artık şu dibi tutmuş lost efsanesi geyiklerini de şöyle bir ittirip kaktırsak da yakamızdan düşseler dedirtebilecek bir anket girişimidir, çok lazımsa geçin oturun karşısına kakılın da kalın alık alık bakın sonra da, hatta bi zahmet siz de lostlara karışın da ülkenin de sözlüğün de önü açılsın be kardeşim.
(bkz: gel baba gel burdayız)
bu diziyle ilgili duyduğum ilk olay şöyle bişeydi, vize haftası başlangıcı, arkadaşlar sabahlamaya karar veriyor sonra uykuların geliyor, birisi diyor ki ben yatıcam 2 saat sonra beni uyandır, öteki tamam benim uykum yok film var mı diyor, lost izliyo birinci bölümden başlıyor izliyor, herhalde birkaç bölümü izliyor, daha sonra bunlar vizeye geç kalıyor, rapor almaya uğraşırlarken lost izleyen olum o dizinin devamı var mı daha diyor.
bu olaydan sonra gerçekten merak etmiştim ama nasip olmadı bi kere izlemek.
cok izleyeni var diye, populer diye, lost`u izlenmesi gereken bir dizi olarak gormeyen yazardir. sonucta bagimlilik derecesine gelmemek gerektigini bilir.
lost izlemenin bireylerin sosyalleşmesine hiçbir katkı sağlamadığını, izleyenlerinse hayatlarından yaklaşık 40 dk nin çalındığını, günümüz gençliğinin sosyalleşme kriterleri arasına artık ''dizi izlemek'' prensibinin de katıldığını ki bu sebepten dolayı yeni dünya düzeni içerisinde yaşayan bireylerin boşluğa doğru yürümekte olduklarını; muhteşem analitik zekası ve gözlem yeteneğiyle birleştirerek analizlerinde belirten uluğ yazardır.
tam bir sene önce lost'u , sigara bırakır gibi zorlanarak bırakmış kişidir. benim o. kurgu hepsi kendimi fazla kaptırdım , coştum , uyuyamaz oldum. 1 bölüm daha izleyeyim dedim sabahlar oldu güneş doğdu. hayatım kaydı resmen. şimdiler de tnt kanalında görünce apışıp kalmamak için evi terkediyorum. bütün cd leri imha ettim. bu başlığa girip bu takıntıyı da yenmeye karar verdim. bıraktım lan lost'u. bıraktım işte.