**tek öne çıkan özelliği temposu. top kapma becerisi de uyguladığı futbol dışı sertlikle alakalı. kaldı ki kaptığı topları da oyuna sokamıyor. üstelik her maç takımını 10 kişiyi bırakmaya namzet bir isim. çok dengesiz ve ziyadesiyle sert.
Ayhan Akman, Mustafa sarp ve barış özbek'in ilk 11'de oynadığı, hala orta sahaya çift yönlü oyuncunun transfer edilmediği galatasaray'da eleştirilecek son oyuncudur. zaten eleştiren galatasaraylılara, aynı takımı tuttuyoruz samimiyetinden sövüyorum.
+ olum galatasaray'da kim formda bu aralar?
- mmmmmm! lorik cana.
+hemen bir haber yapalım şöyle sansasyonel.
-abi adamın bir falsosunu görmedik.
+araştıralım bir belki canını sıkacak bir şeyler buluruz.
takım oyuncusu. evet, bireysel yeneteği yok ama top çalması, mücadelesi ve kritik müdahaleleri onun takımın bir parçası olmada ne denli önemli bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor.
zvjezdan misimovic gibi yakinda cana da baslayacak "burada mutlu degilim, ne yaptiklarini anlamiyorum" diye. bari su adami kaybetmeyin be mna koduklarim. baris'tan, ayhan'dan cok daha degerli bir futbolcu.
sertlik kendisine yapılmamasına rağmen olaya müdahale eden isim lucas neill'dı. lucas neill'ın üzerine yürüyen konyasporluları görünce mevzuya dahil olan da lorik cana. kırmızı kartı, çıkan kavgayı boşverin, takım arkadaşları için kavgaya girecek kadar ruh sahibi, iki muhteşem adam bunlar. sahadaki performansları, çırpınışları zaten neyin ne olduğunu gösteriyordu, bir defa daha ispatladılar.
galatasaray formasını en çok hak eden oyunculardan biridir. gerçek bir lider, gerçek bir kaptandır. ibrahim üzülmez nasıl ki dünya çapında bir sol bek olmamasına rağmen beşiktaş' ın formasını, kaptanlığını hak edip ismini beşiktaş efsaneleri arasına yazdırmışsa cana' da aynısını galatasaray' da yapmaktadır ve umarım hep yapacaktır.
jordan için söylenen o müthiş sözü cana için yazıyorum şimdi; türkiye' deki herhangi bir defansif orta saha oyuncusunun yeteneğini cana ile kıyaslayabilirsiniz, ama cana' daki yüreği kimseyle kıyaslayamazsınız.
hastayım lan sana, çıplak gözlede izledim seni bildiğin türk bu adam. korkusu yok sahada, gözü kara dolanıyor etrafda. taraftarın kewell'dan sonraki sevgilisi olacakdır.
ne yapabilir ki ? demiştim bu yorumları okuduğumda, ama lorik cana'yı izlemek aldığı parayı hak etmesi ve özellikle ruhsuz futbolcuların yanında oynadığı oyun onun önemini gerçekten arttırıyor.
19 aralık 2010 konyaspor galatasaray maçında anıl dilaverin attığı gol sonrası anıl'ın yanına giderek kendisine pas veren arkadaşlarını "ısrarla" göstermesi onun "adam gibi adam" olduğunu çok net gösteriyor.
kendisine yapılan ters bir harekette sinirlendiğini henüz görmedim ama takımına,takım arkadaşına yapılan terbiyesizliğe asla izin vermeyeceği çok açık ortada.aynen denildiği gibi tam bir savaşçı. savaşa gidileceği zaman yanınıza alınacak adam. işte şimdi bu cümleler lorik cana'nın kim olduğunu açıklıyor.
Seni uzun yıllar o formayla görmek istiyoruz cana , bazı futbolculara öğretmen gereken çok şey var.