lozan, eyer ki ideolojik bir bakış açısıyla yaklaşırsan, hem hezimettir hem de büyük bir zafer.
lakin! öncelikle barış antlaşması nedir? onu bi anlamak lazım ki mevzuya daha bi objektif bakılsın.
ırak, musul, kerkük, süleymaniye (ingiliz işgali), batum, ve hatta mısır (ingiliz işgali) ve cezayir (fransız işgali), ve hatta egede birçok ada, suriye(fransız işgali), hatay (lozanda değil 1939 halk oylamasıyla çözülmüştür) boğazlar (lozanda degil montröde çözülmüştür) gibi gibi henüz statüsü belli olmamış bir antlaşmayla kağida dökülmemiş birçok osmanlı toprağından lozanda vazgeçilmiştir.
herşeyi anlarım da atatürk gibi büyük bir devlet adamının lozan gibi kritik bir görüşmeye ismet inönü gibi birini göndermesini anlamam.
(hoş bu adamı ömrü boyunca niye bu kadar tutup kolladı ona neden bu kadar güvendi hala çözebilmiş değilim)
ve son olarak
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933 yılında, Lozan’dan 10 yıl sonra, ABD’li general Mac Arthur’a söylediği ileri sürülen bir sözü var:
“Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya’yı Türkiye hudutları içine katacağım!..”
günümüzde bile denk gelinen vatan haini türü, fethullahçı terör örgütü ve pkk ile masaya oturulmasını alkışlar ama. yunan galip gelemedi diye de dövünür.