağı döneminde galatasaraya geldi.
peki, bu kadar iyiydi de everton onu neden cüzi sayılabilecek bir ücret karşılığı galatasaraya sattı? çünkü ekonomik olarak oldukça zor günler geçiren everton zaten neillı bonservis ücreti ödemeden, bedelsiz olarak transfer etmişti. bu durumda geldiğinden beri çok zor ekonomik şartlarda babadan alınan harçlığı kumbarada biriktiren çocuk edasıyla evertonı yönetmek zorunda kalan david moyes için konjonktürel olarak kaçırılmayacak bir fırsattı. kariyerine sağbek olarak başlayan ve mecburi durumlar dışında 2006 yazına kadar hep sağbek olarak oynayan neill, evertondaki stoper krizi üzerine geçici ama acil bir çözüm olarak transfer edildi. kulübün i̇zlandalı sahiplerinin global krizde batmasıyla büyük bir ödeme zorluğuna düşen west ham, maaşında indirime gitmek isteyince takımdan ayrılan neill, evertona şu nedenlerden transfer edilmişti: geçen sezonun en iyi çıkış yapan stoperlerinden joleon lescottun ani şekilde manchester cityye transfer olması ve phil jagielkanın uzun süreli sakatlığından sonra joseph yobonun da afrika uluslar kupası için takımdan ayrı kalacak olmasından doğan stoper krizi.
lucas neill da galatasarayın bir diğer yabancı transferi keita gibi aile boyu futbolcu, babadan miras oyuncu olan bir isim. aslen i̇rlandanın kuzeyinden olan babası edwardın cliftonvillede oynamışlığı var. ancak baba edwards da avustralyaya göç eden birçok i̇rlandalı gibi 1960ların sonunda ülkeyi yaşanmaz hale getiren terör ve devlet terörü olayları yüzünden okyanusyanın fırsatlar ülkesine göç etmiş bir aile babası. lucas da neill ailesi göç edip hayatlarını biraz olsun düzene koyduktan sonra yani adaya adım attıklarından 9 yıl sonra 1978de dünyaya gözlerini açmış.
1995te henüz 18indeyken londranın rakipleri tarafından en çok nefret edilen, en belalı takımı millwalla gelerek profesyonel olan neill, sert oyun tarzı ve zaman zaman noumayı andıran kavgacılığıyla kısa sürede the den tribünlerinin sevgilisi olmayı başarmış bir isim.
millwallun steven reid, tim cahill gibi genç yetenekleri kadrosunda bulundurduğu dönemde mavilerin savunmasının belkemiği olan neill aynı zamanda sağ kanattan hücuma verdiği destekle de öne çıkıp kendisini kabul ettirmiş bir savunmacı.
2001-02 sezonunun başında daha sonra üç galatasaraylı tugay kerimoğlu, hakan şükür ve hakan ünsalla takım arkadaşı olacağı blackburn roversa transfer olan neill, lancashireın mavi-beyazlı takımında gösterdiği başarılı performansla premier ligin kalburüstü oyuncularından birisine dönüştü. ewood park ahalisi neillı savunmanın her bölgesi ve zaman zaman da önliberoda sergilediği 90 dakika formanın hakkını kanının son damlasına kadar veren performansla bağrına basarken, zaman zaman tatlı-sert oyun tarzının tatlı dozunu azaltan oyuncu, i̇ngiltere futbolundaki en önemli tartışmalardan birinin de öznesi oldu. mark hughes yönetiminde inceci arsenalin anti-tezi olan bir futbol anlayışıyla 90 dakika gücü elverdiğince savaşan ve estetikten çok ruhla maçlara asılan blackburn rovers bir ara futbol kulübünden çok dövüş kulübü olmakla itham edilirken, mavi-beyazlıları eleştirenlerin verdiği en somut örnek lucas neilldan başkası değildi! bunun da nihai sebebi 2000li yıllarda steven gerrardla beraber liverpoolun sembolü olan jamie carragherın neill tarafından sakatlanmış ve 6 ay oynayamayacak durumda olmasıydı!
ancak neillda savaşçı sert adamdan daha fazlasının olduğunu ısrarla savunan bir isim vardı, o da avustralya milli takımında sağlam oyun karakteri ve liderliğinden faydalanmak istediği neillın sağbekten stopere alan johan neeskensti. rijkaard yönetimindeki barcelonanın dünyanın en iyi takımı olarak lanse edildiği günlerde yardımcı teknik adamlık görevini yürüten neeskens, barcelonanın zaman zaman kırılgan kalan savunmasını sertleştirmek için rijkaarda önerdiği ilk ve tek isim neill oldu. ancak neillın menejeri oyuncusunu transfer etmek isteyen diğer kulüpler chelsea ve liverpoolun tekliflerini arttırmak için işi yokuşa sürdü.
sonra birden başka bir takımla anlaştığı ileri sürülen lucas neill, blackburn tarihinin figosuna dönüşüverdi ve bir süre ewood park tribünleri tarafından yuhalandı. soluğu west hamda alan neill, liverpool yerine west hama giderek parayı seçti eleştirilerine beni west ham daha çok istediği için gittim açıklamasını yaparken bu kez de premier ligdeki ilk takımı olan millwallun taraftarları tarafından ezeli futbol düşmanları west hama gittiği için figoluk yapmakla itham edildi. tüm bunların üzerine 2009 eylülünde iki küçük çocuğuyla beraber oturduğu evi soyulduğunda ise artık neill, i̇ngilterede kalmak isteyen son kişiydi! everton formasıyla chelsea karşısında gösterdiği performans ise kendisini dünyaca ünlü yapan premier lige son öpücüğü oldu!
bence galatasarayın ilk yarıdaki en büyük eksikliği oyun da kurabilen, liderlik özellikleri olan bir savunmacıydı. neill büyük ihtimalle servetin stoperdeki partneri olacak, bir yandan fenerbahçe maçından itibaren galatasarayın aşil tendonuna dönüşen kırılgan savunmayı toparlarken, diğer yandan da sabrinin olası bir sakatlığında eski mevkisi sağ bekte iyi bir alternatif olacak. bu açıdan neill, transferi bir taşla iki kuş! yaşlı mı? song kaç yıl oynadı, neler kazandırdı! neill, şanssız bir sakatlık olmaz ve noumalığı nüksetmezse en az 4 yıl galatasaray savunmasını sırtında taşıyacak kalibrede bir savunma sanatçısı tabii sadece bence, gerisini zaman gösterecek!"
i dont think we should sell him at all we need all the players we can get. i think lucas neil a great player just keep him
--
dont want him to be sold either, neil/heitinga has worked so much better than distin/yobo.
--
don't understand this one, we're not exactly blessed with depth in the squad and the beauty of someone like neill is he will do a job in three or four different positions. can only assume it was the wages the turks offered him.
--
personally i would rather haave lucas neill than senderos.
i know senderos is younger but even a 45 year old neill would be more reliable than a 25 year old senderos!
kewell'ın milli takımdaki kaptanı. galatasaraya gelmesiyle birlikte eğer kewell gidicek olsa bu adam gelmezdi diye düşünmemi sağlayan ve beni rahatlatan şahsiyettir de ayrıca.